(Fir’avn ile hanimi Hz. Musa’yı evlat edinmek isterken heralde Onun, ellerinde terbiye edilmekle
kendilerine uyacağını sanmışlardı. Halbuki insan hayatının oluşumuna iki mühim amil vardı : Veraset
ve terbiye. İnsan bazen verasetin bazen terbiyenin, bazen de her ikisinin tesiri altinda kair. 9. ayette bu inceliğe işaret edilmiştir. Gerçi Hz. Musa bir peygamberdir. Ama alin yazisi denen veya kader ve takdir denilen plan ve program kesinlikle yerini bulacaktır. İlim, insan davranışını kısmen değiştirir. Bununla beraber insanın bilgi ile, çevre tesirleri ve eğitim ile tamamen degistirilebilecegini, istenilen kalıba sokulabilecegini sanmak yanlıştır. İyi eğitim görmüş, iyi çevrede yetişmiş, bilgili ve kültürlü olmakla
beraber kötü insanlar bulunduğu gibi kötü çevrede
yetişmiş, kötü eğitim görmüş... Fakat iyi olarak kalabilmiş insanlar da vardir.)
﴾89﴿ Kim (ilâhî huzura) iyilikle gelirse ona daha iyisi verilir; o gün onlar kıyamet dehşetinden de etkilenmezler.
﴾90﴿ Ama kimler de kötülükle gelirse işte onlar yüzüstü cehenneme atılırlar. Yaptıklarınızın karşılığından başkasını mı göreceksiniz?
﴾18﴿ Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle dedi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; aman, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!”
﴾19﴿ Onun bu sözünden dolayı Süleyman neşeyle gülümsedi ve “Ey rabbim!” dedi, “Gerek bana gerekse anne babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya beni muvaffak kıl. Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”