Yalnız büyük şairler ve sanatkârlar, asıl kaynakla alâkalarını
devam ettirmeye muvaffak oldular. İnsanların çoğu, kendi akıl
ve rahatlarına göre inşa ettikleri konforlu evlerde ve şehirlerde
varlığın sırlarına bigâne yaşarlarken, yalnız onlar, hâlâ mağara
devrinde yaşıyorlarmış gibi, yıldızlara, sulara, ağaçlara hayretle
bakmaya devam ediyorlar.
Cümle şair dost bahçesi bülbülü
diyen Yunus'un söylediği gibi, onlar, dindar olmasalar bile,
ulvi ve ebedî varlığa herkesten daha fazla yakındırlar.