Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:00
Xalid Hüseyni'nin digər 2 əsərini oxumuş biri olaraq bu əsər üçün özümü mental olaraq hazırlamaq 3 ilimi aldı. 3 il kitabxanamda gözlətməyin ardından indi anlayıram ki,heç vaxt bu kitaba hazır oluna bilməzdi.. Ayrı-ayrı obrazların yaşadıqları üçün özümü çox məyus və ağır hiss edirəm.. Amma mənim üçün "Min möhtəşəm günəşin" yeri yenə də ayrı qalacaq. O əsər, mənim üçün aralarındakı ən parlayan əsərdi. Mənə də ən çox toxunan əsər o olmuşdu. Ümidvaram yazıçının yeni əsərləri də ərsəyə gələr və böyük məmnuniyyətlə yollarımız kəsişər..
Çərpələng UçuranKhaled Hosseini · Qanun Nəşriyyatı · 2011192,5bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2025 45. kitabı
“Senin için bin kere de olsa…” Bazı kitaplar okunur ve biter, bazıları ise insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder. Uçurtma Avcısı, benim için ikinci grupta yer alan kitaplardan biri oldu. Halit Hüseyni, dostluğu, ihaneti, vicdan azabını ve affedilmenin gücünü öyle gerçekçi bir şekilde anlatmış ki, sayfaları çevirdikçe karakterlerle birlikte sevindim, üzüldüm ve onların yükünü omuzlarımda hissettim. Emir ve Hasan’ın çocukluklarına tanıklık ederken masumiyetin ne kadar kırılgan olduğunu, yapılan bazı seçimlerin insanın hayatında nasıl derin izler bıraktığını görmek oldukça etkileyiciydi. Afganistan’ın değişen yüzü ise hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Kitabı bitirdiğimde içimde buruk bir hüzün ve aynı zamanda umut vardı. Çünkü bu hikâye bana, ne kadar geç olursa olsun insanın geçmişiyle yüzleşme cesaretini bulabileceğini ve iyilik için her zaman bir fırsat olduğunu hatırlattı. Bazı kitaplar gözlerden yaş, bazıları ise kalpten iz bırakır. Uçurtma Avcısı, bende iz bırakan kitaplardan biri oldu.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Uçurtma Avcısı Uçurtma Avcısı, dostluk, sadakat ve vicdan üzerine yazılmış unutulmaz bir roman. Halid Hüseyni, Afganistan’ın zorlu tarihini arka plana alırken, Emir ve Hasan’ın hayatları üzerinden insanın kendi geçmişiyle hesaplaşmasını etkileyici bir şekilde anlatıyor. Kitap boyunca karakterlerin yaşadığı acılara, hatalara ve pişmanlıklara tanıklık ederken, insanın bazen en büyük savaşını kendi vicdanıyla verdiğini görüyorsunuz. Duygusal derinliği yüksek olan eser, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmıyor; okuyucusunu düşünmeye ve sorgulamaya da davet ediyor. Uçurtma Avcısı, kalbe dokunan anlatımı ve unutulmaz karakterleriyle uzun süre etkisinden çıkılamayacak, modern edebiyatın en güçlü eserlerinden biri.
Alıntı
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
9/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Bin Muhteşem Güneş Bin Muhteşem Güneş, yalnızca iki kadının hikâyesini değil, bir halkın yaşadığı acıları da anlatan güçlü bir roman. Halid Hüseyni, savaşın yıprattığı hayatların içinde umudu, dostluğu ve fedakârlığı ustalıkla işliyor. Bazı sayfaları yüreğinizi sızlatırken, bazı sayfaları insanın içini umutla dolduruyor. Bitirdiğinizde karakterleri geride bırakmış gibi değil, onları tanımış gibi hissediyorsunuz.
Alıntı
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Necip Mahfuz , Midak Sokağı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 27. kitabı
Necip Mahfuz , Midak Sokağı Nobel ödüllü (Nobel edebiyat ödülünü alan ilk ve tek Müslüman -Arap yazardır Mısırlı yazar Necip Mahfuz’un ikinci Dünya Savaşı sırasında Kahire’de Midak sokağı sakinleri arasında geçen toplumsal gerçeklik türünde yazdığı bir romandır. Necip Mahfuz ulusal solcu El-Akram gazetesinde 40 dile yakın yazı yazmıştır Romanlarında eserlerinde kahve kültürü önemli bir yer edinir Midak Sokağında da olaylar bir kahve etrafında şekillenir ki Necip mahfuzda sürekli gittiği iki kahve bulunmaktadır ve Necip mahfuz çok fazla gezmeyi sevmez kahire dışına da çıkmamıştır Kendisine Mısır’ın Balzac ı ve Mısır’ın Yaşar Kemal’i de denilmektedir Romanlarında genellikle sade bir dil kullanmıştır ağdalı dilden oldukça uzaktır Roman belli karakterleri odaklamak yerine sokakta yaşayan sokağın önde gelen tüm sakinlerine odaklanarak farklı bir deneyim sunar, bir nevi sokağı canlı bir organizmaya sokak sakin yerinde canlının uzuları gibi anlatmıştır. Kitabı okurken bir Kızılderili atasözü geldi aklıma” bir derede iki balık kavga ediyorsa oradan İngilizleri geçmiştir.” Savaş ve İngiliz askerlerinin varlığı babanın Oğla geçen geleneksel meslek anlayisini değersizleştirerek İngilizlere hizmet ederek daha iyi yaşam standartları sunarken onları köklerinden koparır İngilizlerin varlığı gençlerin batıya açılma isteği doğu batı çatışması beraberinde getirir yani gelenek ve medeniyetin çatışmasıdır, çünkü Midak sokağı sakinleri geleneksel yaşam biçimlerine bağlıdır ancak savaşın etkisiyle dış dünya sokan içine girer ve nüfuz eder bu da bir gerilime neden olur Kitapla işlenen diğer bir konuda sınıf atlama arzusudur kültürel uzlaşma karakterleri incelerken bunu daha net bir şekilde göreceğiz Kitap temel çatışmalar üzerinde kurulmuştur İnançlar ve kültürel uzlaşma Kanaat etme ve
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,771 okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2026 4. kitabı
Mariem ve Leyla'nın hikâyesi boyunca aslında iki kadını değil, bir ülkenin kırılmış ruhunu okudum. Edebiyat bazen tarihin yapamadığını yapar. Resmî kayıtların, savaş raporlarının ve istatistiklerin anlatamadığı insan hikâyelerini görünür kılar. Bin Muhteşem Güneş'i bitirdiğimde aklımda kalan şey Afganistan'ın siyasi tarihi değil, o tarihin altında ezilen insanların sessiz çığlıklarıydı. Haled Hüseyni'nin başarısı da burada ortaya çıkıyor. Romanı okurken savaşın kendisinden çok savaşın gündelik hayatta bıraktığı izlerle karşılaşıyoruz. Bir annenin korkusunda, bir kız çocuğunun yarım kalan hayallerinde, bir kadının suskunluğunda ve bir evin duvarları arasına sıkışmış çaresizlikte... Mariem karakteri üzerine uzun süre düşündüm. Çünkü onun hikâyesi yalnızca bireysel bir trajedi değil. Dünyanın birçok yerinde kadınların doğdukları andan itibaren taşımak zorunda bırakıldığı görünmez yüklerin sembolü gibi geldi bana. Leyla ise aynı hikâyenin başka bir yüzü. Daha umutlu, daha dirençli ama aynı ölçüde yaralı. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey, Hüseyni'nin karakterlerine acı çektirmek için olaylar yaratmaması oldu. Acı, zaten yaşadıkları dünyanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Belki de bu yüzden kitap bu kadar sarsıcı. Çünkü yaşananların çoğu kurmaca gibi değil, gerçeğin ta kendisi gibi hissettiriyor. İnsan bazen özgürlüğünü kaybettiğini fark eder. Daha büyük bir trajedi ise hiç özgür olamadığını fark etmektir. Romandaki kadınların mücadelesini okurken sık sık bu düşünceye döndüm. Çünkü onların savaşı yalnızca silahlarla ya da rejimlerle değil; aynı zamanda kendilerine biçilen kaderlerleydi. Kitabın en güçlü taraflarından biri de umudu romantikleştirmemesi. Burada umut büyük zaferler şeklinde karşımıza çıkmıyor. Bazen yalnızca hayatta kalabilmek, bazen bir
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma