ahraz; sağır ve dilsiz demek
Bazı şeyleri duymamak bazılarınıda konuşmamak için ahraz...
Üstad Necip Fazıl diyor ki; sükûta da mânâ verildiği bir devirde olmasaydık, belki konuşurduk diyor...
Der ki Cengiz:
“- Bir çivi bir nalı, bir nal bir tırnağı, bir tırnak bir ayağı, bir ayak bir atı, bir at bir kumandanı, bir kumandan da bir milleti mahveder...”
Netice : Bir çivi bir milleti mahveder...(Aksiyon)cunun nizam görüşünü ve hâdiselere bakışını görün!
“-cahiliye devrine ait her şeyi çiğniyorum !”
İşte Mutlak İnkılabın ilk (aksiyon) ölçüsü... Ölçüler birbirini tâkip eder:
“-Ne arabın Aceme, ne Acemin Araba üstünlüğü var ! Hepsi insanoğlu, insansa topraktan...”
Bu öyle bir kabilede söyleniyor ki, şimdi Acem kelimesinin mânâsını anlayınca onu da anlayacaksınız: Biz Acem deyince İran’lıyı anlıyoruz; değil... Arabın nazarında iki millet vardır dünyada: Biri Arap, biri Acem ; yâni biri Arap, biri Arap olmayan herkes... İster Romalı, ister İranlı; hepsi Acem... Bakın inceliğe!.. kavim gururunu görüyor musunuz? Böyle bir gurura karşı çıkmak cesaretini gösteren ve ondan faydalanmaya aslâ tenezzül etmeyen bir hamle, kuvvetini Allah’tan başka nereden alabilir ? Ve işte devamı:
“-Size irşad edecek insan, kesik burunlu bir zenci olsa da ona itaat ediniz!”
Bir gün kureyş büyükleri O’nun yanına gider, her tehdidi, her işkenceyi yaptıktan ve netice alamadıktan sonra dönerken derler ki:
“- Nedir senin gâyen ? Başımıza reis olmak istiyorsan, buyur ol ! Hasta isen bütün malımızı verelim, dünyanın en iyi hekimlerini getirelim, kurtul ! Saltanatsa muradın, sultanların sultanı yapalım seni ! Ne mümkünse bu madde aleminde ve elimizde, hepsini verelim. Tek bu dâvadan vazgeç!”
Vereceği cevap birçoğumuzun bildiği cevap, gerçek (aksiyon)a, Allah’ın emriyle başlayan büyük (aksiyon)a sahip insanın en ulvi cevabıdır:
“-sağ elime güneşi, sol elime kameri verseniz, bir de bana, muhal farz, ebedi hayatı bağışlasanız davamdan dönmem!”
Kervan ağır ağır , on ağabeyi Yûsuf'un onlar da ağır ağır; biri devlet bulmuş öyle ağır, diğerleri yükten kurtulmuş ama bu kez kalbinde ağır. Birbrilerine ters istikamette kuyunun başından uzaklaştılar...