Puan vermedi·284 syf.·
2026 114. kitabı
#OkudumBitrdim Muhabbet tılsımı/Hüseyin Rahmi Gürpınar Yazarın tüm kitaplarını severek okuyorum. Bu eserinde de yine hicivli anlatımı, mizahi tarzıyla uzun zamandır okuduğum acılarla dolu kitaplardan sonra çok iyi geldi bana. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Muhabbet Tılsımı romanı, Fakir mahalledeki Ali Bekir'in Konağa evlatlık olarak girmesiyle başlayan olay örgüsü çerçevesinde , Adnan Şemi paşa Konağı ve avanesi etrafında şekillenen, aşk acısıyla sevdiklerini kendine bağlamak isteyen insanların çareyi muska, büyü ve tılsımlarda arayışını anlatıyor. Bu zaafı fırsata çeviren üfürükçüler, sahte hocalar ve çıkarcı kişiler, insanların duygusal zayıflıklarını kullanarak onları sömürüyor. Yazar, Mizahi ama eleştirel bir anlatımla , hurafelere karşı halkın ne kadar musait olduğunu, bu işin ne kadar alıcısı olduğunu, cehaletin ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor. Romandaki asıl tehlike tılsımın kendisi mi, yoksa insanların çaresizliklerini sömüren sahtekârlar mı? O zaman sizede bir muska tarifi vereyim belki lazım olur; "Yeni doğmuş çocuk kakası, hüthüt yumurtası, dökülüp ezilmiş Kırlangıç gagası, yarasa derisi, farenin gerisi, üç yüz pirenin ezilip zerrin nigâr tohumu ve nöbet şekeriyle karıştırılarak saf macun halinde yenmesi."(Arka kapak yazısı) Bu işlerin demekki alıcısı varmış ki rağbet görüyor. Maalesef günümüzde de devam ediyor bu işler.
Muhabbet TılsımıHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2023234 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:30
Yaşar Kemal’in kurgu yeteneğini ve dilini çok net görebileceğimiz eseri,Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca... Kitabı bitirdiğimden beri üzerine düşünüyorum; çünkü bir çocuk masalı gibi görünen bu küçücük kitabın arkasında, aslında ne kadar büyük ve derin bir edebi yapı olduğunu fark ediyorsunuz. Bunu yazarın diğer eserlerinden ayıran en önemli özellik de bu; o bildiğimiz epik ve destansı anlatım tarzını bu kez çocuk edebiyatı ve halk masalları formuyla birleştirmiş olması. Geleneksel sözlü anlatımdan beslenen, tamamen alegorik ve sembolik karakterler üzerine kurulu müthiş bir kurgu çıkmış ortaya. İçeriğinden de biraz bahsetmek gerekirse; olay aslında devasa bir güç ile küçük ama dirençli bir topluluğun savaşı. Gücünü sonsuzlaştırmak isteyen Filler Sultanı, karıncaları boyunduruk altına almak için sadece fiziksel güç kullanmıyor. Hüthüt Kuşu’nun yalanlarıyla, dillerini yasaklayarak ve onları asil fil soyundan geldiklerine inandırarak sinsi bir kimliksizleştirme politikası uyguluyor. Yani sadece bedenlerini değil, hafızalarını da silmeye çalışıyor. Ama unuttukları bir şey var: Kırmızı Sakallı Topal Karınca. Fiziksel eksikliğine rağmen hafızası çok güçlü; karıncalara geçmişlerini, kendi dillerini ve karınca gibi yaşamayı hatırlatarak Milyonlarca karınca bir seldir felsefesiyle muazzam bir dayanışma başlatıyor. Açıkçası yazarla tamamen zıt kutuplarda, bambaşka fikirlerde olmamıza rağmen onun bu edebiyatını seviyorum. Olaylara biraz karşıdan, önyargısız bakmaya çalışıyorum.Kitaba da ideolojik ya da siyasi mesajlarından sıyrılarak,tamamen edebi bir kurgu ve dil işçiliği gözüyle baktığımda,yazarın yaratıcılığını ve sembol üretme becerisini çok net görebiliyorum. Gerçek hayatın karmaşık yapısı ve insan doğası bu masaldaki kadar siyah-beyaz olmasa da, kurduğu
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·68 syf.··
2026 8. kitabı
Sezai Karakoç’un bu abidevi eserine dair şahsi bir inceleme kaleme almayı, kitabın kendi heybeti yanında eksik buldum. Bir 'Diriliş Eri'nin yol haritası niteliğindeki bu eseri anlatmaya çalışmak yerine, doğrudan kitabın 'Sonuç' kısmını paylaşmanın en doğru ve en tesirli yol olduğuna inanıyorum. "Yeni bir nesil gelmektedir İslâm ülkelerinde. Bu, Diriliş Neslidir. Düşüş günümüzden bugüne kadar kana ve tere batarak yapılan çalışmalar bunun içindir, Bu nesil, ilkin, inanç ve davranışının genel çerçevesini çizecektir. Bu sözler, bunun bir denemesidir. Ezberlenmek için değil, üzerinde düşünülmek ve ruha mal edilmek için. En teorik temelden en pratiğe, en soyuttan en somuta, en metafizik plandan en reel plana kadar bütün hayat vakıasını, müslümanın yani diriliş erinin kucaklaması için çizilen bir şema, çağın dokusuna işlenmek istenen bir eskizdir. İslâm kültür ve medeniyeti, Kur'ân ve Peygamberden gelen İslâm ruhundan fışkırmış bir terkiptir. Ab-ı hayat terkibidir. Karanlıklar içinde arayıp bulacaksın Onu sen, diriliş eri. Hızır'ın olacaksın kendi kendinin. Kendi Hızır'ının eline tutuşturulan bir meşale yapacaksın onu. Bir mumsa, ondan güneşini çıkaracaksın. Medeniyet rönesansını (yeniden doğuşunu) yapacaksın ondan. Kelimeci, lâfızcı olmayacaksın. Kelime ve lafzın hakkını da vererek özcü ve ruhçu olacaksın Statik inançlı ve eylemli olmayacaksın. Dinamik olacaksın. Namazın da meşale olacak, orucun da. Zekatın, haccın da dinamik olacak. İslâm entelijansiyasını kuracaksın. İslâm sana, et, kemik, deri gibi, hatta, ciğer, ilik, kalb, beyin olacak, hatta zeka, zihin ve ruh olacaktır. İslâmdan cıkarılmış nurdan bir heykel gibi dolaşacaksın arzda. Şimşek ve yıldırımlarınla koruyacaksın nurunu Yeniden doğacaksın. Kıyametini yaşayıp yeniden dirileceksin. Azrail'i, İsrafil'i ve
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202322,5bin okunma
9/10
·283 syf.··
2026 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 10:05
Mantıku’t-Tayr, bir "kendini bulma" yolculuğudur. ​Hüthüt rehberliğinde yola çıkan kuşlar, yedi zorlu vadiyi aşarak efsanevi sultanları Simurg'a ulaşmaya çalışır. Yolun sonunda sadece 30 kuş kalır ve aradıkları Simurg'un aslında kendileri olduğunu anlarlar. ​Ana Fikri: Hakikat dışarıda değil, insanın kendi özündedir.
1000Kitap
Mantıku’t-TayrFerîdüddin Attâr · Kapra Yayıncılık · 20216,4bin okunma
Mantıkut Tayr
7/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
İranlı şair Ferîdüddin Attar tarafından Farsça yazılmış alegorik bir eserin 1317'de Türk şair Gülşehrî tarafından Türkçe'ye çevirisi. Gülşehrî eseri yine beyitlerle çevirmiş, kendisinden de bir şeyler katarak yeni bölümlerle esere beni bir hayat vermiştir. Günümüz Türkçesine aktaran hocamız bu eseri bilimsel bir şekilde aktardığı için yayınevi bu aktarmayı olduğu gibi almış galiba. Bu nedenle eserde edebî bir dil genel anlamda bulunmamaktadır. Bu durum okuyucuyu biraz sıkabilir. Özetle eserde, padişahsız kalan kuşlar ülkesinde kuşların kendilerine hüthüt kuşunu rehber edinmesi ve onun rehberliğinde Kaf dağı'nın ardındaki Simurg'a yolculukları anlatılır. Simurg kuşların padişahıdır. Ancak bu yolculukta birçok kuş farklı bahaneler ileri sürerek zorlu yolculuktan vazgeçer. Geriye kalanlar yolun sonunda ulaştıkları yerde aslında simurg diye bir kuş bulamazlar. Simurg, Farsça "si" (30) ve "murg" (kuş) kelimelerinin birleşimidir. Aslında bu yolculuk kuşlar nezdinde insanın özüne, yaratılış amacına daha doğrusu yaratıcıya ulaşmasıdır. Yolda bahaneler sürerek yolculuktan vazgeçen kuşların bahaneleri insanın dünya yolculuğunda karşılaştığı imtihanları göstermektedir. Dinî, ahlâkî bir eser olan Mantıkut Tayr'ı okurken elbette çıkaracağımız güzel dersler de vardır. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Kapı Yayınları · 20196,4bin okunma
Otuz kuşun aynasında insan(Simurg)
Puan vermedi·407 syf.·
2026 11. kitabı
Dante'nin Kartal amblemini yaratmasından yüzyıl önce, Sufi tarikatından Feridüddin Attar adlı bir İran’lı, o tuhaf Simurg'u (Otuz Kuş) yaratmış, hem de Dante'nin yarattığı figürün belirtkenlerini içeren ama daha yetkin bir şekilde tasarlanmış bir figür. Feridüddin Attar firuzeler ve kılıçlar ülkesi Nişapur'da doğmuş. Attar Farsçada güzel kokular, bitkilerden yapılmış ilaçlar satan anlamına geliyor. Ozanların Anılarında asıl uğraşının bu olduğu yazılı. Öyküsü şöyle: Bir gün Attar'ın dükkanına bir derviş girer, ilaç kutularıına ve şişelerine bakar ve ağlamaya başlar. Attar şaşırmıştır ve endişeyle gitmesini söyler. Dervişin yanıtı şöyle olur: "Benim gitmem kolay, geride hiçbir şey bırakmıyorum. Oysa senin, gördüğüm bu değerli şeylere veda etmen kolay olmayacak." Attar'ın yüreği cız eder. Derviş gider, ertesi gün Attar da dükkanını ve dünya işlerini terk eder… Attar önce Mekke'ye hacca gider, sonra Mısır'ı, Suriye'yi, Türkistan'ı, Hindistan'ın kuzeyini boydan boya kateder; dönüşünde kendini büyük bir aşkla Tanrı'ya ibadet etmeye ve yazmaya verir. Yazdığı yirmi bin adet beyit ile ün salar; kitapları: Bülbül-name, Hüsrev-name, Esrar-name, ilahi-name, Azizlerin Anıları, Kral ve Gül, Harikalar Bildirisi, Ve bir eşi daha olmayan Kuşların Dili eseri olan ( Mantık Al-Tayr ). Yaşamının son yıllarında, yüz on yaşına kadar yaşadığı söyleniyor, şiir yazmak da dahil dünyanın tüm nimetlerinden elini ayağını çeker. Jorge Luis Borges Dantevari Denemeler Borges’e göre _Attâr’ın asıl yeniliği, Tanrı’yı dışarıda aramayı bırakıp arayışı bizzat öznenin içine çevirmesinde görüyor, Simurg, kuşların karşısına çıkan bir varlıktan ziyade, onların kendilerine tutulmuş kolektif bir ayna Mantık Al-Tayr da bu aynaya
Düşünce
Mantık Al-TayrFerîdüddin Attâr · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,4bin okunma