Yaşamının, insanın aşka ihtiyaç duyduğu için kibre de ihtiyaç duyduğu bu döneminde hırpani giyindiği için kendisiyle alay edildiğini, yoksul olduğu için gülünç gözüktüğünü hissediyordu. Gençliğin insanın göğsünü heybetli bir gururla şişirdiği yaşta, gözlerini birçok kez delik çizmelerine indirip sefaletin adaletsiz utançlarını ve dokunaklı yüz kızarmalarını yaşadı. Zayıfların alçaklaşarak, güçlülerin yücelerek çıktıkları hayran olunası ve korkunç bir deneydi. Kaderin bir insanı dilediğinde serseri ya da yarı tanrı haline dönüştürmek için içine attığı bir potadaydı.
Çünkü küçük savaşımlarda birçok erdemli davranış gösterilebilir. Karanlıkta zorunlulukların ve alçaklıkların ölümcül istilasına karşı kendilerini adım adım savunan dikkafalı ve bilinmeyen yiğitlikler, hiçbir bakışın görmediği, şöhretin umursamadığı, hiçbir bandonun selamlamadığı soylu ve gizemli zaferler vardır. Hayat, bahtsızlık, yalıtılmışlık, terk edilmişlik, yoksulluk kahramanları, bazen de ünlü kahramanlardan daha heybetli meçhul kahramanları olan savaş alanlarıdır.