Erguvan Kapısı

Oya Baydar
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
424
Basım Tarihi:
Mayıs 2004
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750703935
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·424 syf.··
2023 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 12:52
Kitabı okudum ve Oya Baydar’ın dilini çok beğendim. Kitabın konu olarak çok zengin olduğunu ve işlediği her konuda okuru tatmin ettiğini düşünüyorum.Erguvan çiçeği zeminine oturtulan eserde hem mistik bir arayış olan erguvan kapısını hem de tüm gerçekliğiyle yaşanan , siyasi olayları görebiliyoruz.
Edebiyat
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2020 23:30
Okulun kütüphanesinde gezerken sürekli gözüme çarpardı bu yazar ve kitap.Yeni yeni Türk edebiyatına yöneldiğim için bu kitaba bir şans vermek istedim.Sonuna kadar destekliyorum ki kesinlikle okumanız gereken bir kitap.Aslında genel bir kurgusu yok gibi gözüküyor hatta sonu bile yok bence.Ama sonuna geleseye kadar yazarın size hissettirdikleri çok güzel. Kitaptaki olay Ülkü,Derin,Kerem Ali ve Teo’nun ağzından anlatılıyor.Her bölümde biri yaşananları kendi düşünceleriyle aktarıyor.Hatta bir bölümde anlattığı bir şeyi başka bir bölümde başkasından dinlediğimde kitaptaki olay(lar)a çok yönlü bakmamı sağladı.Ve kitap İstanbul merkezli bir kitap.Gerek günümüz gerekse İstanbul’un Bizans olduğu zamanlarda.Çünkü kahramanlarımızdan biri olan Teo bir sanat tarihçisi ve eline geçen belgedeki bilinmeyen kapıyı arıyor yani Erguvan Kapısı’nı...Kitabın adının neden bu olduğu ilk sayfalarda anlıyorsunuz zaten. Eğer kitaba Derin’in gözünden bakarsak;Derin önemli bir diplomat olan babasını bir suikastte kaybediyor.Ve bunun neden olduğunu araştırırken bir sürü yeni insanlarla tanışıp yeni hayatlarda yaşıyor... Bize de bu kitabı okumak düşüyor.İlk başta da söylediğim gibi kitap cidden çok ama çok güzeldi.Kitaba dair beğendiğim başka bir detay ise kitabın 2000’li yıllarda geçmesi.İnternetten araştırdığıma göre o zamanın Türkiye’sini çok güzel gözler önüne sermiş yazar.
Edebiyat
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
Anlatım tarzı hiç heyecanlı değil. Roman yazılma amacından çok bazı düşünceleri empoze etme amacıyla yazılmış gibi. Ve ben böyle empoze amaçlı kitapları hiç beğenmem. Üstüne aşırı sığ ve heyecansız anlatım işin içine girince bana hitap etmeyen bir kitap oluşmuş oldu.
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
7/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2018 117. kitabı
Ah be ülkü... Ülkü ülkü diye diye hüzünlenerek bitirdim. Bu eser de Sıcak Külleri Kaldı eserindeki gibi çarpıcı bir eser.Bu eserden 2 karakter Erguvan Kapısında da bulunuyor. Siyasî ve sosyal hayattan kesitler veren bu akıcı kitap Oya Baydar in ne denli kuvvetli bir yazar olduğunu da gözler önüne seriyor.
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
cinsel obje olarak kadın !
8/10
·424 syf.··
2021 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 07:36
Kitap ilk başta olay örgüsünün bir kaç adamını ele vereyiyor, 60' lar sonra 90 lar ve nihayet 2000 lerde devrimciligin, solculuğun evrimleşmesini kitap kahramanları üzerinde güzel sade ve doyurucu bir şekilde göz önüne seriyor.ince bir şekilde o dönemde yapılan eylemlerin monoton, tekdüzeligi ve herhangibi katkısının olmamasına rağmen mal olduğu canları, hayatları güzel eleştiriyor. İnancı sembollere dayanan artık yobaz düşünceyi fikir sanan kişilerin kendilerini nasıl kahraman olarak gördükleri, herşeyi bilirim tavırları ve acınası sonuçları. Eleştirim şu olur: neden bir kadın bedeni üzerinden erotizmin sahnelerini araya serpiştirler anlam veremiyorum. Kadın neden bir erotizm objesini ötesi olarak görülmüyor. Enteresan! sorsan kendileri de kadın cinsel obje olarak görülmesine karşılardir lakin kendileri de kullanıyor.
Edebiyat
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
2/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 06:27
Oya Baydar'ın okuduğum ilk kitabıydı. Dünya klasiklerinden sonra Türk yazarları okumaya niyetlendim. Başta ismi ve kitabın arkasında yazanlar ilgimi çekmişti. Arkasında yazıldığı gibi olay örgüsü var. Ama ben bir kitapta sadece olay örgüsüne değil, yazarın kullandığı dil, içerik de ne kadar çok şey öğretir bana ya da bir sayfada ne kadar kelime öğrenirim? Gibi sorularla başlarım. Bunlardan biri için bile tatmin olmadım. Kısacası kitap beni doyurmadı.
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2015 67. kitabı
çağımız insanının "aidiyet (identity)" bunalımı, hayatına anlam verecek bir kimlik arayışı ve bu arayışı dinsel-ideolojik inançlar,aşk ve gizem tutkusu çerçevesinde sürdürmesidir. Romanın örgüsü, dört ana kahramanın ağzından (Hepsi birinci tekil şahıs olarak), her birinin anlatımı diğerini tamamlayarak* ve olayların akışı dört kahramanın her birinin farklı bakış açısılarıyla aktarılır. Çünkü hakikat mutlak değil, kişisel ve görelidir
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2019 12. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2019 22:32
Kitapta dört temel karakterimiz var. Her bölüm bir karakterin ağzından anlatılmış. Kitabın başında Erguvan Kapısı aranırken kendinizi tarihi mitolojik bir maceraya hazırlıyorsunuz. Fakat görünen o değil. Olayın ardında siyasal örgütler devrimciler sağcılar solcular faili meçhuller var. Umut’un kendi ağzından yazdığı mektuplar çok iç yaralayıcı. Kahramanların hiç biri yapay ya da iğreti durmamış. Hepsi bulunduğu karaktere bürünmüş. Ülkü’nün oğlu Umut daha kitabın başında en azından bana Derin ile kardeş olduğu izlenimini verdi. Ama sanırım ben en çok Ülkü karakterine üzüldüm. Oğlunu kaybetti. Yıllar sonra kavuştuğu ilk aşkını çocuğunun babasını yine bir faili meçhule devlet eliyle bir ölümde kaybetti. Aslında herkesin yollarının kesişme noktası Derin-Ülkü ikileminden başlıyor. Kitapta bir Umut ölürken bir Umut yetişiyor. Sanırım kitapta en ısınamadığım karakter Kerem Ali. Abisinin ölümünün ardından kendini örgütte buluyor. Ama düşünse tarzı maalesef devrim için ölüm kan akıtma. İlk başlarda gerçekten değişeceğini düşünmüştüm. Kitabın aralarında geçen bir de Atila Abimiz var. Öyle sıcak öyle candan. Yurtdışında olan oğlunu yine bir faili meçhule kurban veriyor hem de uzun yıllar sonra ülkesine dönmesinin ardından.Bu olayın da altından Kerem Ali çıkıyor. Verilen emirle. Maalesef onun ideolojik düşüncelerini hiç mantıklı bulmadım. Keşke ölseydi. Teo yerine o ölseydi. Öyle çok istedim ki.Kalınlığı sizi hiç bir şekilde yanıltmasın. Kitap oldukça akıcı gidiyor. İstanbul’un tarihi ilk İstanbul Bizans hepsi var kitapta. Oya Baydar yine kalemini konuşturmuş. Tüm betimlemeler öyle benzersiz ki. Bulundukları yere çok güzel oturmuşlar. Hiç bir aşırılılık yok. Her şey tam kıvamında. Ölümler bile. Üzgünüm ama ben okurken Erguvan kapısını unuttum bile. En azından Teo amacı uğruna öldü
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
7/10
·424 syf.··
2019 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2019 14:15
·
Yazarın Sıcak Külleri Kaldı kitabının devamında geçen bir hikaye. Ilk kitabın ana karakteri Ülkü ve Onun kavuşamadığı, derin devlet tarafından öldürülen Arın Murat'ın kızı Derin'ın etrafında dönen hikayeye Rum asıllı Teo ve devrimci Kerem Ali de katılıyor. Tüm kitap bölümler halinde dördünün ağzından anlatılıyor. Ilk kitapta oldugu gibi içim ezilerek okudum Türkiye'nin degismeyen gerçeklerini, en çok da ölümün çok bedava, çok sıradan olmasını. Oya Baydar'in kendi hayat hikayesi ile parallelik gösterdiğine inandığım Ülkü'nün yillarca bir amac uğruna mücadele verdikten sonraki amaçsız, donuk, ışıksız hayatına bir anne ve bir kadın olarak olarak hüzünlendim. Bununla birlikte ilk kitapta fazlasıyla yaşadığım merak duygusunun bu kitapta olmamasi, karakterlerin ic hesaplaşmaları ve geçmişe dönüşlerinin zaman zaman fazla uzaması sebebiyle biraz daha zor okudum.
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma
10/10
·424 syf.··
2024 14. kitabı
...."Eninde sonunda tek bir hikayemiz vardır., acı da olsa, kederli de olsa, trajikomik de olsa bizim hikayemizdir o..!!!" ERGUVAN KAPISI // OYA BAYDAR #cevdetkudretromanödülü (2004) ● Eski bir elyazması metinde, karşısına çıkan dizelerin peşine takılan tarih profesörü ve Bizantolog Teo, doğduğu ve çocukluğunun geçtiği İstanbul'a gelir. Teo' nün yolu çok farklı kişilerle kesişecek. Ülkü devrimcilik günlerinde çok bâdireler atlatmış, Derin, fâili meçhul bir cinayete kurban giden bir diplomatın kızı, burjuva yaşamının anlamsızlığını Kerem Ali ile tanıştiktan sonra sorgularken, örgütte üst göreve gelme uğruna yanlışlar yapan bir genç Kerem Ali. Dört farklı anlatıcının ağzından kendi hikayelerini öğreniyoruz. ● Romanda bir cinayetin izi, 6-7 Eylül olayları, 11 Eylül saldırıları, "Hayata dönüş operasyonu " (2000) ekonomik kriz (2001) gibi yakın tarihle ilgili anekdotlarla #neokudumben dediğim bir #kitap oldu, 500 küsur sayfa ama gözünüz korkmasın. ●Erguvan kapısı, kimlik arayışı öteki olma ve inancın korkunç gücü üzerine, klasik tanımını sonuna kadar hak eden bir #istanbul romanı. ♧Bir an, bir söz, bir bakış, bir hareket ya da bir gecikme bazen tarihimizi, tarihimizi nasıl da değiştiriverir. ♡Yanlış adreste değil, yanlış zamandayız. ☆ Yaşama, insana, geleceğe dair inancı yitirmek. ♤ Gerçek baktığın yöne göre değişir. Çok beylik bir söz ama, bu beylik sözler çoğunlukla doğrudur. ● Herkes bir şey arıyor, aslında herkes kendini arıyor.
Erguvan KapısıOya Baydar · Can Yayınları · 2004629 okunma

Yazar Hakkında

Oya BaydarYazar · 21 kitap
Oya Baydar (1940, İstanbul), Türk yazar, sosyolog. Uzun zaman sosyalist siyasetin içerisinde yer almıştır. T24 internet gazetesinde yazarlık yapmaktadır. Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde okudu. Lise öğrencisi iken Fransız yazar Françoise Sagan'dan etkilenerek ilk romanını yayımladı. Lise son sınıfta iken yazdığı Allah Çocukları Unuttu adlı gençlik romanını hem Hürriyet gazetesinde tefrika oldu hem de kitap olarak yayımlandı. Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu. Lise yıllarında yazdığı ilk romanlarından sonra yazmaya ara verdi, uzun zaman siyasetle uğraştı, olgunluk çağında yeniden edebiyata döndü. 1964'te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi ve bu bölüme asistan olarak girdi. "Türkiye'de İşçi Sınıfı'nın Doğuşu ve Yapısı" konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, öğrenciler olayı protesto için üniversiteyi işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite işgali eylemi oldu. Baydar, daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde asistanlık yaptı. 1971'deki 12 Mart Darbesi sırasında, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyesi olarak, sosyalist kimliği nedeniyle tutuklandı ve üniversiteden ayrıldı. 1972-1974 arasında Yeni Ortam, 1976-1979 arasında Politika gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Eşi Aydın Engin ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile birlikte İlke dergisini kurdu. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak tanındı. 12 Eylül Darbesi sırasında yurtdışına çıktı ve 12 yıl boyunca Almanya'da sürgünde kaldı. Burada, sosyalist sistemin çöküş sürecini yakından yaşadı. Bu süreci 1991'de yayımladığı Elveda Alyoşa adlı öykü kitabında anlattı. 1992'de Türkiye'ye döndü. Tarih Vakfı ve Kültür Bakanlığı'nın ortak yayınları olan İstanbul Ansiklopedisi'nde redaktör ve Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi'nde genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Türkiye'ye döndükten sonra ardı ardına yayınladığı öykü ve romanları ile çok sayıda ödül kazandı ve sevilen bir yazar oldu. Ödülleri - Elveda Alyoşa ile 1991 Sait Faik Hikaye Armağanı - Kedi Mektupları ile 1992 Yunus Nadi Roman Ödülü - Sıcak Külleri Kaldı ile 2001 Orhan Kemal Roman Ödülü - Erguvan Kapısı ile 2004 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü - Hiçbir Yere Dönüş ile 2011 Akdeniz Kültür Ödülü