Çöplüğün GeneraliOya Baydar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.128
Gösterim
Adı:
Çöplüğün Generali
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9789750710889
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Oya Baydar'ın yeni romanı Çöplüğün Generali, hayali bir ülkede geçiyor. Okurumuza bir hayli tanıdık gelecek bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum giderek bir yazarın dikkatini çeker ve yazar bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır. Bundan sonrası, Çöplüğün Generali'nin sayfalarında.

Son zamanlarda okuduğunuz en çarpıcı, en şaşırtıcı romanlardan biri olacak Çöplüğün Generali. Son sayfasına kadar nefes nefese okuyacağınız kitap sizi, politika, şiddet, bilim, ordu ve sivillerin dünyası, toplumsal bellek, unutmak-hatırlamak konuları üzerinde bir kere daha düşünmeye zorluyor. Oya Baydar, insan haklarına, barışa, insani olan her şeye yöneltilmiş evrensel şiddete son derece zarif bir yapıtla karşı çıkıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Oya Baydar'ın yarı ütopik bu romanı aslında bir uyarı niteliğinde. Geleceğe, şimdiye, geçmişe ve bizlere dair. Roman her ne kadar yarı ütopik olsa da çok uzak bir gelecekte değil yaşananlar. Bu tür romanlarda okurun tarafında genellikle oluşan yanlış bir kanı vardır: Kitapta anlatılanlar yalnızca geleceğe çağrıdır. Hayır, bu çağrılar yalnızca geleceği değil, şimdiyi hatta geçmişi bile insana sorgulatma potansiyeline sahiptir. Romanın kendisi de zaten bunu insana gösteren bir yapıya sahip. Kitapta genel olarak "gören körler", "duyan sağırlar" anlatılmakta. Yakın bir gelecekte ve ülkede çöplüklerde, boş arazilerde gömülmüş bomba, silah ve mermiler bulunur. Bu durum bir yazarın dikkatini çeker, tüm bunları içeren bir roman yazmaya başlar. Romanını tamamlayamadan ortadan kaybolur. Yazarın kaybolmasından yaklaşık yarım asır sonra geçen hikayede yazarın yazdığı şeyler ve kimi olaylar kahramanımızın dikkatini çekmeye başlar. Sonrasında gelişecek olan olaylar birçok kişiyi etkisi altına alacaktır. Konusu dışında, anımsattıkları ile öne çıkan Çöplüğün Generali, insanı düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. İnsanların bilip de suskun kalması, farklılık oluşturacağından korktuğu için "farkındalık" geliştirememesi gözler önüne serilmiş. Farklılık rahatsız edicidir, çünkü ortada bir "alışılmış" vardır. Sırf "alışılmış" olduğu için yanlışları doğru kabul etme gibi bir çılgınlığı da anlatmış bize Baydar. Farkındalık konusu toplumsal hayat da dahil birçok konuda geçerli. Şayet bu, insanların farklılığı yanlış kabul etmesinden; nadir olan bir şeyi yok sayma eğilimlerinden kaynaklanıyor. "Farklı" olarak tanımlayabileceğimiz birçok insanı da toplumdan dışlamamız da bu yüzden olsa gerek diye düşünüyorum. Sırf bizden biri olmadığı, bize benzemediği için dışlanan kişilerden bahsediyorum. Bu davranışımız dahi bizim ne denli "ben" duygusuyla beslendiğimizi ve kendimizi ne denli üstün gördüğümüzü kanıtlıyor. "Farklılık" dediğimiz kavramın yalnızca bizim etrafımızda olabileceğini (başkalarına göre biz de elbette farklı olabiliriz) sanmamız da cabası. İşte bu zayıflığımız yüzünden, kitapta da bahsedildiği üzere, tekdüze insan kitleleri oluşturmak çok kolay. Tüm insani duygularımızın teker teker unutturulması ve insanların birer "görmedim", "duymadım"cılara dönüştürülmesi mükemmel bir şekilde resmedilmiş. Ayrıca çok önemli bir detayı da yansıtmış okurlara Baydar. İnsanların birbirine bir şekilde bağlı olduğunu (çeşitli olayların tetiklenmesi bakımından), dolayısıyla bir insan bile "gördüm!", "duydum!" veya "hatırlıyorum!" dese bu sayede bunun ister istemez diğer insanları da etkileyeceğini anlatmış bizlere. Bir haksızlık ile karşı karşıya geldiğimizde dediğinden şaşmayan bir kitle vardır: "Sen mi kurtaracaksın insanlığı"cılar mesela. Ne kadar yanlış! Bir kişi bile farkındalık kazansa bunun bile insanlığa bir faydası olduğunu görmek istemezler. Çünkü farkındalık insanın rahatının bozulmasıdır. Hani cahil insan en mutlu insandır derler ya aynı o mantık. Bu açıdan insanlara bulaşmış olan "unutma virüsünü" okura çok başarılı bir şekilde anlatmış Baydar. Ayrıca hikayenin içinde okurun dikkat ettiği takdirde yüzünü gülümsetecek ölçüde başarılı ironiler de bulunmakta. Çöplüğün Generali gerek okura anımsattıkları ile, gerekse de başarılı kurgusu ile okunmaya değer bir eser. Hepsinden önemlisi de "farkındalık" kazandıran bir yapıt Çöplüğün Generali.
Eserde günümüz dünyasına ütopik bir bakış açısıyla yaklaşılmış. Anlatılanlar; faili meçhul cinayetler, bahçeye gömülü mühimmatlar, gelişi güzel patlayan bombalar ve daha nicesi bunların hepsi yaşadığımız şu günlerden aşina olduğumuz şeyler olmasına rağmen hala net olarak hiç birine herhangi bir farkındalık geliştirmemiş olmamıza bir uyarı niteliğinde Oya Baydar'ın eleştirel üslubu. Yazar dünyamızın bu müphem halini farklı açılardan anlatan kısa kısa hikâyeler halinde anlatmış eserinde. Bu eser de en hoşuma giden şey, hikâyelerin net bir sonlarının olmaması. Sonlar okuyucunun kendi fikriyatına bırakılmış, böylelikle kitabı okurken herkes kendi ütopyasından bir parça katabiliyor. Bu da okuyucuya farkındalık kazandırıyor. Zaten farkında olanlarsa ben gibi ah ederek hatırlıyor acı dolu dünyanın çaresizliğini...

Benzer kitaplar

Kitabı okuyup bitirdikten sonra kitaba çok abartılı ve yazarın anlattığı kadar gerçekle bağdaşamayacak kadar kirli bir dünya olduğunu hayatıma yakıştıramadım. O gün akşam televizyonu açtım ve ölenler, bombalar, patlamalar, terör, zulüm her yerde kol geziyordu. Bugüne kadar bu kadar berbat bir dünyada yaşadığımın farkına varmamıştım. Aydınlandım ! Puanımı hemen değiştiriyorum. Yazara haksızlık etmek istemiyorum. Anlattığı kadar yerden kurşunların bitmediği bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bir laf vardır ya "Bilginin hangi kitapta olduğunu bilemezsiniz" diye. Ben bilgiyi farkındalık olarak değiştiriyorum. Bilinçlerinizin aydınlanması dileğiyle. Barışla kalın.
Yazar Oya BAYDAR’ın okuduğum ilk romanı. Çöplüğün generali ismini duyunca bana çok cazip gelmişti fakat okumaya başlayınca kitaptan istediğim tadı alamadım. Yazar romanın da, adı belli olmayan hayali bir ülkede ve adı belli olmayan roman karakterleri üzerinden ülkede yaşanan bir takım siyasi olayları kurgulayarak okuyucuya anlatmaya çalışmış. çöplükte ve arazideki bombalar mühimmatlar bir yerde gömülü cesetler, faili meçhul cinayetler günümüze uyarladığımızda yabancısı olmadığımız şeyler zaten. Sadece unutkanlık yapan virüs olayı ilgimi çekti, günümüze nasıl uyarlarım diye düşündüm. Aklıma “Stockholm Sendromu.” geldi. Yani ‘’Mahkûmun cellâdına âşık olma hali’’ ülkemizde şu anda bu durum mevcut zaten...
düşündürten, sorgulatan ve ayrıca Oya Baydar'a rastlanmayan bir kitap. Diğer eserlerine göre daha farklı ve Oya Baydar bu kitabı farklı bir yazar gibi yazmış..
Rahatsızlık verecek kadar yoğun bir şekilde, bir insan evladının aklına gelebilecek her türlü kahredici olayın yaşandığı kaderine terkedilmiş bir coğrafyada, bütün bu olan biteni yaşayan kendi değilmiş gibi inkar içinde 3 maymun misali yaşayan, verdiği rahatlık hissinden olsa gerek, her şeyi kanıksamaya pek teşne, duyarlılıklarını yitirmiş, bir de üstüne hiç gerek yokken unutmanın dayanılmaz hafifliğinin tadını keşfetmiş ve bundan hiç de vazgeçmeyi düşüncekmiş gibi görünmeyen bir toplumun içinden çıkan bir yazar tarafından nasıl olduysa zamanında ele alınabilmiş hikâyesi tesadüfen ortaya çıkarılıyor.
Birbirinden farkli karakterlerin aynı olay üzerindeki yaklasımlarındaki aytıntılar çok başarılı şekilde ele alınmış
Oya Baydar'ın bu kitabını yillar önce okumustum.Damağında kalan tadı ve tüm yaşanılan gelismeler sene başında beni ikinci kez okumak için adeta zorlandı.Yazarın bu kitabı genel yazma tarzından cok farklı.İlk okuduğumda da aynı seyi düsünmuştüm.Kurgu olağanüstü ,fantastik tarzda mukemmel bir kitap.Sonra düşündukce aslında olaganüstü olanin kitabın kurgusunun değil yaşadığımız coğrafyanın oldugunu anladım. Tabii bu arada gecen 8-9 senede yaşananların da bu düşünceme katkısı yadsınamaz.Ikinci kez okudugumda hissettigim ise ülkem hakkımda duyduğum endisenin artması ve bir tink-tank'in roman olarak ete kemiğe bürünmüş olmasi olasılığıydı.1984'ün yakın tarih icin yazılmış Türk versiyonu denilebilir bence.İster satır aralarındaki gerçeklik içiñ ,ister fantastik tad icin olsun okuyanı pisman etmeyecek bir eser.Tesekkurler Oya Baydar
Ne garip! Gerçeğin kendisi kurgulardan daha az inandırıcı olabiliyor.
Oya Baydar
Sayfa 76 - Can Yayınları
Belki de hepimiz, herşeyi seziyoruz, biliyoruz. Ama gözümüzü kulağımızı kapatıyoruz. Görmüyoruz, duymuyoruz; çünkü görüp duyarsak birşeyler yapmamız gerekecek. Ve konuşmuyoruz; çünkü korkuyoruz. Canavarın kuyruğuna yapışmıyoruz. Aman bırakın, sakın uyandırmayın canavarı, diye bağırıyoruz dışardan. Canavarı yakalamaya çalışır gibi yapanların kim olduğunu, neye hizmet ettiklerini de bilmiyoruz. Belki de canavarın ta kendisidir kendi kuyruğuyla oynayıp bizimle alay eden.
Oya Baydar
Sayfa 81 - Can Yayınları
Kız, psikolog olmaya karar verdiğinde ne işe yarar psikoloji, mühendis ol, işletmeci ol, bilgisayarcı ol, diye kızmıştım. Haklıymış meğer, milyonlarca psikolog yetmez bu ülkeye.
İlgilenmek eski çağlarda kalmış bir duyarlılık.
Herkesin değilse de çoğunluğun kendi küçücük dünyasına kapanıp çevresiyle ilişkiyi kesmeyi yeğlediği, böylece kendini güvende hissettiği bir toplumda yaşıyoruz.
Oya Baydar
Sayfa 192 - Can Yayınları
Vardı oğlanın bir sıkıntısı. Evlatlarından birinin yüreği daraldı mı, Ana o saat hissederdi. Göğsünün ortasına bir soğuk taş oturur, nefessiz kalırdı.
Oya Baydar
Sayfa 112 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çöplüğün Generali
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9789750710889
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Oya Baydar'ın yeni romanı Çöplüğün Generali, hayali bir ülkede geçiyor. Okurumuza bir hayli tanıdık gelecek bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum giderek bir yazarın dikkatini çeker ve yazar bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır. Bundan sonrası, Çöplüğün Generali'nin sayfalarında.

Son zamanlarda okuduğunuz en çarpıcı, en şaşırtıcı romanlardan biri olacak Çöplüğün Generali. Son sayfasına kadar nefes nefese okuyacağınız kitap sizi, politika, şiddet, bilim, ordu ve sivillerin dünyası, toplumsal bellek, unutmak-hatırlamak konuları üzerinde bir kere daha düşünmeye zorluyor. Oya Baydar, insan haklarına, barışa, insani olan her şeye yöneltilmiş evrensel şiddete son derece zarif bir yapıtla karşı çıkıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Gülistan Çeper
  • Meral Ateş Cömert
  • Madam Karayel
  • Vaveyla.....
  • mutlu erguvan
  • esmanur
  • Özlem
  • Başak
  • Burcu Öcal
  • -

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%10.9
25-34 Yaş
%37
35-44 Yaş
%19.6
45-54 Yaş
%23.9
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.2
Erkek
%32.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (6)
9
%26.9 (7)
8
%23.1 (6)
7
%15.4 (4)
6
%11.5 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0