Çöplüğün Generali

Oya Baydar
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
264
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2009
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750742163
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 11:09
Kitap roman içinde roman gibi. Her yerinde bombaların ve mermilerin gömülü olduğu ülkeden birbirini takip eden bazı patlama ve bu patlamaları ucundan kıyısından bulaşmış insanların başına gelenleri anlatıyor ve bu bağlamda olayları bağlayan bölümlerden oluşuyor. Kitapta karakter ismi yok, sadece kişilerin vasıfları ve fiziksel özellikleri var. Kitapta isim olmaması benim için daha iyi oldu. Çünkü çok fazla insandan bahsediyor bu da kitaptaki isim karmaşıklığını önlemiş. Biraz kitabın dilinde üstünkörülük hissettim bunu hissetme sebebim de karakterler arası ilişkiler çok derinlikte değil. Kitabın konusuna gelirsem konu biraz siyasi içerikli olduğu için herkesin sevebileceği bir tür olduğunu düşünmüyorum ben Oya Baydar'ın kalemini sevdiğim için hoşuma gitti. Hep mazlum insanların başına kötülük geliyor tabirini güzel bir üslupla aktarmış. Keyifli okumalar...
İnceleme
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
7/10
·264 syf.··
2025 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 16:33
Çöplüğün Generali , eski kentte yaşanan büyük ve kötü bir olayın (geçmişin) izlerini, yeni kente (geleceğe) aktarmak isteyen duyarlı karakterlerin kendi iradeleri çevresinde ilerlettikleri bir olaylar dizisi olarak karşımıza çıkıyor. Esasen unutulmasının ve geleceğe aktarılmamasının daha hayırlı olduğu düşünülerek örtbas edilen politik romandaki olaylar, bir unutuluş kaygısıyla ele alınıyor. Roman tam anlamıyla distopik değildir ancak anlatıdaki toplumsal düzenin kötü gidişatı-yozlaşması, bireysel özgürlüklerin ihlali ile toplum dışına itilmiş insanların çarpıcı yalnızlığı,‘merkez’ denilen otoritenin varlığı ve teknolojik gelişimin kötüye kullanımı gibi etmenlerin doğurduğu -romanda da önemli bir sonuç olan- “üç maymun” ile “unutkanlık” endişesi, bununla beraber bazı metaforların kullanımı distopik kurguyu destekler. Yine de söylemek isterim; roman kötü bir gelecek kurmaktan ziyade geçmişin aydınlatılması yönünde ilerliyor. Yani; George Orwell ekseninde ve çarpıcılığında bir eser beklemeyin. Fakat, merak uyandıran, yer yer duygulandıran bence şans verilmesi gereken bir kitap…
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2020 05:29
Malum virüs yüzünden yaşadıklarımızdan sonra romanı okurken hislerim de düşüncelerim de karmakarışık oldu çünkü 2009’da yazılmış olan bu roman günümüzle inanılmaz benzerlikler taşıyor. Kitap, politik bir distopyayı anlatan bir bilim kurgu romanı adeta. Çok mu karışık? Hemen sadeleştiriyorum: Olaylar bizim ülkemize çok benzeyen adını bilmediğimiz bir yerde roman zamanıyla 60-70 yıl sonrasında geçiyor. Haliyle teknoloji çok ilerlemiş ama iyi mi olmuş kötü mü, orası tartışılır. Son zamanlarda okuduğum romanlar arasında en merak uyandırıcı başlangıçlardan birine sahip olan eser iki ana eksende kurgulanmış: romanın geçtiği gelecek ve roman içindeki (yarım) romanın geçtiği geçmiş (evet, yine bir roman içinde roman durumu var, sevdiğim için çekiyorum ben bu tür romanları sanırım). Romanda anlatım son derece sade aslında hatta derinlikten yoksun bile diyebiliriz. Romanda geçen olaylar gerçek olmasını istemeyeceğiniz kadar ürkütücü ama yaşanmış olaylardan yola çıkıldığını hissettirecek kadar da çarpıcı. Yazar da buna aşırıya kaçan bir sıklıkla dikkat çekiyor zaten. Olayların geçtiği şehrin, ülkenin hatta hiçbir karakterin ismine yer verilmemesi anlatılanların ne kadar evrensel olabileceğine dair en büyük gösterge. Karakterlerin hemen hemen hepsi zaten tipleme olarak yaratılmış. Buraya kadar her şey yolunda sayılabilir ama romanda belirli noktalarda sıkça göze çarpan kopukluk ve fazla miktardaki tekrarlar roman içinde beni bekleyen olumsuz sürprizlerdi. Yine de merak unsurunun iyi kullanıldığı, konunun yer yer fazla gözümüze sokulduğu romanda gerilim ve duygusal unsurlara da yer verilmiş. Romanı Türkiye’nin yakın tarihiyle ilgilenen ve sosyopolitik kaygıları olan okurlar okumalı diyorum. Unutmadan, romanda kollektif bellek ve unutma üzerine muazzam tespitler var, tam da
Edebiyat
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 21:50
1940 doğumlu bir yazar olan Oya Baydar’ın 2009 yılında yazdığı bir distopya olan bu kitap beni çok şaşırttı açıkçası. Gelecekte başlayan kitap, büyük bir depremle yıkılan, halkının büyük kısmının öldüğü ve sağ kalan çok az kişinin de döneme dair toplu hafıza kaybı yaşadığı bir toplumun bir üst neslinden bir psikologun bir gün yanlışlıkla bir sapağa girmesiyle beraber karşısına çıkan eski dünyaya ait son kalıntılar, bu dünyaya dair kalmış yazlı tek metin olan bitmemiş bir romanın varlığı ve bir psikolog, bir gazeteci ve bir jeologtan oluşan bir arkadaş grubunun eski dünyaya dair sırları çözme çabası… Yazarın sosyalist kimliği ve siyasi duruşu kitabın her satırına mükemmel şekilde yedirilmişti ve ben kitabı çok severek okudum. Yazıldığı dönemi de düşünürsek Ergenekon olaylarını merkezine aldığı da çok belli. Roman içinde roman tekniğini kullanmasını pek sevdim. Yer yer tekrara düşen anlatımına rağmen üslup da beni tatmin etti. Bununla birlikte yazarın Kedi Mektupları, Sıcak Külleri Kaldı, Erguvan Kapısı gibi kitaplarını okuyanlar için hayal kırıklığı yaratmış. Benim için yazara giriş kitabı olduğundan dolayı pek severek okudum. En kısa zamanda da elimde olan Kedi Mektupları’nı okumaya niyetliyim.
Edebiyat
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
8/10
·264 syf.··
2021 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 00:20
" unutmak hatirlamaktan zordur. Insan ancak tanidiklarindan uzakta, yalnizlikta unutur. Hatirlatacak sesler, yuzler, izler silinmelidir unutmak icin. Unutmak, eger ki hasta degilseniz, kendiliginden olmaz, caba ister."
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
Çöplüğün Generali
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Muhteşem bir eser. Oya hanım olayları öylesine güçlü ve net bir şekilde anlatmış ki sanki o çağda, o yerlerde, o olayları gören hatta yaşayan biriymisim gibi hissettim okurken bu harika yapıtı. Kitap biraz daha uzatilip detaylandirilabilirmisti naçizane fikrim. Yazarın anlatımı için tek bir kelime seçmem gerekseydi o kelime NET olurdu.O kadar net ve direk anlatımı var ki insanı kendine çekiyor.Bir ara o hikâyelerle hep sürüp gidecek ve sonunda kitap bitecek sandım ancak öyle olmadı.Gunumuze de ışık tutan ve derinlemesine olayları düsundurten bu esere en kısa zamanda gereken değer verilecektir. Bu arada yazarı ilk defa okudum ve kendisini tanımam ama bu eseri övgüyü hak ediyor.
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
9/10
·264 syf.··
2025 34. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 22:45
Oya Baydar'dan okuduğun ilk kitap ve açıkçası beni kendisine hayran bıraktı...Kitap bilim kurgu ile distopia arası bir kurguya sahip. Dili inanilmaz duru.. 2009 yılında yazılan romanı 2025 te okuyunca açıkçası distopia değil de yakın tarih yaşadıklarımıza ışınlandım. Korona virüs, pandemi, uzaktan eğitim, toplumsal hafıza kaybı, olayların nasıl organize bir el ile unutturulduğu... Tüm bunlara nokta atışı değinmiş yazar taa 2009 da!! İnanılmaz bir öngörü mu yoksa artık olaylara bambaşka bir boyuttan bakabilme becerimisi mi bilemem ama beni derinden etkiledi. Neresi olduğu belli olmayan bir ülkede yaşanan büyük deprem (patlama) sonrası gelinen üst düzey teknolojik zamanlarda geçen bir hikaye. Çöpten çıkan bomba,silah ve cesetlerin olduğu dönemde yazılmış bir roman taslağı ve olaylar örgüsü... Okuduğum incelemelerde bu kitabı için Oya Baydar'ın tarzından farklı olduğunu yazmış. Ben başka tarzını henüz okumadım ama okuduğum tarzına vuruldum Bu kadar geç keşfetmiş olmak beni utandırdı.. en kısa sürede diğer kitaplarını da okuyacağım..
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 0432 okunma
9/10
·262 syf.··
2016 104. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2016 14:20
Oya Baydar'ın yarı ütopik bu romanı aslında bir uyarı niteliğinde. Geleceğe, şimdiye, geçmişe ve bizlere dair. Roman her ne kadar yarı ütopik olsa da çok uzak bir gelecekte değil yaşananlar. Bu tür romanlarda okurun tarafında genellikle oluşan yanlış bir kanı vardır: Kitapta anlatılanlar yalnızca geleceğe çağrıdır. Hayır, bu çağrılar yalnızca geleceği değil, şimdiyi hatta geçmişi bile insana sorgulatma potansiyeline sahiptir. Romanın kendisi de zaten bunu insana gösteren bir yapıya sahip. Kitapta genel olarak "gören körler", "duyan sağırlar" anlatılmakta. Yakın bir gelecekte ve ülkede çöplüklerde, boş arazilerde gömülmüş bomba, silah ve mermiler bulunur. Bu durum bir yazarın dikkatini çeker, tüm bunları içeren bir roman yazmaya başlar. Romanını tamamlayamadan ortadan kaybolur. Yazarın kaybolmasından yaklaşık yarım asır sonra geçen hikayede yazarın yazdığı şeyler ve kimi olaylar kahramanımızın dikkatini çekmeye başlar. Sonrasında gelişecek olan olaylar birçok kişiyi etkisi altına alacaktır. Konusu dışında, anımsattıkları ile öne çıkan Çöplüğün Generali, insanı düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. İnsanların bilip de suskun kalması, farklılık oluşturacağından korktuğu için "farkındalık" geliştirememesi gözler önüne serilmiş. Farklılık rahatsız edicidir, çünkü ortada bir "alışılmış" vardır. Sırf "alışılmış" olduğu için yanlışları doğru kabul etme gibi bir çılgınlığı da anlatmış bize Baydar. Farkındalık konusu toplumsal hayat da dahil birçok konuda geçerli. Şayet bu, insanların farklılığı yanlış kabul etmesinden; nadir olan bir şeyi yok sayma eğilimlerinden kaynaklanıyor. "Farklı" olarak tanımlayabileceğimiz birçok insanı da toplumdan dışlamamız da bu yüzden olsa gerek diye düşünüyorum. Sırf bizden biri olmadığı, bize benzemediği için dışlanan kişilerden bahsediyorum. Bu
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 2009432 okunma
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2015 35. kitabı
Kitabı okuyup bitirdikten sonra kitaba çok abartılı ve yazarın anlattığı kadar gerçekle bağdaşamayacak kadar kirli bir dünya olduğunu hayatıma yakıştıramadım. O gün akşam televizyonu açtım ve ölenler, bombalar, patlamalar, terör, zulüm her yerde kol geziyordu. Bugüne kadar bu kadar berbat bir dünyada yaşadığımın farkına varmamıştım. Aydınlandım ! Puanımı hemen değiştiriyorum. Yazara haksızlık etmek istemiyorum. Anlattığı kadar yerden kurşunların bitmediği bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bir laf vardır ya "Bilginin hangi kitapta olduğunu bilemezsiniz" diye. Ben bilgiyi farkındalık olarak değiştiriyorum. Bilinçlerinizin aydınlanması dileğiyle. Barışla kalın.
Televizyon
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 2009432 okunma
çöpten general
Puan vermedi·264 syf.··
2021 29. kitabı
Bilinmeyen bir zaman... bilinmeyen bir ülke... patlayan bombalar... yok olan insanlar... ve özgürlük için savaşan sen! Çöplüğün generali okuyucusunu derinden etkileyecek bir eser! Tavsiye ederim
1000Kitap
Çöplüğün GeneraliOya Baydar · Can Yayınları · 2009432 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Oya BaydarYazar · 21 kitap
Oya Baydar (1940, İstanbul), Türk yazar, sosyolog. Uzun zaman sosyalist siyasetin içerisinde yer almıştır. T24 internet gazetesinde yazarlık yapmaktadır. Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde okudu. Lise öğrencisi iken Fransız yazar Françoise Sagan'dan etkilenerek ilk romanını yayımladı. Lise son sınıfta iken yazdığı Allah Çocukları Unuttu adlı gençlik romanını hem Hürriyet gazetesinde tefrika oldu hem de kitap olarak yayımlandı. Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu. Lise yıllarında yazdığı ilk romanlarından sonra yazmaya ara verdi, uzun zaman siyasetle uğraştı, olgunluk çağında yeniden edebiyata döndü. 1964'te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi ve bu bölüme asistan olarak girdi. "Türkiye'de İşçi Sınıfı'nın Doğuşu ve Yapısı" konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, öğrenciler olayı protesto için üniversiteyi işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite işgali eylemi oldu. Baydar, daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde asistanlık yaptı. 1971'deki 12 Mart Darbesi sırasında, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyesi olarak, sosyalist kimliği nedeniyle tutuklandı ve üniversiteden ayrıldı. 1972-1974 arasında Yeni Ortam, 1976-1979 arasında Politika gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Eşi Aydın Engin ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile birlikte İlke dergisini kurdu. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak tanındı. 12 Eylül Darbesi sırasında yurtdışına çıktı ve 12 yıl boyunca Almanya'da sürgünde kaldı. Burada, sosyalist sistemin çöküş sürecini yakından yaşadı. Bu süreci 1991'de yayımladığı Elveda Alyoşa adlı öykü kitabında anlattı. 1992'de Türkiye'ye döndü. Tarih Vakfı ve Kültür Bakanlığı'nın ortak yayınları olan İstanbul Ansiklopedisi'nde redaktör ve Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi'nde genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Türkiye'ye döndükten sonra ardı ardına yayınladığı öykü ve romanları ile çok sayıda ödül kazandı ve sevilen bir yazar oldu. Ödülleri - Elveda Alyoşa ile 1991 Sait Faik Hikaye Armağanı - Kedi Mektupları ile 1992 Yunus Nadi Roman Ödülü - Sıcak Külleri Kaldı ile 2001 Orhan Kemal Roman Ödülü - Erguvan Kapısı ile 2004 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü - Hiçbir Yere Dönüş ile 2011 Akdeniz Kültür Ödülü