“Bak sen şu işe,” dedi. “Buradayım demek. Olması gerektiği gibi. An meselesiydi gerçekten. Peki sizler, gerçeği dinlemeye hazır mısınız? İşin üzücü yanı, herkes gerçeği duyabilecek kadar gerçekçi olmuyor maalesef. İnsanla insan arasında bir köprü olabilirdi bu oysa, isteyerek yapıldığı, bir armağan gibi verilip bir armağan gibi karşılandığında elbette. Armağan olmaktan çıktığında her şeyin değerini yitirmesi çok garip değil mi, gerçeğin bile? Tabii ki bunu fark edemezdiniz ama, çünkü o zaman nasıl da yoksul, iskeletinize kadar çırılçıplak olduğunuzu görürdünüz. Ama bunu görmeye kimin gücü yeter ki? Kim zavallılığıyla yüzleşmek ister, ta ki buna zorlanana kadar? İnsanlar tarafından zorlanmaktan bahsetmiyorum. Hiçlik ve soğuk, hepimizi tehdit eden bu hyperboria kışı tarafından zorlanmaktan bahsediyorum."