Ozz

Ozz
@hyperstatic
Kitap okuma motivasyonumu artırmak ve okumayı özendirmek niyetiyle burdayım.
Kuran: O'nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur. 42-Şura Suresi 11 Hadis: "Allah ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldığını gösterir." Müslim-İman 302; Buhari 97/24, 10/29; Hanbel 3/1 Bu hadisin hangi kitaplarda geçtiğini iyice dikkat edin. Hadis kitaplarının "en doğrusu" olarak gösterilen, tek hadisini inkar edenin kafir olacağı söylenen Müslim ve Buhari'de. Hadisçilerin mantığına göre bu hadisi inkar eden kafir, bu hadise inanan gerçek Müslüman olacaktır. Allah'a hiçbir şeyin benzemediğini söyleyen ayete karşın, hiçbir mecazi ifadeyi çağrıştırmadan, Allah'ın baldırı olduğunu ve ahirette baldırını açacağını söylemenin yanlışlarını uzunca anlatmaya gerek var mı?
Sayfa 94 - İstanbul Yayınevi
Alıntı
Reklam
Einstein'in görelilik teorisi'ni anımsattı
Bilge bir insan zamanın ondan koparılmasına izin vermemek için tüm zayıflıklarını aşıp zamanını kendisine ayırabilen seçkin insandır. Böyle birinin yaşamı oldukça uzundur. Böyle biri ihmal edilmiş ve boş biri olamaz. Hiçbir zaman başkasının kontrolü altına girmez. O, vaktinin ne kadar değerli olduğunu çok iyi bilir. Dolayısıyla böyle biri için zaman hep yeterlidir. Buna karşılık, zamanının çoğu toplum tarafından çalınanların hiçbir zaman yeterli vakti olmayacaktır.
Sayfa 69 - Panama Yayıncılık
Alıntı
Querencia, kişinin kendi karakterinden güç ve ilham aldığı gözde alanını simgeler. Metafizik bir kavramdır; yani fiziki bir alandan ziyade zihinsel bir durumu anlatır. Hemingway, boğa güreşlerinde boğanın kendisini daha güçlü hissettiği bir köşe olduğunu ve sürekli oraya gitmek istediğini söyler. Güreşçi ise şeytan Mara gibi, elbette onu oradan çıkarmak derdindedir. Alandaki güvenilir yerin, mücadele sırasında boğanın zihninde yavaş yavaş oluştuğunu söyleyen Hemingway, o bölgede kaldığı sürece boğanın yenilmez olduğunu iddia eder. Herman Hesse de, içimizde dilediğimiz zaman ziyaret edebileceğimiz ve kendimize yakışır şekilde davranabileceğimiz dingin bir sığınak olduğunu yazar. İstemediğimiz halde sürekli tekrarlanan duygu ve düşüncelerimizle karşılaştığımızda hemen tepki vermek yerine düşünsel sığınağımıza, kendimizi güçlü, yenilmez bulduğumuz alana girmeyi alışkanlık edinebilir ve orada kalma süremizi artırmaya çalışabiliriz. Çünkü bu tür duygu ve düşünceler, negatif çerçeveleme diyebileceğiniz bilişsel bir paket ile gelir. Dünyayı çarpık görmemize neden olur. Hemen tepki vermek yerine zihnimizin sığınağına geçebilirsek, belki şu soruları sorabiliriz: - Bu durumu kişiselleştiriyor olabilir miyim? - Bu durumu aşırı genelliyor olabilir miyim? - Karşımdakinin niyetini yanlış yorumluyor olabilir miyim? - Kendi sorumluluğumu inkar ediyor olabilir miyim? Bu soruları sorunca, her zamanki otomatik tepkimizden farklı davranırız. Bunu alışkanlık haline getirdiğimizde ise, döngü kırılır, geçmiş bir kader olmaktan çıkar. Bu nedenle Jack Kornfield, duygular tarafından esir alındığımızda, derin bir nefes almamızı, aklımıza Hemingway'in Querencia'sını getirmemizi ve şu cümleyi tekrar etmemizi tavsiye eder: "Seni görüyorum Mara. Kim olduğunu biliyorum. Ne yaparsan yap, ben kendi
Sayfa 309 - Mundi kitap
Toksik olumluluk ve empati
Psikiyatrist İlker Küçükparlak, bir keresinde Twitter'dan uyarmak zorunda hissetti: "Çok rica ediyorum, 'Depresyondaysanız değerlerinizi gözden geçirin, depresyondaysanız hayatınızda değişiklik yapın, ' gibi absürd önerileri bari buraya yazmayın. Yapmıyorlar. Yapamazlar. Depresyon o yapamama hali zaten. Depresyon; mutsuzluk, harekete geçememe, karamsarlık ve değersizlik fikirleriyle karakterize zaten. Bu tabloda kişiye gerçekleştiremeyeceği öneriler sunmak değersizlik fikirlerini ('Yine beceremedim') ve karamsarlığı ('Asla toparlayamayacağım') iyice körüklüyor. " İnsanların neden gözyaşı döken bir canlıya evrildiğini araştıran bazı biliminsanları, cevabın daha güçlü bağ kurmak olduğunu bulguladı. Kendimiz için değil, acımızın başkaları tarafından görünmesi için gözyaşı dökeriz. Bu yüzden, acı çekerken empati yoksunu boş cümleler duymak nadiren işe yarar. İyileşmemizi sağlayan, sıklıkla kurduğumuz bağlardır.
Sayfa 262 - Mundi kitap
Psikoloji
Kusur senin imzandır
Oruç Aruoba 1997'de yazdığı metinde, yanlışlıkla kırdığı ve parçalarını zamkla birleştirdiği kusurlu nesne için şunları yazar: "Dikkatsizlik ederek düşürüp kırdığın, sevdiğin kişinin izlerini taşıyan; senin için değerli bir nesneyi, parçalarını tek tek toplayıp, dikkatle saatlerce uğraşarak özel olarak aldığın bir zamkla yapıştırıp onardığında, ortaya, orası burası eksik-gedik, yamru-yumru bir şey çıkar_ ama eskisinden de daha değerlidir artık; çünkü şimdi senin izlerini de taşıyordur. "
Sayfa 251 - Mundi kitap
Hayata Dair
Reklam