Hani bazı kitaplar vardır, bittiğinde sanki biriyle çok derin bir sohbetten çıkmışsınız gibi hissedersiniz ya, bu kitap benim için tam olarak öyle bir deneyimdi. Irvin D. Yalom ’la ilk olarak Nietzsche Ağladığında kitabıyla tanışmış ve kitaba hayran olmuştum.
Yalom’u bilenler bilir; o sadece bir psikiyatrist değil, aynı zamanda harika bir hikaye anlatıcısı. Ama bu kitapta işler biraz daha kişisel. Kitabın geneline baktığımızda, Yalom’un Marcus Aurelius’tan ödünç aldığı o "Günübirlik Hayatlar" kavramı her hikayede karşımıza çıkıyor. Hepimiz geçiciyiz; anılarımız, başarılarımız, hatta acılarımız bile bir gün silinip gidecek. Ancak Yalom, bu gerçeğin bizi karamsarlığa sürüklemesi gerekmediğini söylüyor. Aksine, bu geçicilik bizi birbirimize daha sıkı bağlamalı.
Kitap, birbirine benzemeyen on farklı insanın terapi yolculuğunu anlatıyor. Ama bu sadece "sorun-çözüm" odaklı bir anlatı değil; daha çok iki insanın karanlıkta el yordamıyla birbirini bulma hikayesi gibi. Yalom, bu hikayelerde sadece hastalarını değil, kendisini de masaya yatırıyor. Bazen bir hastasına sinirleniyor, bazen sıkılıyor, bazen de ne diyeceğini bilemiyor. Bir terapistin "insan" tarafını görmek, anlatılan hikayeleri çok daha samimi kılıyor. Aslında hepimizin içten içe hissettiği ama genellikle halının altına süpürdüğü o büyük korkularla “ölüm, yalnızlık, hayatın anlamı” yüzleşen bir eser.
Kitapta beni en çok etkileyen şey, Yalom’un kendini dev aynasında görmemesi oldu. Genelde bu tarz kitaplarda terapist her şeyi bilen, her sorunu çözen "bilge kişi" gibi yansıtılır. Ama Yalom burada kendi içindeki sarsıntılardan, yaşlanma korkusundan, hatta bazen hastalarına karşı hissettiği o insani sıkılma veya çaresizlik duygularından bile dürüstçe bahsediyor.
Kitapta çok sarsıcı portreler var. Mesela o yeni mezun psikologla olan
O, biçimsiz, sapık, yaşlı, kara kuru,
Soluk benizli, çirkin, her yanı çelimsiz,
Kusurlu, kaba, budala, kıt zekalı, taş yüreklinin biridir:
Yapısı sakat, ruhu ondan da beter bir heriftir.
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu