Çiğdem

Gözler. Surdas'ın gözleri. Görmeyi sağlayan iki çeşme. Surdas kararını vermişti: Evet, cezayı gözler çekecek. Gözler, dünyaya ve ruha açılan pencereler. Günahı, işte bu gözlerle işlemişti. İşlediğimiz günahlar. Aynı şey değil ama ağırlık, günahların ağırlığı. Surdas gözlerine baktı. Aynadaki gözlerine. Günah ve günahın sıralanma biçimi , tıpkı kökler, ağacın gövdesi, dalları ve sürgünleri gibi; bir günah şebekesi. Bu gözlerle günah işledim, dedi, dolayısıyla bu gözler yoluyla arınacağım.
Sayfa 88
Reklam
Puan vermedi·492 syf.·
2021 14. kitabı
Bestseller kitaplar,bende nedendir bilmem güven hissi uyandırmaz.Ancak bu yazar,tüm kitaplarını anı türünde yazdığından mıdır bilmem okuma ihtiyacı duydum ve sonuç hüsran oldu demedim,diyemedim. Çünkü kitapta ticari bir yazım hissetmedim, bazı satırlar öylesine durağan ve boğucu detaylar barındırıyordu ki yazarın sadece ve sadece kendini anlatmak için yazdığı aşikârdı. Şaşırtan detaylar,sürprizli ve süslü anlatımlar yok,yazar ne yaşadıysa onu vermiş bize.Başka okuyucularda da oldu mu bilemiyorum ama bende biraz Bukowski benzerliği uyandırdı,yazım anlamında değil tabii ki tarz olarak,bu nedenle de sempatik gelmiş olabilir.Serinin ikinci kitabını alacak mıyım? evet.
KavgamKarl Ove Knausgaard · Monokl Yayınları · 2025603 okunma
Sokaklarda çıt çıkmıyordu. Beşten önceki saat bu şehrin uyuduğu tek saatti. Önceki hayatımda, Bergen'de yaşadığım on iki yıl boyunca geceleri olabildiğince çok sabahlardım. Bu konuya hiç kafa yormamıştım, sadece sevdiğim bir şeydi ve yapmıştım. Lise yıllarımdaki bir öğrenci kanısı olarak başlamıştı, gecenin özgürlükle bir şekilde özdeş tutulması esasına dayanıyordu. Kendi içinde değil ama ben ve benim gibi birkaç kişinin daha orta sınıf ve konformist olarak gördüğü dokuz-dört gerçekliğine bir tepkiydi. Özgür olmak istiyorduk, sabahlıyorduk.
Sayfa 237
Bir hafta süren yağmurdan sonra güneşin açması bize mucize gibi gelir. Aynı şekilde, üzüntülü bir dönemden sonra mutluluğu daha yoğun hissedebiliriz. Bu iki duygu birbirini tamamlar ve bu yüzden birbirine ihtiyaç duyar çünkü ne melankoli sonsuza dek sürer ne de yüzyıl boyunca mutlu olmaya dayanabiliriz.
Edebiyat
Reklam