Keşke hikayenin devamını da bilebilseydik. Apartmanın nasıl açığa çıktığını nasıl gizli bölmeye girip toplama kamplarına gönderildiklerini, toplama kamplarında neler yaşayıp nasıl öldüklerini... Her klaşikte olduğu gibi çok hızlı ilerlemiyor, öyle alıp hemen bir yerlere götürmüyor. tabi ki bu okunası değil demek değil asla. Okunmalı. Bu kadar sıkıntılar yaşamış yahudi toplum nasıl Filistin'e böyle zulmedebiliyor ki. Yazıkkkk
Samimi, sıcak, doğal, duygusal..
Entrika yok, heyecanlı olay örgüsü de yok . Değişik kendiliğinden bir sürükleyiciliği var. Ben kitapla bir bağ kurdum diye mi yoksa bilemiyorum. Ara ara sıradan gibi gelen yerlerde duygulandım mesela. Bana çok güzel geldi kitap.
...
Onun babası ara ara gider, uzun uzun kaybolurmuş ama gelirmiş hep. Benim babam hiç gitmezdi. Bir kere gitti, bir daha gelmedi.
Bir bilimkurgu klasiği. Çünkü ölümsüz yazılmış. Hiç bir döneme ait olmayan, her dönemin eseri
Kitabın kendine çeken havasını çok beğendim. Bir eğitimde hocamız tüm kitap boyunca havada ateş renkleriyle kitabı okuduğunu, Montag koşarken kendisinn de nefes nefese kaldığını söylemişti. Okumadan önce bunları duydum diye mi bilemiyorum bende nefes nefese kaldım Montag koşarken, kitabı ateşin tüm renkleri gökyüzünde asılıyken okudum.
Kitapları yakan itfaiyecinin kendini sorgulama ve bu konuda eyleme geçmesi hakkında.
Şimdi bende tüm teknolojinin bizi esir almasını bir kenara bırakıp sorguluyorum. Neden her geçen gün kitaplar sayfaları çevrilip okunmaktan çıkıp ekitaba dönüşüveriyor?
Neden okumuyoruz bu kadar kıymetliyken kitaplar, bir çeşit yok etmek değil mi okumamak?
Kızıl Veba'da ; Üniversitede profesörken bir salgınla en ilkel şekilde yaşamak zorunda kalan Granser bilim, teknoloji, eğitim gibi tüm alanlarda "0" olan torunlarına hastalığın nasıl başladığını, hasıl hayatta kaldığını anlatıyor.
Kurgusu güzel bir kitap, okunası. Jack London zaten beni Doğu Yakası'yla kendine hayran bırakmıştı.
Pandeminin hüküm sürdüğü 2 yıl içinde bile her şey ne kadar da değişti. Allah bizi tüm salgın ve ilkelliklerden korusun.
Kızıl VebaJack London · Can Yayınları · 202047,7bin okunma
Yazarın 3 kez ailesi tarafından akıl hastanesine yatırılması nedeniyle bu kitabı kaleme almış. Günün birinde kendi hastane döneminde yaşadıklarını, Veronika sayesinde okuyucusuna sorgulatmayı amaçlamış sanki. Başarısız bir intihar girişiminin neden olduğu hasar yüzünden her an ölüme giden Veronika neleri yapmadığını neleri eksik yaptığını sorguluyor. Ölüme yaklaştıkça yaşamanın önemini anlıyor..
Hızlıca birkaç saat içinde bitirebileceğiniz, sizi hiç yormayan bir kitap.