Puan vermedi·380 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:54
Doğrudan Aykut Kocaman'ı anlatmaktan ziyade İstanbulspor'un 2003 yaz kampından 2004 devre arasına kadar yaşadığı süreç anlatılmış. Bu süreçte Aykut hocanın ortaya koyduğu mücadele ile oyuncu grubunun psikolojik ve fiziksel durumunun, yönetimin maddi imkansızlıklarının ve Cem Uzan'dan kaynaklı idari sorunların Aykut Kocaman tarafından nasıl karşılandığı ile ilgili bir kitap olmuş
Kocaman Bir AdamBarış Tut · İthaki Yayınları · 200432 okunma
Bir Yılda Kırk Yıl Gibisin...
10/10
·110 syf.·
2026 75. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanı okur. Cezmi Ersöz'ün "Kırk Yılda Bir Gibisin"i benim için ikincisinden oldu sanırım... Sayfaları çevirdikçe bana bir şey anlatmadığını, benim çok iyi bildiğim birini anlattığını fark ettim. Yazarın kendi sevgilisine fısıldadığı o cümleler, sanki yıllar öncesinden bana bırakılmış birer not gibiydi; benim adıma, ben daha yokken yazılmış gibi. Ersöz'ün dili zaten bunu yapar: O büyük laflar etmez, teoriye sığınmaz, duyguyu açıklamaya çalışmaz. Yalnızca işaret eder. İkinci tekil şahısla, doğrudan "sen" diyerek konuşur ve o "sen", bir bakarsınız ki sizsiniz. Aşkı nadir, neredeyse imkânsız bir şey gibi anlatması da bundan; başlığın kendisi bir itiraf: kırk yılda bir. Yani sık değil, tekrarı olmayan, bir ömre belki bir kez sığan bir karşılaşma. Kitap boyunca bu nadirliğin hem sevincini hem de yükünü taşıyor; sevmenin insanı nasıl hafiflettiğini ve aynı anda nasıl çaresiz bıraktığını, süslemeden, sahici bir kırılganlıkla yazıyor. Beni asıl sarsan ise şuydu: Yazarın anlattığı, sevdiği o kişiyi ben şimdi, tam bu anda yaşıyorum. Onun geçmiş zamanda kurduğu cümleyi ben şimdiki zamanda yaşıyorum. Sanki aynı ruh, farklı bedenlerde, farklı zamanlarda, belki aynı anda, yeniden ve yeniden doğuyor; Ersöz bir zamanlar onunla karşılaşmış, ben de şimdi karşılaşıyorum. Tanımadığım birini tanır gibiyim, hiç yaşamadığım bir anıyı hatırlar gibi. Kitabın bana yaptığı en tuhaf, en güzel şey bu oldu: Bir başkasının aşkını okurken kendi aşkımı tanıdım. Yazarın sözleri ile benim halim arasındaki o ürpertici örtüşme, kitabı bir edebiyat eseri olmaktan çıkarıp bir ayna haline getirdi. Belki de iyi kitabın işi budur; size yeni bir şey öğretmek değil, içinizde zaten var olan ama adını koyamadığınız şeyi geri vermek. "Kırk Yılda Bir Gibisin" bana sevdiğim
Kırk Yılda Bir GibisinCezmi Ersöz · Tekin Yayınevi · 2006839 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·134 syf.··
2026 37. kitabı
The Darkest Night, aforizmalardan oluşan, alt yapısında nihilizm, felsefe ve varoluşçuk barındıran bir aydınlanma kitabı. Aydınlanma dememin nedeni, birçok cümlede kendinizi sorgulamanızı sağlayacak fikirler barındırması. Hani rahatsız edici kitaplar deriz ya, işte öyle birşey. Okuyup da geçilecek değil, uzun uzun düşündürecek türden. Genel kabul gören kurallar ve tabular yer yer reddediliyor. İnsanın düşündüklerinden ibaret olduğu ve belki de kimsenin göründüğü gibi olmadığı yine Cem beyin aforizmalarının arasında sık sık karşımıza çıkıyor. Dozunda ve yerinde bir kullanım ile ünlü düşünürlerin alıntılarına da yer verilmiş. Hayat denilen bu yolda belki de zaman zaman kendimizi sorgulamaya ve farklı düşünce yapıları ile karşılaşmaya ihtiyacımız var. Çokça altını çizdim, bazı yerlerde Cem beyin keskin edebi zekasını da hissettim. Kitap şimdilik İngilizce basım. Ama okunması rahat, Türkçesi çıkana kadar merak edenlere söylemiş olayım. Türü sevenlere öneriyorum. Keyifli okumalar dilerim... English The Darkest Night is an enlightenment book composed of aphorisms, underlying nihilism, philosophy, and existentialism. I say enlightenment because many sentences contain ideas that will make you question yourself. You know how we say "disturbing books"? Well, it's one of those. It's not the kind you read and move on from; it will make you think deeply. Generally accepted rules and taboos are occasionally challenged. The idea that a person is defined by their thoughts, and perhaps that no one is what they seem, frequently appears in Mr. Cem's aphorisms. Quotations from famous thinkers are also included, used appropriately and in moderation. Perhaps, on this journey called life, we sometimes need to question ourselves and encounter different ways of thinking. I underlined
1000Kitap
The Darkest NightCem Karaoğlu · İkinci Adam Yayınları · 20242 okunma
Dervişin Teselli Koleksiyonu 5
Puan vermedi·144 syf.··
2026 11. kitabı
Hepimiz zaman zaman bir boşluğa bir sıkıntıya düşebiliriz. Ya bu düşüşün etkisine kapılıp kötü hissetmeye devam ederiz yada bu durumdan çıkmak için farklı yollar ararız. İşte tam bu noktada "Duayı Yeniden Keşfetmek" kitabından fayda sağlayabiliriz. Mecit Ömür Öztürk'ün "Dervişin Teselli Koleksiyonu" serisinde böyle olumlamalara rastlamıştık ve serinin bu son kitabı ile dua etmenin erdemini, yöntemlerini ve hayıtımıza kazandıracağı iyilikleri yeniden keşfedebilmek adına bir rehber niteliğinde okumak iyi geldi. Kitap, Yazarın felsefi altyapı ile dini konulara bakış açısı sayesinde alışılageşen dini kitaplar arasında farklı bir yerde durmayı başarıyor. İnsanın içindeki gücü yeniden keşfedebilmesi Yaratıcı ile kurduğu bağ sayesinde çok daha gerçekçi ve güçlü oluyor. "İyi bilin ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur" "Hiçbir uzak, duanın erişemeyeceği kadar uzak değil." Reklam değil tavsiyemdir. #sametkoca #mecitömüröztürk #duayıyenidenkeşfetmek #dervişintesellikoleksiyonu #kitaptavsiyesi
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202687 okunma
8/10
·368 syf.··
2026 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:51
Helloooo Interstellar'ı severleri buraya alalım! Film tadında bir kitaptı ve okuduğum diğer kitapların çok çok ötesinde bir kurguya sahipti. Yazarın muazzam bir hayal gücü var ve bilimin tüm nimetlerinden sonuna kadar yararlanmış. Jason kısa süreliğine evinden çıkıp arkadaşının başarısını kutlamaya gider. Dönüş yolunda bir saldırıya uğrar ve gözünü çok farklı bir dünyada açar. Bulunduğu dünyada çok sevdiği eşi çocuğu bildiği tüm yaşamı yok olmuş versiyonuyla karşılaşır. Bu versiyon, seçimlerin insan hayatını nasıl şekillendirdiğini, on beş yıl önce yaptığı seçimlerin aksine farklı bir seçim yapsa ne olacağını okuyoruz. On beş yıl önce geride bıraktığı Jason ödüllğü bir bilim insanı olmuştur. Bizim bildiğimiz Jason ise tek düze yaşayan öğretmenlik yapan aile babasıdır. Ödüllü Jason'ın bizim bildiğimiz Jason'ın hayatını seçsem nasıl olurdu diye düşündüğü noktada ise devreye bilim girer. Bilim kurgu türü çok okuduğum bir tür olmayınca başlarda epey bir önyargım vardı ama okudukça Jason'a hak verdim. Bende olsam aynı merak içerisinde kalır elimdeki tüm nimetlerden yararlanırdım. Bizim Jason'ın bulunduğu yeni dünyadan kendi gerçek dünyasına ailesine kavuşma çabasını çokça taktir ettiğimi de belirtmek isterim. Aklında hep bir ukde kalsa da yaptığı seçimden pişman olmaması verdiği mesaj gayet güzeldi. Minik bir itiraf; okurken aklımda hep Interstellar'ın Cooper'ı Matthew McConaughey vardı. Bu sebeple Jason = Matthew hayal ettim, eh neden göz zevkim de şenlenmesin değil mi ama Bilim kurgu seviyorsanız, ya da çok nadir okuyorsanız, ya da ilk kez okuyacaksanız o zaman alın size öneri OKUYUN ve OKUTUN KitapRüyasından Sevgilerle
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018412 okunma
Yine sabahlayrak kitap bitirdiğimiz birgün 2:50
10/10
·336 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:23
Hepinize selamm! Hizmetçinin ikinci kitabının incelemesiyle karşınızdayım. Hem spoilerli hem de spoilersiz olacak. Ona göre uyarı koyacağım. Öncelikle başlarında sıkıntıdan baygınlık geçirdim. Hizmetçi de başından itibaren olayların içine giriyorduk ve her bölüm sonu heyecanlı bitiyordu. Sürekli sayfaları çevirmek istiyordum. Ama bu kitapda böyle olmadı maalesef. Ne olduysa son 100 sayfada oldu. Ama o 100 sayfayı da soluksuz okuduğumu söyleyebilirim. Sonuyla Hizmetçi yi açık arayla geçti. Bakalım diğer kitapta ne olacak? SPOİLERLİ KISIM Şimdi... Okurken şöyle dedim Wendy şeytana pabucunu ters giydirir. Ama sonra fikrimi değiştirip Millie'nin daha tehlikeli olduğuna karar verdim. Kız iki dakikada iki insanın da sonunu getirdi. Ayrıca olayları bu kadar iyi planlayıp buna bir intihar süsü vermesi de zekiceydi. Öte yandan Wendy... Herşeyi güzel planlamıştı fakat belli ki sonunu hesaba katmamış. Hele o adam yok mu? Russell. Adamın ne ... olduğu belli değil. Karısını aldatacak kadar aciz, ama adam öldüremeyecek kadar iyi kalpli. Başta aldatıyor karısını sonra da "ben söylerim boşanırız, sonra da senle evleniriz" yok ya. Ee madem başta karına söyleseydin ben senden boşanacağım diye. Wendy'de keşke sevse adamı. Adamı sevdiği için yapmıyor ki. Wendy kendine koca aramıyordu, kocasını öldürmesine yardım edecek bir aptal arıyordu ve buldu. Tabi o adam bir "melek" çıkınca işi kendisi yapması gerekti, adam görevini yerine getirmemiş oldu ve o da bunu açıkça belirtmek için şu cümleleri kurdu: "Russel gülümsediyse de yüzünde bir gerginlik vardı. Douglas'ı öldürmek istemediğini saklamamıştı. Kendisi mutfakta saklanırken pis işi bana yaptırmasına hâlâ inanamıyordum. Eh, mutlu değilse şirret karısına geri dönebilirdi, ben kendime milyon dolarımın tadını birlikte çıkaracak yeni
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,3bin okunma