Ben, anlatımlarımla sizleri büyük bir değişime sevk edebileceğimi iddia etmiyorum. Çünkü bu yoğun kötücül düzen bir günde oluşmadı. Bunun tek bir sebebi, tek bir kaynağı da yoktur.
Sesten görsele, zihinden kalplere kadar her şey kademeli olarak zehirlendi. Suç zehirlenmiş olanlarda değil, zehrin kaynağındadır. Suç sizin eylemlerinizde de değil. Her ne kadar meta ve gereçler uğruna birbirinizle yarışa girmiş olmanızdan hoşnut olmasam da suçun kaynağı maalesef siz değilsiniz.
Rezidans hayatlara da şahitlik ettim, rezidans hayatlara ulaşmak için mücadele veren hayatlara da... Her ortamda sessiz bir gözlemci oldum. Bununla birlikte, bir çare bulucu olmak da istedim.
Ne kadar soyut bir eylem gibi görünse de bunun en somut örneğini sizlere vereyim: İnsanların düşünme yetisini dahi ellerinden almaya çalıştılar. "Düşünürsen heder olursun." dediler. Korkuttular. Bunu kimi zaman uzmanı söyledi, kimi zaman da ezberden konuşanlar...
Lakin bu doğru değil.
Evet, düşünmeliyiz. Düşünmekten, zihnin ve kalbin senkronundan kaçmamalıyız. Zira düşünenler Hakk'ı bulur; meta ve gereçlerde değil, hayırda ve iyide yarışırlar. Makul bir hayat talep eder, makul ve sade bir hayat yaşarlar.
İşte size anahtar...
Serhat Tekin
17.06.2026 ✨✍️