arun

arun
@i0413
any pronouns
34 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Mom said everything was for my sake, calling it love. But to me, it seemed more like we were doing this out of her own desperation not to have a child that was different. Love, according to Mom's actions, was nothing more than nagging about every little thing, with teary eyes, about how one should act such and such in this and that situation. If that was love, I'd rather neither give nor receive any. But of course, I didn't say that out loud. That was all thanks to one of Mom's codes of conduct -Too much honesty hurts others- which I had memorized over and over so that it was stuck in my brain.
Almond
Almond
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Anne? Sana bir sey sorabilir miyim?" "Ne istersen sorabilirsin." "Onu sevmek zor mu?" "Hayır." Bir an bile tereddüt etmemişti "Onu anlıyor musun?" "Her zaman degil. Ama sevdiğim insanları her an anlamak zorunda degilim, Ari." "Belki ben anlamak zorundayımdır." "Senin için zor, degil mi?" "Onu tanımıyorum, anne." "Bunu söyledim diye bana kızacağını biliyorum Ari ama yine de söyleyeceğim. Bence günün birinde anlayacaksın." "Evet,"dedim. "Günün birinde." Günün birinde babamı anlayacaktım. Günün birinde bana kim oldugunu anlatacaktı. Günün birinde. Bu kalıptan nefret ediyordum.
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor
Çoğu insandan farkın yok; sen de rüyalar sayesinde ayakta duruyorsun. Belki bazıları bunu dillendirmiyor ya da hâlâ nefes alıp veriyor olmalarının ürkek omzunu başka bir duvara yaslıyor. Ama işin
ÇOĞULLAMA Biz bu lavanta kokularını bilmeden taşıyoruz Biz bu tavanı bilmeden eski rengine boyuyoruz
V Biz olmayan insanlarız, ya da çok kuşkuluyuz - böyle Nereden geldiniz, tam sizi soracaktım - böyle Biraz da soğuk almışım, biraz da içki, biraz da bahçe Yukarı çıkalım, hadi çıkalım, annem çay pişirir size Çünkü o bizim yukarda her zaman bir mavi olur Güneşler girer çıkar ellerinize Biriyle konuşursunuz, olmayan biriyle, hadi sevinin Kim bilir, belki de buluşursunuz Söz verip sizi bekletenlerle Sonra da çıkarız - niye olmasın - bahçeye çıkarız birlikte Otlara basarız, dallara değeriz, bunları hep yaparız Biraz da susmalıyız. İnsan bir şeyler aramalı kendinde. Dedim ya, annem de var, ama çay pişirmez size Durur da durur işte yıllanmış heykeller gibi Bilmem ki, bilmiyorum da, belki de benim annem yok Belki de öyle beyaz ki, alışmış görünmezliğe. Nereye gidiyorsunuz ama nereye Sanki biz olmayan insanlarız biraz da kuşkuluyuz Ya da çok kuşkuluyuz - böyle.
Edip Cansever
Edip Cansever