Sado-mazoşist bir hazla, doğrudan hedefi olmadığımız her saldırı, bize geniş soluklar aldırıyor. Hak edilmemiş, kendinden menkul bir güvenlik duygusunun zavallı rehavetiyle, başkalarının öldürülmesine, oturduğumuz yerden, öldüren adına -öldürenin dahi aklına gelmeyen- haklılık nedenleri üreterek güvenliği mizi güçlendiriyoruz! Üstelik utanmaz bir merhamet duygusu eşliğinde ve "can çekişenlerin dik kafalılığı" (Rilke) ile...