Orhan Kemalin klasik bir halk romanını ilmek ilmek işleyişi…
Hızlı okuduğum nadir kitaplardan biriydi. Hızlı okumamın sebebi kitabın çok ilgi çekici olmasından ziyade dilinin ve konunun basitliği aslında. Toplumumuzun olmazsa olmazı, toplumumuzun klasiği; kayınvalide-gelin-anasının biricik oğlu- öteki kadın hikayesi. Her ne kadar klasik olsa da bir çok sayfada “aaa böyle olacağını tahmin edememiştim” dedim. Okuyun okuyarak bişey kaybetmezsiniz, ama çok da farklı bir şey okumayacağınızı bilin beklentiyi yüksek tutmayın.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
İyi ki okudum dediğim bir kitaptı. Her kişisel gelişim kitabı gibi aslında “bilmediğimiz değil de farkında olmadığımız” farkındalıklarım oldu. Okurken “aa hakkaten de öyle ya ben bunu neden hiç düşünmedim” dediğim anlar yaşadım. Serkan beyin tespitlerini gerçekten tebrik ediyorum. Siz de bir kere daha farkındalık kazanmak, ve hayata dair yeni kararlar almak istiyorsanız mutlaka okuyun. Kitap okuma alışkanlığı olmayan biri olarak ben kitabı iki günde bitirdim. Çünkü hayata bakış açımı güzelleştirmeyi gerçekten istiyorum. Buradan sonra minik bir spoiler vereceğim, kitabı okumadan incelememin devamını okumayın.
Kitabın özetinde dopamin denen nörotransmitter maddenin bir başlangıç, zirve ve çöküş dönemi olduğuna odaklanılmış. Çünkü her şey bu sürecin dengesini koruyabilmekte. Doğru zamanda, doğru miktarda mutluluk, kapıların anahtarıdır. Ve bence, mutluyken mutluluğu, o anı yaşayın diyor. Anın sonucuna değil o ana odaklanarak dopamininizi dengeleyin. Çünkü homeostazi (biyolojik denge) canlıların ortak özelliğidir. Ve vücudumuz yaratılışı gereği dengeyi sever. Şimdi yeniden dopamini zirveye getirmeden önce bırakın demlensin…