Kitabın sonlarına doğru ağlamadan durabilmek oldukça güç. Ölmek üzere olan naif bir adamın, dünyaya gözlerini açalı birkaç ay olmuş küçücük kızıyla geçirdiği müthiş değerli o dakikaları düşündükçe kahrolmadan edemiyorum. Özellikle Son Söz kısmında eşi Lucy'nin yazdıklarını okudukça, eşine olan sevgisini gördükçe daha da duygulandım.