"Bugün artık rakibi yoktu...derken birdenbire, boğazının içinde bir şey aşağıya düşüyormuş gibi hissetti. Midesine doğru. Soğuk ve boş birşey. Boş bir delikti aşağıya yuvarlanan. Yuvarlanırken de
peşinde bir iz gibi bu kötü duyguyu bırakıyordu. İma
sayılabilecek kadar zayıf bir soru...kendisinin gerçekten
bugünkü parlaklığın gerektirdiği kadar büyük olup olmadığı
sorusu..."
"Başkalarının ne düşündüğüne aldırmıyorsun, ki buna
anlayış göstermek mümkün. Ama onların senin gibi
düşünmesini sağlamak bile umurunda değil, öyle mi?"
"Değil."
"Ama b ... bu canavarca bir şey."
"Öyle mi? Belki. Bilemiyorum.
"Biçimleri; amaç, yer ve malzeme saptar. Bir
merkez fikir çevresinde oluşturulmamış hiçbir şey, mantıklı
da, güzel de olamaz; her ayrıntıyı oluşturan da o fikirdir."
"Sana verdikleri her problem,
çizmeni istedikleri her tasarım ... ne yaptın onları sen?
Hepsini o ... doğrusu ona üslup bile diyemem ... senin o
inanılmaz biçiminde çizdin. Sana öğretmeye çalıştığımız
ilkelerin hepsine aykırı. Sanatın yerleşmiş ve kabul edilmiş
bütün örneklerine ve geleneklerine aykırı. Sen kendini
modernist olarak görüyor olabilirsin, ama bunlar öyle bile
değil. Bunlar, eğer gücenmezsen, katıksız delilik!