“Gemi yolculuğu yapan yolcular bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir adaya uğrarlar, yolculardan bir kısmı ihtiyaçları ile yetinip hemen gemiye geri dönerler ve en rahat yerlere otururlar. Bazıları adanın güzelliklerine, çeşit çeşit meyve ve çiçeklerine, kıymetli taşlarına kapılıp oyalanır gemiye geç binerler; bu yüzden gemiye geç gelir hem uygun yer bulamazlar hem de adadan topladıkları şeyler yolculuk boyunca başlarına bela olur. Bir grup yolcu ise gemiden iyiden iyiye uzaklaşarak adanın çekiciliğinde kaybolur geminin kalktığını bile farketmezler. Adada sefil bir şekilde ölürler.”
-el Kındi
Mollie'nin Snowball'a sorduğu ilk soru, "Ayaklanma'dan sonra da şeker bulabilecek miyiz?" olmuştu.
Snowball, "Hayır" diye kesip atmıştı. "Bu çiftlikte şeker meker üretemeyiz. Kaldı ki, şeker gerekmeyecek. Dilediğin kadar yulaf ve saman yiyebileceksin."
Bu kez "Peki, yeleme gene kurdele takabilecek miyim?" diye sormuştu Mollie.
Snowball, "Bak, yoldaş" demişti. "Senin onsuz edemediğin kurdele, köleliğin simgesidir. Özgürlüğün kurdelelerden çok daha değerli olduğunu kafan almıyor mu?"
Mollie, "Kabul" derken pek inanmış görünmüyordu.