Daha iyi bir yaşam için her gün yüzlerce insanın göç ettiği ama sonunda bir parça ekmek için onurundan, şerefinden hatta canından olduğu bu yağmalanmış şehrin, her gün yüzlerce taşıtın katılmasıyla tam bir keşmekeşe dönüşen o Allah'ın belası trafiğe daldım.
Mezar taşlarına konan nasipsiz sonbahar kuşları mehtaplı gecelerde kanatlarına ölülerin ebedî sevgilerini yüklerler ve çok uzak iklimlere doğru uçarlar.
Bütün bu pislik deryasının içinde mesleğini doğru yapmak için sadece cesaret yetmez, aynı zamanda kocaman bir yürek gerekir. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor işte.