43. SONE
Elizabeth Barreth Browning
Seni nasıl mı seviyorum? Dur anlatayım.
Seni ruhumun erişebileceği derinlikte,
Ende ve boyda seviyorum.
Varlığın ve düşsel erdemin sınırları
Görünmezken gözüne,
Seni her günün en sakin anı gibi seviyorum,
Güneşle ve mum ışığıyla.
Seni özgürce seviyorum, hak için savaştığı gibi insanların.
Seni safça seviyorum, şükran duasından dönmeleri gibi inananların.
Eski acılarıma ve çocukluk inancıma
Sunulmuş tutkuyla seviyorum.
Seni, kaybettiğimi sandığım bir aşkla seviyorum,
Kayıp azizlerimle, nefesimle seviyorum seni,
Ömrümün tüm tebessümleri ve gözyaşlarıyla
Ve Tanrı izin verirse eğer
Seveceğim seni, öldükten sonra da.
Sorun, hayatın düz ilerlemesi, diye düşündü Hayalet.
Günler oraya buraya dağıtılabilse, mesela pazartesi kırk, salı dokuz, çarşamba günü seksen bir yaşında olabilsek, her şey daha kolay olabilirdi. Böylece her şeyin geçici olduğunu idrak eder, yaşam boyu kaç versiyonumuza dönüştüğümüzü anlayabilirdik. Yaşamın güzelliği apaçık gözlerimizin önüne serilirdi. Günbatımlarının bize her günün en nihayetinde geceye döndüğünü göstermesi gibi.