Yalnızca bir roman değil; insanın vicdanla, inançla, adaletle ve korkuyla olan mücadelesinin yeniden sahnelenişi.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, Kazancakis’in Tanrı’yı gökte değil, vicdanın tam ortasında aramasıdır. İnancı bir ibadet değil, bir eylem olarak anlatır. İsa burada bir peygamber değil; bir insanın içindeki merhamet ve adaletin sesi gibidir.
Dil olarak yoğun, felsefi ama aynı zamanda çarpıcı biçimde sade. Kitap bittiğinde kendinizle yüzleşiyorsunuz.