4- Ben, kendimi yaşamımın dönüm noktasında hissediyorsam, bunun nedeni kazandıklarım değil, yitirdiklerimdir. Kendimde sınır tanımaz derin güçler duyumsuyorum. Bu güçlerin sayesinde, yaşamı hissettiğim gibi yaşamaya zorunluyum. Bugün kendimi her şeyden böylesine uzak hissediyorsam, bunun nedeni, sevmek ve hayran olmaktan başka bir güce sahip olmamamdır. Gözyaşı ve güneş yüzlü yaşam, tatsız tuzsuz yaşam, soğuk taşlar sunan yaşam, sevdiğim ve hissettiğim gibi olan yaşam, bana, yaşam okşandığında umutsuzluğun ve aşkın tüm güçleri birleşecekler gibi geliyor. Bugün, evet ile hayır arasında bir mola değildir. Bugün evettir ve hayırdır. Gözyaşları ve güneş olmayan her şeye hayır ve başkaldırı. İlk kez verilmiş sözün tutulacağını duyumsadığım yaşama evet. Karmaşık ve çok hareketli geçen bir yıl bitiyor ve İtalya; geleceğin belirsizliği, ama geçmişim ve kendimle ilgili mutlak bir özgürlük. Benim tek yoksulluğum ve zenginliğim budur. Oyuna yeniden başlıyormuş gibiyim; ne daha mutlu ne daha mutsuz. Güçlerimin bilincindeyim, eksiklerimi hor görüyorum ve bu coşku, bu bilinç, yazgımla yüz yüze gelmemi hızlandırıyor.
"Ben gayet iyi biliyordum, biliyordum neyin peşinde olduklarını, zararsız görüntülerin altında o insanların neler sakladıklarını. Öldürmekti tek dertleri, öldürmek ve birbirlerini öldürmek, bir çırpıda değil elbette ama tıpkı Robinson gibi yavaş yavaş, ellerinin altlarında ne bulurlarsa onunla, eski üzüntüler, yeni sefaletler, henüz adı konmamış nefretler ya da yekten savaş yoluyla, üstelik her şeyin her zamankinden de çabuk olup bitmesini temenni ediyorlardı."