Tüm dünya sistemi, yasaların, tüketici davranışlarının, ekonomi teorilerinin ve dinin rasyonalize ettiği çılgınca varsayımlar üzerine kurulmuştur.
İşte İngiliz madenci oğlunun klasik öyküsü:
“Anne, üşüyorum, sobayı yakamaz mısın?”
“Kömürümüz yok.”
“Neden?”
“Çünkü baban işsiz kaldı.”
“Neden?”
“Fazla kömür olduğu için.”
Böylesine bir delilik, kapitalist sistemin doğası gereğidir.
Gündüz Vassaf
Psikiyatride, tedavinin(hiç tedavi yapılmamasına göre)etkili olduğunu ya da belli bir tedavi yönteminin bir diğerinden daha etkili olduğunu kanıtlayan hiç bir bilimsel kanıt yoktur.Yıllardan beri psikiyatristler ve psikologlar, psikiyatrinin geçerli bir bilim dalı olduğunu, psikiyatriste gidenlerin “iyileşme” şansının gitmeyenlerden daha yüksek olduğunu kanıtlamak için türlü araştırmalara girişmişlerse de, bunda başarılı olamamışlardır.Özetle kendi hedefleri doğrultusunda ele alınacak olursa, psikiyatrinin işe yaramadığı ortada.
Gündüz Vassaf
Suskunluk, duyuların yoğunlaşmasına yol açar-insanlar arasındaki sessizlik, iletişimin çoğalmasını sağlar.Çünkü sessizliğin içinde, ikimizden ya da üçümüzden daha büyük olan bir şeyi paylaşırız.Sessizlik, duyularla algılananların tümünün doruk noktasıdır.
Gündüz Vassaf
Birbirimizi anlayamayacağız korkusuyla, sözcükleri gereğinden çok fazla kullanıyoruz.Konuşmamanın, iletişim kurmayı reddetme anlamına çekilmesinden, kabalık olarak görülmesinden korkuyoruz.Ayrıca, çok fazla konuşuyoruz.Sessizlik bizi ürkütüyor.Sessizliği denetleyemiyoruz.Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımadığımız dürtülerin,özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır.
Gündüz Vassaf