"Kişi iki küçük azasıyla kişilik kazanır: Dili ve kalbi." denilmiştir. Yani aklı ve düşüncesiyle, konuşmasıyla kişiliği ortaya çıkar. Buradan da aklın ilimle süslenmesi, faydalı bilgilerle donatılması ve değişik ilimleri öğrenmiş olmakla geliştirilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır.
Şuurlu Müslüman kadının şahsiyeti de dışı ve içiyle birlikte meydana gelir. Zeki, olgun Müslüman kadın öyle bir kadındır ki, dışı ile içi arasında denge kurmuştur. Kendisinin beden, akıl ve ruhtan meydana geldiğini idrak etmiş ve her birine hakkını vermiştir. Hiçbiri aleyhine olacak şekilde diğerine ağırlık vermemiştir. Ve bu dengeyi kurarken de kendisini buna teşvik eden ve arzu edilen hak din İslam'ın yolunu, usulünü kullanmıştır.
İslam, Müslümanların giyim kuşamlarında, görünüşlerinde, davranışlarında ve işlerinde farklı ve insanlar arasında al benek gibi olmaya teşvik etmiştir. Ta ki insanlara ulaştıracakları büyük mesajı, tebliğ görevini yüklenmeye layık güzel bir örnek olabilsinler.
"Doğduğunuz anda yaşam öykünüz oluşmaya başlar. Oluşan bu öyküde siz 'kendiniz olarak' var mısınız? Bunun farkında olmanız çok önemlidir. Öykünüzü kendi seçimlerinizle mi, yoksa başkalarının size biçtiği rollere göre mi oluşturuyorsunuz?
Evlilikte iki farklı öykü bir araya gelir. Bu iki öykü birbirinden bağımsız olarak yaşamaya devam mı edecek, yoksa 'bizim öykümüz' dedikleri yeni bir öykü oluşturabilecekler mi?
Evlenenlerden biri kadın, diğeri erkektir; ama unutmayalım her ikisi de insandır ve diğer tüm ilişkilerde olduğu gibi mutlu bir evlilik ilişkisinde de temel olan insan insana iletişimdir."