Puan vermedi·112 syf.··
2026 9. kitabı
《《《《《《《《SPOILER YOK 》》》》》 Kitap benim beklentilerimin üzerindeydi ve akıcıydı bayağı.Tam olarak klasik değil de kafa dağıtmaca kitabı olarak da görebilirsiniz.Edebiyat dersinde denk gelmiştim ve ilgimi çekmişti ve aradan hemen hemen 1 yıl geçti ve iyi ki okudum.Nüzhet'e yer yer sinir oldum çünkü kitabın ana anlatıcısından 4 yaş daha büyük olmasına rağmen olgun gelmedi davranışları. Klasik eserlerde ben genel olarak kitabın ne şekilde sonlanacağını doğru bilirim ama bu kitapta tahmin edemedim bu da beni biraz şaşırttı.Ama aşırı hızlı okudum,bilmediğim kelimeler olsa da cümlenin bağlamından az çok anlaşılıyordu.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,2bin okunma
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:31
Selam kitap dostlarım bugün bir şiir kitabı ile geldim. Bu kitapta kökleri geleneksel tasavvuf düşüncesine dayanan ancak yüzü tamamen bugünün modern dünyasına, insanına ve çıkmazlarına dönük güçlü bir edebi yönü ile karşımıza çıkıyor. Şair, insanın hem kendi iç dünyasında verdiği varoluşsal mücadeleyi hem de dış dünyadaki toplumsal ve teknolojik dönüşümlerin getirdiği yozlaşmayı bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. ​Şiirlerin genelinde öne çıkan en belirgin tema, dünyanın geçiciliği karşısında insanın düştüğü gaflet ve manevi uyanış arayışıdır. Şair, hayatı gelip geçen bir kervana benzeterek insanın bu dünyada baki kalmayacağını hatırlatır ve nefsin geçici hazlarına kapılan insanı sert bir uyanışa davet eder. Bu manevi uyanışın yolu ise "bilgi", "ilim" ve "kendini bilmekten" geçer. Hayatın terbiyesinden geçmeyen, bilginin sefasını sürmeyen ve hakikate gözünü kapayan insan, kendi yalanına kanan bir mahkûm olarak tasvir edilir. İnsanın özünü, ahlakını ve karakterini bulması ancak Hakk’a giden yola yönelmesi, nefsini terbiye etmesi ve kalbini manevi bir cila ile temizlemesiyle mümkündür. Bununla birlikte, şair fildişi kulesinden seslenmek yerine doğrudan toplumsal adaletsizliklere, ahlaki aşınmaya ve insan ilişkilerindeki çürümeye ayna tutar. Hayatın herkesi aynı mektepte, fakat farklı şartlarda imtihan ettiğini vurgularken; varlık ve yokluk, zenginlik ve fakirlik, zariflik ve çirkinlik arasındaki keskin zıtlıkları evrensel bir kader döngüsü içinde işler. Şiirlerin modern çağa dokunan en özgün damarı ise dijitalleşme ve teknolojik esaretin getirdiği e-hastalıklar ve yabancılaşmadır. Şair, sürekli değişen bilişim dünyasının, çoğalan seçeneklerin ve ekran bağımlılığının insanı kendi hakikatinden kopardığını savunur. ​Sonuç olarak bu şiirler; teknolojinin ve
Kırk Şiir Bir ŞairEmre Zeybek · Tebeşir Yayınları · 20258 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Herkese merhaba Bugün sizlere klasik kitap tadında, okurken hem düşünüp hem de kendi içinizde bir yolculuğa çıkacağınız çok güzel bir kitap tavsiyesi ile geldim Bazı kitapların ruhu vardır, yani biz okurken öyle hissederiz. Bu his yazarın anlatımından mı yoksa söylemek isteyip de söyleyemediğimiz sözleri bağıra bağıra susmak zorunda kaldığımızdan ve kendimizden bir parça bulduğumuzdan mı kaynaklanır bilinmez ama o ruhu hissederiz. Geçmişten Düşenler ince ama okuduktan sonra etkisinde kalacağınız bir eser. Aslında tam olarak nasıl anlatacağımı da bilmiyorum ama bir yerden başlamak lazım en azından okurken hissettiğim duygulardan bahsede bilirim. Hayat öyle bir mücadele ki bazen bile bile yanlış yapıyoruz, o yanlışın bize zarar vereceğini bildiğimiz halde ısrarcı oluyoruz. Yürüdüğümüz yol, inandığımız e sevdiğimiz kişi, etrafımızdaki insanlar, doğru bildiğimiz yanlışlar yada yanlış olduğuna inandığımız doğrular ve herşeyin üst üste geldiğini hissettiğimiz, hayatımızın kırılma noktasına geldiğini hissettiğimiz o an. Bu eser bizi tam da o anda yakalayıp hayatımızı yeniden gözler önüne seriyor, yani ben öyle hissettim. Kitaptaki bazı karakterlere kızmam ve onlar için üzülemem de aslında kendime karşı yaptığım haksızlıklar için gecikmiş bir tepki gibiydi. Geçmişten Düşenler bana göre hissederek okunması gereken bir kitap, ben ne kadar anlatsam da kendi hikayem dışındaki hikayeleri bilmediğim için anlatmam yetersiz kalabilir. Bence herkesin okuyup kendi içinde yaşadığı ve yüzleşmek istemeyip ertelediği duyguları ile hesaplaşması gerekiyor, çünkü bu kitapta anlatılanlar kurgu gibi görünse de hayatın içindeki gerçeklerin ta kendisi.
Geçmişten DüşenlerGülcan İnce · Perseus Yayınevi · 20262 okunma
8/10
·288 syf.·
2026 33. kitabı
Öncellikle söyleyeyim korku, gerilim tarzında kitapları nadiren okuyorum, çünki çok korkuyorum, katil ya da suçluyu öğrendiğimde gözlerim yaşla doluyor, ama bu kitap hiç korkulu değildi. Hatta şöyle söyleyeyim suçluyu tahmin etmek kolaydı, ya da ben artık bu tarz polisiye, gerilim kitaplarında bazı ipucular yakalamağı öğrenmişim. Ama kitabı gerçekten heyecanlı bir şekilde okuyorsun, zaten sayfa sayısı az olduğu için çok hızlı okunuyor, 1 günde bitiyor. Beni rahatsız eden kısım yazarın "İş arkadaşı" kitabının sonunda da öyle olmuştu, hani en büyük suçlu cezasını çekiyor, diger daha hafif suçlu ise "iyi" bir karakter gibi gösteriliyor ve bundan sonra mutlu bir hayat yaşıyor, yani ceza almıyor, bir gerekli tedbir görülmüyor, tek barışmadığım kısım o. Kitapta karakterler arasında düşüncelerim şöyle. İlk önce anne yani Erika'nın evlatları arasında ayrıcalık yapmasını, Liam'ı Hannah'dan daha çok sevmesini okurken biraz ebeveynliğini eleştirdim. Ama Erika'nın oğlunun hoşlandığı kızların başına bir şey gelmesin diye kızları uyarmasını, oğlunun ne kadar tehlükeli olduğunu bildiği için kızları korumasını okumak çok iyi hissetdirdi. Diğer karakterler hakkında bence birşey söylemem gerekiyor, spoi vermiş olurum, kitap polisiye tarzında olduğu için bunu kendiniz okurken daha iyi bulursunuz. Bu kitapta resmen "sosyopat" ve "psikopat" arasındakı farkı öğrendim, yeni bir tecrübe edindim diye bilirim hshshjdjd. Ve dahası bu kitapta genlerin çocuk gelişiminde ne kadar kuvvetli bir sebep olucağını öğreniyoruz. Birde yazarın henüz ikinci kitabını okumağıma rağmen artık şu neticeyi çıkarıyorum. İlk başta herşey bariz görünüyor gibi oluyor, şöyle düşünüyorsun e biz bulduk zaten suçluyu, henüz 140 sayfa var, daha ne okuyacağız acaba ama kitap seni kandırıyor, başka hikayeler
1000Kitap
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026866 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 96. kitabı
Osman Pamukoğlu Sakarya Miti “Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 21 Eylül 1921’de orduya yayınladığı bildiriyle “Mehmet”in hakkını “Mehmet” e verdi: “Kurtulus için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi baska muharebe meydanlarında da tanımıştım. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği sizinkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payn senindir.Kanaatinle, imanınla, itaatinle,hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pak kalbinle,düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranlarımı söylemeye nefsime en aziz borç bilirim..” Osman Pamukoğlu’nun kaleme aldığı bu #sakaryamiti eseri,Türk tarihindeki en zor dönüm noktalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi ni anlatan, okuru iyi bi sarsıp kendine getiren bir çalışmadır. 23 Ağustos-13 Eylul 1921 tarihlerinde olan Sakarya Meydan Muharebesi’ni yazarımızın kaleminden okurken çalışmanın sadece tarihi anlatılardan değil bir komutanın gözünden muazzam bir analiz ile biz okurlarını aydınlattıdığına şahit oluyoruz. Eseri okurken, Sakarya’yı sadece kazanılan bir zafer olarak değil,bir milletin varoluş ve yok oluş çizgisindeki o ince dengeyi,o dönem yaşanan imkansızlıklara da tanıklık etmiş oluyoruz. Sakarya Muharebesi nde en küçük rütbeden en büyük rütbesine kadar Türk Subaylarının yaptığı fedakarlıklar,gösterdikleri kahramanlıklar cok kıymetli. Sakarya Muharebesi nin hep en ön safında Türk Subaylarımız çarpıştığı için katılan subayların hemen hemen yüzde sekseni ya şehit ya da Gazi olmuşlar.Hepsini rahmet ve minnetle anıyorum.Ruhları şad olsun. @inkilapkitabevi kitapfisiltisi sevtap #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi #reklamdeğiltavsiye
Sakarya MitiOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 014 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 59. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 13:01
İncelemeye geçmeden önce akıllarda tek bir soru dahi bırakmayan önsözüyle Ali Bilgin'e teşekkürü borç bilirim. Kitabımız kendi konforunu Turan idealleriyle hiçe sayan Demir'in Orta Asya'da bir rota oluşturup o bölgede Türklüğü uyandırmak adına çıkmış olduğu yolculuğa konu almaktadır. İdealist bir adam olan Demir, o bölgede öğrenciler yetiştirip onların da farklı bölgelere dağılmasını sağlamak ve sonrasında organize bir uyanışı başlatmak niyetindedir. Bu niyetle, hem çok sevdiği Hazin Hanım'dan hem de vatanından, huzurundan ve düzeninden vazgeçmiştir. Kitapta, yazarın İtalyan rahibelerin çalıştığı Fransız St. Joseph okulundaki sürecinden etkilenmiş olduğunu görülmekte, İncil'den alıntılar yapması, Demir'in öğrencisi olan Ay Demirler'in 12 havariye benzetilmesi ve ayrıca Demir'in davasını silahla değil sözle, izahla ve idrak ile sürdürmesi de onu İsavari bir insan hatta üstinsan olarak aktarılması da bunu desteklemektedir. Kitabın ilk yarısında daha çok bir aşkın ızdırabına, sonrasında da davasındaki ilerlemesine şahit oluyoruz. Ben metni çok güçlü bulamadım maalesef. Elbette, yazarın kendi önsözünde belirtmiş olduğu gibi okuyanı ekileyen yanı inkar edilemez ama sanki bu metin daha detaylı ve uzun olmayı hak ediyordu. Yine de içinizdeki o Türk olmanın gururunu ve o görev bilincini hissedebiliyorsunuz.
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022701 okunma