Ve yine bir geceye küser içimdeki rüzgar,
Suskun yıldızlar dökülür avuçlarımdan,
Yorgun adımlar taşır beni,
Sonsuz bir yalnızlığın kıyısına.
Gözlerimde titrek bir kıvılcım,
Ama bilirsin; ateş yanmaz,
Küller konuşur bazen,
Ve her kül, bir hikayeye mühür olur.
Kalbimde taşınmış ağırlıklar,
Her biri bir nehrin unutulmuş şarkısı,
Ellerim hâlâ boş, hâlâ titrek,
Tutup da tutunamadığım masumiyet gibi.
Bir şiirin kollarına bırakırım kendimi,
Sessizlikle örülü bir sarayda,
Kelime kelime dinlenmek için,
Kendi yıkık kentlerimin ortasında.
Peki bu yorgunluk,
Beni kendine bağlayan zincir mi,
Yoksa kaçışın ta kendisi mi?
Bilmem. Ama yine de yazıyorum,
Çünkü kelimeler,
Bazen en büyük dinleniştir.
12.01.2025
İbrahim Nergiz