En güçlü argümanı bu düzeyde olan ateizmin, nitelikli bir pozisyon olmadığını anlatmakta da başarılıdır. Fast food dünyasının aptallaştırdığı insanlar arasında prestijli kılınan bu pozisyonun gerçek felsefe karşısındaki sefaletini anlatıyor.
"Mutlak kudretli olan Allah şöyle yapardı." sözleri tamamen boş bir iddiadır. Hiç mutlak alim olmadan, mutlak iyi de olmak da insan için mümkün değildir. Ya da Zat-ı İlahiyeyi ilmen kuşatamazsin, kuşatabilseydin o ilah olmazdı
Epstein adasında Siyonistlerin çocuklara yaptığı muameleleri görünce şok oluruz ve "dünya kötülüklerle dolu" deriz. Oysa epstein, şeytanlaşmış insanlara mahsus bir adaydi ve bu yüzden gördüklerimiz biz sıradan insanlara garip gelmişti. Dünya kötülüklerle dolu değildi, hakim duygu iyilikti. Eğer dünya kötülüklerle dolu olsaydı insanlar Epstein adasına değil, evladına merhamet eden annelere şaşırırdı
Pozitivizm, her ne kadar 19.yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başına atfedilse bile günümüzde popüler kültürde oldukça güçlü propagandaya bağlıdır. Örneğin 2010'lu yılların ikinci yarısında Türkiye'de en popüler felsefe figürünün tüm karikatür haliyle Celal Şengör olması şaşırtıcı değildir. Burada nitelikli felsefe üretilmesinden ziyade bir medya faaliyeti olarak toplumlar üzerinde algı çalışması yapıldığı ise bir bahsi diğerdir.