İbrahim muhammed

Kindî, hakikatin nereden gelirse gelsin alınması gerektiği düşüncesindedir. O, bu düşüncesini "İster bize uzak ve karşıt milletlerden gelsin, hakikatin güzelliğini benimsemekten ve ona sahip olmaktan utanmamalıyız Çünkü gerçeği arayan biri için 'gerçek'ten daha değerli bir şey yoktur" sözleriyle ifade eder. Filozof, hakikati araştırmanın bir gereklilik olduğunu ve bilimin evrenselliğini vurgular...
Sayfa 38
Alıntı
Reklam
Kalbime döneceğim, ama hangi yolla? Yedeğimdeki okunaksız şarapla lekelenmiş, solgun harita uyduruk bir şey mi bilmiyorum yoksa sahiden definenin yeri gösteriliyor mu orada? Ama boşver.. Nasıl bir ilgi olabilir kalbe dönmekle define bulmak arasında? Lakin ben inerken her dönemeçte bir parçasını ele geçirdiğim her molada, her zorlanışında nefesimin her ayak sürçmesinde çiziktirdiğim haritamın bütün paftalarında sabit mürekkeple işaretlenmiştir nerelerde kıraçlaşır rahminde levendane öcün tohumları yatan gece güneşin şifa diye bilinen ışıkları nerelerde kıyıcı bir zehre çevrilir..
Edebiyat
Mısır'da, Hasan el- Benna öncülüğünde kurulan İhvân-ı Müslimîn, hilafeti tekrar ikame etmek, kaybolmaya yüz tutan ümmeti tekrar ihya etmek, Lâ ilahe illallah'ı tekrar gönüllere nakşedip şeriat-ı garrâ'yı tenfiz edip ümmeti tekrar kudretli günlerine döndürmek maksadıyla kuruldu. Hasan el-Bennâ mektebinden öyle bereketli simalar yeişti ki bu sayfalar onların isimlerini zikretme hususunda yetersiz kalır. Hasan el-Hudeybî, Abdülkadir Udeh, Seyyid Kutub, Ömer et-Tilmisâni, Mustafa Meşhûr ve Muhammed Kutub bunlardan sadece birkaçıdır.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı
Karanlıkta bir ay misali ...
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum kökten dallara yürüyen sular gibi yürürüm kömür ocaklarına, çapalanan tütüne yürürüm hüzün ve ağrılar çarelenir dağların esmer ve yaban telaşından kurtula diye torna tezgahlarında demir. -ismet özel
Şiir
Reklam