Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden... Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu. Daha doğrusu artık hiçbir duygum yoktu. Acı, üzüntü, keder, pişmanlık, öfke; bunları hissedecek takatim kalmamıştı. Düşünmek bile beni yoruyordu.
"Bazı insanlar öteki dünya için o kadar çok endişelenirler ki bu dünyada yaşamayı asla öğrenemezler. Sokağımıza şöyle bir bakarsan, bunun sonuçlarını görebilirsin."