Çocukluktakı derin çaresizlik deneyimlerinin travmatik olabileceğini
fark etmek önemlidir. Bu durum, insanların daha sonra bir yetişkin olarak çaresizlik hissettiklerinde yıkılmalarına ve "Yapabileceğim hiçbir şey yok ve kimse bana yardım edemeyecek" hissine kapılmalarına neden olabilir. Bir çocuk olarak hassas içselleştiriciler, bu histen o kadar fazla etkilenirler ki daha sonra kendilerini ihtiyaçları olan şeyi vermeyi reddeden insanların insafın da olan kontrolsüz kurban gibi hissederler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Duygusal olarak olgunlaşmayan ebeveynlerle büyümek hem çocuk hem
de yetişkin olarak kendinizi çaresiz gibi hissetmenize neden olmuş olabilir.
Onların ilgiden yoksun olmaları, size isteklerinizin önemsiz olduğu hissini
verebilir. Yapabildiğiniz tek şey, birisinin çıkıp ihtiyacınız olan şeyi size
verene kadar beklemek olduğuna ikna olmak olabilir.
Diğer yandan, aşağıdakı duygular ve düşüncelerin kabul edilebilir hatta
arzu edilebilir olduğunu öğrenirler:
• Otoriteye itaat ve hürmet
• Aileyi güçlü ve kontrol edilebilir bir duruma getiren fiziksel hastalık ya da
yaralanma
• Belirsizlik ve kendinden şüphe etme
• Aile ile aynı şeylerden hoşlanmak
• Kusurlu ve farklı olma durumunda suçluluk ve utanç hissi
• Özellikle de ailenin endişeleri ve şikayetleri söz konusu olduğunda dinleme istegi
• Klişeleşmiş cinsiyet rolleri, özellikle de kizların memnun edici ve erkeklerin
sert tavırları
İçselleştirici çocuklar genellikle aşağıdakı normal davranışlardan utanmayı öğrenirler:
• Coşku
• Kendiliğindenlik
• Zarar, kayıp ya da değişim karşısında duyulan üzüntü ve keder
• Sınırsız şefkat
• Gerçekten ne hissettiğini ve düşündüğünü söylemek
• Yanlış anlaşıldıklarında ya da küçümsendiklerinde öfkelerini ifade etme