Herhangi bir anda, herhangi biri, bir ilişkiden ayrılabilir. Ancak, gittikçe daha fazla bağlılık temeline dayalı bir yaşantıya girdikçe bizler, sevgiye güvenmeyi öğreniriz. Gerçek arkadaşlıkta bağların kolaylıkla koparılamayacağını öğreniriz. Ve yine öğreniriz ki iyi bir ilişkide bağlantıyı zedeleyici değil, onu sağlamlaştıran sınırlamalar belirleyebiliriz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yanıt vermek ve tepki vermek arasındaki fark, seçme özgürlüğüdür. Tepki verdiğinizde denetimi ellerinde bulunduran, anlardır. Yanıt verdiğinizde, sizsiniz.
Affetmek kadar sınırları belirginleştiren başka bir şey yoktur. Birisini bağışlamak; onu kancadan kurtarmak veya size olan bir borcunu iptal etmek demektir. Birisini bağışlamayı reddettiğinizde, hâlâ o kişiden bir şey istemektesinizdir ve eğer istediğiniz intikam dahi olsa, bu sizi ona sonsuzadek bağlı kılar.
En kuvvetli bağımız olması gereken yaşam ailesinde, her şey belli bir şekilde yapılır. Gerçeği söylememiz, sınırlamalar belirlememiz, sorumluluk almamız ve taleplerde bulunmamız, birbirimizle yüzleşmemiz, birbirimizi affetmemiz ve benzeri şeyler yapmamız gerekir. Bu aileyi, sağlam standart ve değerler ayakta tutar. Ve yaşam, sağlıklı olması için, bunun dışındaki yöntemlere izin vermez.
Bu yetişkin çocuk genellikle “Annem'lerde” “Babam’larda ” kalır, onlarla birlikte tatile gider, kirli çamaşırlarını bırakır, sık sık onlarda yemeğe kalır. O, Anne’nin ve Baba’nın en yakın dert ortağıdır, onlarla "her şeyi” paylaşır. Otuz bilmem kaçında, mesleki yönden kendine uygun bir şey bulamamıştır, birikmiş parası yoktur, emeklilik için bir güvencesi bulunmaz, sağlık sigortası da yoktur. Yüzeyde bunlar ciddi sorunlarmış gibi görünmez. Ancak genellikle anne ve baba, sembolik olarak yetişkin çocuklarının duygusal yönden evden ayrılmasını önlemektedirler.