Kitap birçok yönden etkileyici bir kitaptı. Bazen kitaplar insanlardan vefalıdır. Kimse tutmaz elini, kimse seni anlamaz ancak bir kitapta geçen bir cümleye takılırsın, uçurumdan çıkarır tertemiz bir umuda koyuverir insanı. Bende bu kitapta buldum elimi tutacak o cümleyi. Cümleyi sizinle paylaşmak isterim eğer sizlerin de bu şekilde cümleleriniz varsa yorum yapabilir belki de bizlere yeni hedefler göstermiş olabilirseniz sevinirim. Benim cümlem şuydu;
Simyacıyı arayan savaşçı, sıvıyla dolu bir kristal şişe ve tavuk yumurtasından biraz daha büyük, sarı renkli camdan bir yumurta buldu.
"Bu ne?" diye sordu savaşçı.
"Felsefe Taşı ile Ebedi Hayat İksiri. Simyacıların Büyük Yapıtı. Bu iksirden içen kimse kesinlikle hasta olmaz ve bu taşın küçük bir parçası herhangi bir madeni altına çevirir."
Üç savaşçı, kahkahayla güldüler, Simyacı da onlarla birlikte güldü. Yanıtı çok eğlenceli bulmuşlardı. Bunun üzerine, iki yolcuya, eşyalarıyla birlikte gitmeleri için fazla güçlük çıkarmadılar.
"Deli misiniz siz?" diye sordu delikanlı biraz uzaklaşınca. "Onu neden böyle yanıtladınız?"
"Sana hayatın çok basit bir yasasını göstermek için: Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? ÇÜNKÜ İNSANLAR HAZİNEYE İNANMAZLAR. "
Evet bu cümle "ÇÜNKÜ İNSANLAR HAZİNEYE İNANMAZLAR. " senin hayallerin vardır çabalarsın ve insanlara kendi hazinenden sunarsın ancak onlar kendi yaşadıklarını yaşamamızı ister. Anlayan için çok şey olduğunu düşünüyorum bu cümlede.