İbrahim Aslan

İbrahim Aslan
@ibrhmaslnn
We all believed in ghosts until you walked into the wall.
Öğrenci
Ankara
MERSİN
15 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
GARİP DAVA
8/10
·304 syf.··
2019 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2019 15:41
Kelime seçimindeki başarısından dolayı sevdiğim bir yazar olan Kafka'nın, bir sistemsel eleştiri kitabını daha okumuş bulunuyorum. Güçlü bir kaleme sahip olan yazar, okuyucunun dikkatini, kitaba da adını veren -belirsiz- bir dava yaratarak toplamaya çalışmış ve okuyucuya sürekli baş karakter Josef K. üzerinden sorular yönelterek kitabın sürükleyiciğini arttırmak iştemiş. Eğer bunu sağlamazsa kurduğu uzun cümlelelerin okuyucuya olumsuz yansıyacağının farkında olsa gerek. Buradaki belirsizlik olayını bir davaya adayarak belki de okuyan herkesin kendince kitapta bir şeyler bulabilecek şekilde bir raya girmesini sağlamak istemiş olabilir çünkü kitaptaki dava yazan yerlere insan kendi yıkılmaz inançlarından herhangi birini koysa sırıtmayacak gibi duruyor. Kafka'nın kitaplarında genellikle kullandığı kendini yansıtma olayı bu kitapta pek kullanmamış. Gerçek yaşamda oldukça ileri seviyede sosyal fobisi olan Kafka'nın kitabındaki karakteri Josef K. oldukça güçlü bir şablon ortaya koyuyor. Belirsiz bir davadan kurtulmak için türlü yollara başvursa da pek somut bir sonuç elde edemeyen karakterimizin kalbine saplanan bıçak darbesiyle biten hikayede işlenen olaylarla, bir arkadaşımın ülkesinde de sık sık görülen adaletsizlik, yargıdaki bağımlılık ve yargıdaki işlerin çok yavaş ilerlemesi gibi durumlara sert eleştiriler yöneltiyor. Rahiple aralarında geçen söz teatisi bölümü aslında kitabın özeti diyebilirim. Orada olaylar bir hikaye üzerinden okuyucuya sunulmuş. "Davalar heyecanla kazanılmaz." veya "herkes kendi çarmıhını taşımak zorunda." gibi beylik laflarla, kitabın okunduktan sonra okuyucu üzerinde bırakacağı etkiyi arttıracağı tasarlanmış gibi duruyor. Yarattığı belirsizliği gerek sürükleyiciliği arttırmak gerekse geniş bir kitleye yaymak gibi çok yönlü olarak kullanmış
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201864bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hangimiz Deliyiz?
7/10
·120 syf.··
2019 7. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2019 00:21
"Bir Delinin Hatıra Defteri" isimli kitabımız Rus gerçekçiliğinin kurucularından Nikolay Gogol'un bir eseri. Bu kitapta "Palto" ve Burun" isminde 2 adet garip hikaye de mevcut . Hepsinin ortak yanı ise olayların hepsinin bir kalem memurunun başına geliyor olması. Yazar her hikayede Rus bürokrasisindeki hiyerarşik düzene ve işlerin ilerlemezliğine inceden, ironi ile birlikte eleştiri oklarını yöneltiyor. Bir delinin hatıra defteri bölümünde, kalem müdürü olan baş kahramanımızın günlüğü ile karşılaşıyoruz. Bu tarzda yazılmış bir kitabı ilk defa okudum ve "Ne okuyorum lan ben? Ne anlatıyor bu adam? " gibi soruları kendime sıkça yönelttim. Kitabı okumaya devam ettikçe , sanırım kitabın üslubuna alışmaya başladığımdan, kitap acayip bir şekilde akmaya başladı. Alışılmadık bir tarz - günlük şeklinde yazılmış- , günlüğe atılan alışılmadık tarihler -Şubat'tan sonraki Ocak - gibi ögeler artık sıradanlaştı benim için. Kalem memurumuz İspanya'nın boş kalan tahtına geçtiğinde de -kendi öyle diyor-şaşırmadım.Anlatılan şeyler delice ama insanın aklını başına getirecek cinsten.Kalem memurunun kendini kral olarak görmesini - insanların isimlerinin önünde yer alan ünvanlar başkasının gözünde çok önemli olsa da - asıl önemli konunun insanın kendini nasıl ve ne olarak hissettiği olduğu şeklinde yorumluyorum.Alışılmadık tarihleri de, insanların sadece belirli bir düzen oluşturmak amacıyla geçen süreyi zaman dilimlerine ayırması olarak tanımlayabileceğim tarihlere karşı bir başkaldırı olarak görüyorum çünkü yaşadığımız tarihi anlamlı kılan şey, onu zaman dilimlerine ayrılmış bir yapının sıradan bir bölümü olarak görmek değil de, o tarihte kendimizi nasıl ve ne olarak hissettiğimizdir. Bunu bir şizofrenin gözünden anlatma başarısını bu şekilde ustaca bir şekilde gösteren Gogol'a burdan
Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)Nikolay Gogol · İndigo Kitap · 201717,5bin okunma
SIFIRDAN SONA
8/10
·455 syf.··
2019 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2019 14:39
"Bir öneri üzerine kütüphaneme eklediğim ama bir türlü okumaya fırsat bulamadığım kitaplar" listemdeki kitaplardan biriydi. Öncelikle ,listede beklediği süre boyunca artan beklentimi karşıladığını belirtmek isterim. Kitapta incelenen konular oldukça etkileyici ve çarpıcı.İnsanlığın doğuşundan günümüze kadar geçen süreyi hızlı ve akıcı bir şekilde tarıyor kitap. Bunu yaparken de dikkat çekici örneklerden , geçmiş-şu an-gelecek üçgeni arasındaki bağlantılardan sık sık faydalanıyor. Böyle bir kitap yazmak için bir hayli fazla kaynak taraması yapılması gerektiğini, ciddi bir emek ürünü olduğunu da ayrıca belirteyim. Bu tarz kitaplarda çok karşılaşılan anlama zorluğunu da olayları en basite indirgeyerek aktarmayla aşmış yazar. Harari Homo Sapiens'lerin yani bizim gelişme aşamalarımızı en başından şu ana kadar çok da ayrıntıya girmeden önemli noktalarıyla birlikte alevli tabakta önümüze koyuyor.Ama kitapta gözüme çarpan,katılmadığım kısımlar da yok değil. Mutlak objektifliğe sahip bir kitap olmadığını düşünüyorum. Yazarın bu çaba içerisinde olduğunu da pek düşünmüyorum çünkü insanın olduğu her yerde taraflılığın olduğuna inananlardanım. Özellikle dini konulara yöneltilen eleştirilerde Yahudilik'e pek girmediğini fark ettim .Toplu ölümlerden bahsederken sözde "Ermeni soykırımını" da eklemesinin beni birazcık üzdüğünü şovenlik içermeyen duygularla söylüyorum. Bu durumun kitabın genel hatlarına pek bir zararı dokunmadığını düşünsem de alttan alttan belli fikirleri empoze etmeye çalıştığını da düşünüyorum. O kadar kusur kadı kızında da olurculardansanız sıkıntı yok ama benim gibi ayrıntıcı ve sorgulayıcı biri iseniz,ister istemez insanın kafasını kurcalayan küçük noktacıklar bırakıyor arka planda. Barışçıl bir şekilde yaşamak yerine, diğer kuzenlerimizi ve akrabalarımızı
Sapiens: Bəşəriyyətin Qısa TarixiYuval Noah Harari · Qanun Nəşriyyatı · 201742,6bin okunma
İnsan ne için yaşar?
7/10
·136 syf.··
2019 4. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2019 13:19
Rus edebiyatının üstadından kıssadan hisse tadında hikayeler içeren bir kitap.3 saatten aşağı film çekenleri dövdüklerini düşündüğüm Bollywood filmleri gibi , Rus edebiyatındaki tahlillerle dolu 400-500 sayfalık kitaplardan bunalmış biri olarak böyle kitaplarla karşılaşmak umut verici.Az ve öz olarak da bir şeylerin anlatabileceğini anlamış sonunda birileri. 4 tane hikayeden oluşuyor kitap.Her hikayenin vermek istediği önemli mesajlar var ama bunları pek özgün olarak nitelendiremeyeceğim.Her zaman her yerde duyabileceğiniz Tanrı,merhamet,sevgi,nankörlük gibi şeyler. Kitaba da ismini veren "İnsan ne ile yaşar" hikayesindeki ,yazarın olayı ele alış biçimi oldukça etkiledi beni.Hikayeyi okurken kurguladığım olay dizgisiyle karşılaştığım arasında oldukça büyük farklar vardı.Bizim Yeşilçam filmleri gibi birbirine bağlanan olaylar oldukça çarpıcı.Birbirleriyle alakasız olan karakterleri bir ağacın farklı yönlere giden dalları gibi düşünürsek yazar bunları bir ortak gövdede buluşturup bize aktarma görevini oldukça başarılı bir şekilde yerine getiriyor. "Üç soru" hikayemizde ise .Burada da hayat boyunca yaşadığımız olayları yaşamamıza neden olanları, o olay yaşanırken yaptığımız şeyleri ve onların sonuçlarını kestiremeyeceğimiz dersini bir kral-bilge hikayesiyle aktarmaya çalışmış yazar.Kısaca kime güvenip kime güvenmemesi gerektiğini öğrenmeye çalışan bir kral bunun bilinemeyeceğini,kendisini öldürmeye gelen ve muhafızlarınca yaralanan bir düşmanının hayatını kurtararak onu yanına adamı olarak almasıyla öğreniyor.Bu arada böyle hacı-hoca ayağına sizi dolandırmaya çalışan kişilere de itibar etmeyin ,hayat size neler olacağını bizatihi öğretecek zaten mesajını da veriyor gibi sanki! Gelelim "Surat'ın Kahve Dükkanı" hikayemize.Olay kahvehanedeki bir adamın kölesine Tanrı var
Edebiyat
İnsan Ne ile YaşarLev Tolstoy · Tutku Yayınevi · 2017234,5bin okunma
Bayan Değil Kadın!
Puan vermedi·160 syf.··
2019 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2019 00:20
Virginia Woolf'un okuduğum ilk kitabı.Onunla tanışmam bu kitap sayesinde oldu.Feminist hareketin öncülerinden birisi olduğunu öğrendiğim yazarın kitabını okumamın asıl sebebi günümüzde çarpıtılmış,yozlaşmış ve asıl feminizmin arkasına saklanarak , kişilere alakasız düşünceleri empoze etmeye çalışan düşüncenin saf halini görüp ,feminizme karşı olan ön yargılarımı yıkmaktı.Yazarın bu konuda başarılı olduğunu da söyleyebilirim.Yaşadığımız çağda pek sık kullanılan bu düşünceleri ve ideolojileri mantık dışı argümanlarla yıpratma hareketi insanların kafasındaki önyargı duvarına bir tuğla daha koyuyor.Bundan sıyrılmanın yolunu bunları birinci kaynaktan elde ederek yıkmak olduğunu düşünüyorum. Yazarın olayı ele alış biçiminin çok akıcı ve bir bütün halinde olduğunu söyleyemem fakat desteklediği düşünceyi çarpıcı örneklerle ele alması kitaptan alınan hazzı oldukça arttırıyor.Kitap bir manifesto niteliğinde ve Virginia'nın kütüphaneye alınmamasıyla başlıyor. Yazarın yakındığı durum iki cinsiyet arasındaki eşitsizliğe engel olacak olan imkanları kadınlara vermeyerek onun aciz ve zavallı olduğunun erkekler tarafından kadınların suratına haykırılmasıdır.Woolf bu imkanları sembolizmin de yardımıyla 500 sterlin ve kadının kendine ait bir odaya sahip olması olarak belirtiyor.Çok basit gibi görünen bu şartlar aslında altında çok derin anlamlar barındırıyor.Benim fikrimce 500 sterlin,maddi olarak bağımsız bir kadını;kendine ait bir oda da,tüm baskılardan,yıldırma çalışmalarından ve engellerden soyutlanmış ,kadına ait bir alanı simgeliyor.Bunlar düşünüldüğünde bir kültür-sanat anlayışını oluşturup ,bu oluşan anlayışı bir esere yansıtmak için gereken her şeyi içinde barındırıyor çünkü bu ortamın olduğu yerde özgür düşünce olur .Sürekli müdahale ve baskı bir kişinin özgürlüğünü yavaş
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,3bin okunma