Zofia ve Tom’un bakış açılarından okuruz bütün kitabı. Zofia, yüzmeye meraklı; suyun altında ne kadar nefesini tutabileceğinin alıştırmalarını yapan, denizde yüzmeyi seven, hırçın babasıyla az çok anlaşamayan bir kızdır. Tom ise tam tersi; içine kapanık, annesine düşkün, ders yapan, sessiz sakin bir çocuktur.
Zofia’nın babası ve Tom’un annesi evlenirler ve artık dört kişi birlikte yaşayacaklardır. İkisi en başta anlaşamasa da, Zofia Tom’un üstüne gitse de Tom’un sürekli korkularını okuruz. Bu korku da şudur ki Zofia’nın babasının bir gün patlayacağını ve onu bodruma kilitleyeceğini düşünür. Bu yüzden hep uyum sağlamaya çalışır ama böyle bir şey olmaz tabii ki. Zofia’nın babası sürekli ona iyi davranır.
Zofia ise Tom’un annesine sürekli tersler ve kötü davranır. Belli bir süre sonra Zofia’nın babası tekne yapmayı önerir. Tom bunu mutlulukla karşılar çünkü bir şeyler yapmayı çok seviyordur. Zofia da ikisinin baş başa vakit geçirmesini istemediği için bu plana katılır.
Tom’un annesi hamiledir. Çocuğun hastalıklı doğacağını ve ameliyatlar geçireceğini öğrenirler. Bu durum aileyi daha da yakınlaştırır; özellikle de Zofia ve Tom’u. Tom, kardeşinin sağlıklı olmasını ister. Zofia da bebeğin gitmesini istediği için pişmandır. Tom, babasının nasıl davrandığını Zofia’ya açar ve birlikte daha da yakınlaşırlar.
Son olarak bebek sağ salim dünyaya gelir, ameliyatlar geçirir ve en sonunda Tom’la el ele tutuşurken her şey yolundaymış imajı verilerek kitap biter.
Kitabı çok sevdim. İki kişinin kardeş olmaya çalışmasını, birbirinden farklı ve zıt karakterlerin bir araya gelmesini, aile olmaya çalışmalarını okumak tatlı ve güzeldi. Duygulandığım yerler oldu. Tom’u içtenlikle anlayabildim. İki zıt karakteri okumak da eğlenceliydi. Güzeldi.
Her Şeyin IşığıKatya Balen · Timaş Genç Yayınları · 202538 okunma
Günümüz selefi akaid anlayışını anlamak için güzel bir eser, ama Türkiye ehli sünnet anlayışı ile uyumlu değil, bu sebeble dikkat edilmeli.
Genede araştırmacılar için son derece yeterli
Bu kitap bir Ermeni aydını tarafından 1934 yılında ABD’de yayınlanmış.
Türk tezlerini haklı çıkaran bir kitap olmamakla birlikte (yazarımız bir Ermeni milliyetçisi) Türk-Ermeni sorunu konusunda Taşnaksutyun örgütünün hangi yanlışları yaptığını, bu yanlışların nasıl felaketlere neden olduğunu anlatıyor.
Haliyle kitap Taşnaklar ve birçok Ermeni tarafından hoşuna gitmeyecek bilgiler içeriyor.
Taşnaklar yalnızca Türkleri değil Ermenileri de katlettikleri için bu kitabı dünya kütüphanelerinden yok etmeye, tarihi silmeye çalışırlar ancak bir şekilde kitap günümüze kadar ulaşır.
Tarihi bir belge ve kanıt olması açısından önemli bir kitap.
İlk basta beni sıkacağını düşündüm ama yanılmışım. Sayborg cinderralle olayi hosuma gitti ve o evden bir prens yardımı ile değil kendisi o evden çıkması ve levana ile yüzleşecek kadarda cesaretli olması sonunda görmek istediğim prenseslerin kurtarilmak icin herzaman prenslerini beklemesinden daha tatmin ediciydi.
Ve kaiye gelirsek. Kaiyi bu kitapta baya sevmistim sonra cinderin gercekte sayborg oldugunu ve bir ayli oldugunu ogrenip triplere girince bir tik sinir oldum. Oyuzden kai pek favori karakterim değil.
Ama hikaye çok güzel işlenmiş ve her seferinde beni kitapa bağlıyor.
Not: seri kitaba baslamicam diyip cinder serisine başladım ndhdhhd. Ve hala seruvene devam ediyorum bence bir sans verin fantastik okuyorsaniz.
Bir suru cinder ile alakali kitaplar filmler bitirdim. Ama bence bu en iyisi diyebilirim
Platon Devlet adlı eserine doğruluk kavramını irdeleyerek başlar. Doğruluk sofistlerin iddia ettiği gibi “güçlüye göre şekillenen” değil; doğal olan, adalet ve ahlakın temellerinden biridir. Devletin nasıl ortaya çıktığına ilişkin fikirler, devletin nitelikleri ve devletin ideal özelliklerini sıralar. İyi askerlerin gereği, askerlerin iyi eğitimi elzemdir. Zira toplum sınıflara ayrılacaktır ve yöneticiler askerlerden çıkacaktır. Yanlış ve kötülük bilgi eksikliğinden gelir. İnsan bildiği ölçüde doğrudur. Askerler hakikati bilmelidir, böylelikle toplum doğru yönetilir.
Platon’a göre devlet bir organizmadır. Bir makro insandır. Toplumu oluşturan insanların birbirine ihtiyaç duyması, iş birliğidir. Hayatta kalmak için bir araya gelme eğilimi vardır. Platon insanın belli kısımlardan oluşması gibi, toplumu da kısımlara ayırır. İnsanın ruhundaki üç ayrı bölüm, devletteki üç sınıfa karşılık gelir. Ruhun arzu-istek yönü işçiler sınıfına, öfke yönü askerler sınıfına ve akıl yönü de yönetim sınıfına denk gelir. Ruh bölümlerinin birbirlerinden üstün olması gibi toplum bölümleri de birbirinden üstündür.
Siyaset ve devlet yönetimi ilgi alanınız ise ozellikle okumanızı tavsiye ederim.
DevletPlaton (Eflatun) · Ema Kitap Yayınları · 201732,9bin okunma
Ince Memed 1 bayıldığım bir kitap oldu. Bu yaşıma kadar okumamış olmam çok büyük bir eksiklik bence.
Çukurova'nın Değirmenoluk köyünde, Abdi Ağa'nın zulmü ve baskısı altında yaşayan köylülerden biri olan Memed, hayatı boyunca sömürüye, haksızlığa ve yoksulluğa tanık olmuştur. Sevdiklerini korumak ve insanca yaşayabilmek için bu acımasız düzene tek başına başkaldırır. Köyünden kaçıp dağlara sığınarak bir eşkıya haline gelen Memed'in hikâyesi, aslında sadece bir kaçış değil; feodal sisteme, ezenlere ve adaletsizliğe karşı verilen destansı bir özgürlük mücadelesidir.
Yaşar Kemal'in şahane diliyle ben de onlarla beraber
Çukurova'da gibiydim
En kısa zamanda serinin diğer kitaplarını da okuyacağım
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma