Ve geldi kardeşlerim. Mutluluk, mutluluk ve cennet. Anadan doğma uzandım yatağın üstüne. Gözlerim kapalı, ağzım sessiz mutluluk çığlıkları atıyor, başım kollarımın üstünde, nefis müziğin kucağında tıngır mıngır sallanıyorum. Bir harika bu. Trombonlar yatağımın altından bağırıyor; gümüş rengi alevler çıkıyor trompetlerden, yalıyor ruhumu; kapının yanı başında ziller çalıyor, pembe ketenhelva bulutların üstünde geziniyorum , çıplak ve mutlu. Bütün bu seslerin arasından kemanlar çalmaya başladı. Büyük bir cennetkuşunun kanat çırpışı kadar hafif, bir uzay gemisinin içinde yudumlanan yakut rengi şarap kadar dinlendirici. Yatağımın çevresinde ipekten bir kafes örüyor keman sesi. Flütün özümü dinlendiren, benliğime can katan, kulaklarımın pasını platin nağmelerle gideren sesini duyuyorum şimdi. Öylesine mutluyum ki kardeşlerim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rus insanı alçakgönüllü, eşitlikçi, demokratik, adalete susamış bir Hristiyandır; Alman ise Hristiyanlığına toz kondurmaz, ama eski çağların Cermenleri gibi bir puta tapıcıdır. Onun dini kandan hoşlanır, kast sistemini korur; gerçekten tapındığı Tanrı, Odin'dir; ancak Kıyım Tanrısı şimdi adını değiştirmiştir, adı "Devlet"tir artık.