"Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur."
Çobanların da, tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi, kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek birinin yaşadığı bir kente uğrayabileceklerini biliyordu.
"Yaptığı şeyin hayat kurtarmaya çalışmak olduğunu söyleyebilirdi, ama bu bile yalan olurdu. Gerçek, kendi canının istediğini yaptığı ve bunun bedelini etrafındaki herkese ödettiğiydi. Bu hep böyle olmuştu, bundan sonra da böyle olacaktı, arada bir hayat kurtarıyorsa bu da yanına kardı."