Victor Hugo-Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Unutmuştu beni, yüzümü, konuşmamı, ses tonumu. Hem zaten beni kim tanıyabilirdiki bu sakalla, bu kıyafetle, bu solgun yüzle? Kim? Bu hafızadan silinmiştim, var olmayı istediğim tek hafızadan!
Sayfa 113 - Kapra Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
1623'ten beri devletin en büyük sorunu, Şah Abbas'ın Revan (Erivan) ve Bagdad işgalleriydi. Revan, İran ipek kervanlarının Bagdad-Hind ticâret yolu üzerinde, Osmanlı ekonomisinin can damarları idi. Pâdişah seferine tüm yeniçeri ordusunun katılması kanûndu, fakat birçok yeniçeri oturak ve korucu adıyla İstanbul'da kalırdı. Sultan Murad, buna izin vermedi, bir ihtiyar yeniçeri oturak kalmak istedi, sultan boynunu vurdurdu. Sefer yolunda zorba olarak bilinen kimseleri bulup acımaksızın katlediyordu. Konya'ya uğrayıp Mevlânâ türbesini ziyaret etti, kurbanlar kestirdi; bölgede Hıristiyan zimmîlerin cizyesini türbeye vakfetti. IV. Murad, özellikle, Celâlîler döneminde (1596-1607) “hâlî ve harâbe" (ahâliden yoksun, harâbe) haline gelen Anadolu'yu kalkındırmak için önlemler aldı: Çoğu İstanbul'a kaçıp sığınmış olanların eski vatanlarına sürülmesini emretti. Revan seferinde Sultan Murad çok sert davrandı. Herkes Sultan Murad'ın acımasız idamlarından dehşet içindeydi. Kimseye güler yüz göstermez, armağan vermezdi. Sefere katılanlardan Sivas beylerbeyi Ali Paşa ve başka paşaların başları kesilerek idam olundu. Vakanüvis'e göre bu seferde birçok beyin başı gitmiş, eşyaları hazinece zabt olunmuştur. Sultan Murad sipahi zorbalarından da kimi bulduysa idam etti. Kaleleri almak için 25 büyük top denizden Trabzon'a getirilmişti. Revan Kalesi önüne varış dört ay sürdü. Gürcüler pâdişahın ordusuna harac ve zahire yardımı gönderdiler. Revan kuşatması kalenin teslim alınmasıyla noktalandı (8 Ağustos 1635). Kaleyi, 12.000 İranlı tüfekli asker savunuyormuş (İranlılar yivli tüfek kullanan Kazaklardan yardımcı ücretli asker kullanıyorlardı); kaleye 12.000 asker konularak dönüşe geçildi. Revan fethinden sonra Sultan Murad, Tebriz'e kadar bölgeyi yağma ve tâlan ettirdi. Padişahın alayla girdiği
Sayfa 222 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sultan Murad, yeniçeri ve sipahiyi hükmü altına soktuktan, sonra İran'a karşı Revan seferine çıkmadan (1635 baharı) Abaza Mehmed Paşa'yı ortadan kaldırma gereğini anladı. Abaza, II. Osman'ın katlinde kapıkullarına karşı uzun mücadelesiyle halk arasında bir kahraman mertebesine erişmişti. Yiğit, yakışıklı, giyiminde gösterişliydi. Bosna beylerbeyliğine atanmıştı. Oradan yanına çağırdı; musahib-nedîm pâyesi vererek yanında bulundurdu. Vakanüvis'in tasvirine göre," "Abaza Paşa nefsinde yarar ve bahadır ve şekl ü şemâyili güzel adam olup libâs, kisve ve destârda lâtîf" buluşları vardır, "etvâr-i levendânesi tab'-i pâdişahîye hoş" geliyordu. Abaza pâdişahı kendine o kadar bağlamıştı ki, Sultan Murad ne zaman atıyla seyre çıksa, "haber alıp yoluna çıkar bile [beraber] giderler idi." Bir an ayrılmazlardı. Abaza halk arasında da gözdeydi. "Abaza kesimi kaftan ve Abazalı kavuk ve at takımı moda olmuştu. Revan seferine hazırlanan Sultan Murad'a Abaza, o taraf yollarını iyi bildiğini söylüyordu. Veziriâzam Bayram Paşa, pâdişahın yakını silâhdâr ağa ve Şeyhülislâm Yahya Efendi, Abaza'nın sultana bu derece yakınlığını iyi görmüyorlardı. Onun pâdişaha yakınlığını kullanarak rüşvet alma gibi hareketlerini dikkatle izliyorlardı. Abaza'nın şöhreti, IV. Murad'ı da düşündürüyordu. Abaza'nın emrinde sekbanlardan bir yandaş grubu vardı. Sultan Murad, Abaza'yı ortadan kaldırmayı düşünmeye başladı, bir bahane buldu. Bir gezinti sırasında yanında kılıç taşıdığı ortaya çıktı, bu yasaktı. Abaza da rahatsız oldu. Onun 40, 50 adamıyla Anadolu'ya kaçmayı düşündüğü kuşkusu yayıldı. Sultan iyice kaygılanmaya başladı. Onu bertaraf etmek için delil bulundu. Ermeni cemaati ile Rumlar arasında Kudüs'te Kamâme Kilisesi için kavga çıktığında Ermeniler, sultanın yakını Abaza'yı kullanmak istediler ve
Sayfa 219 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
1633 Ağustosu'nda Cibali'de bir kalafatçı dükkânında yangın çıktı, kuvvetli rüzgârla yangın, bir kol Cibali Mustafa Çarşısı'ndan Sultan Selim'e, Un-Kapanı Zeyrek'e kadar, bir kol Şehzâde Câmii'nden Sarıgüzel'e, bir kol Fâtih'e, bir kol Molla Gürani'ye kadar ilerledi, birçok saraylar, bu arada yeniçerilerin Fâtih civarındaki Yeni-Odalar'ını yakıp kül etti. 15 Yeniçeriler yangının söndürülmesi için büyük çaba gösterdiler. Yangın dolayısıyla perişanlık ve kahvehanelerde kötü dedikodular sarayın rahatını bozdu. Eskiden beri bozahâne, kahvehâne ve meyhaneler, pâdişah ve devlet büyüklerine karşı dedikodu yuvaları sayılırdı. İstanbul'da bu tarihe doğru 500 meyhane sayılmıştır. II. Osman, meyhanelere baskın yapıp bulduğu yeniçerileri ağır cezalara uğratmış, ayaklanan yeniçerilerin Osman'a karşı suçlamalarına başlıca bu sert tutumu neden olmuştu. Sultan IV. Murad yangınların kahvehâne ocağından çıktığı iddiasıyla her tarafta kahvehanelerin kapatılmasını emretti. Daha 1590'larda kahvehâne yalnız kahve içilen bir yer değil, sanatkâr, asker ve başka ilişki peşindekilerin sosyal buluşma yeriydi. 1590'a doğru kahvehâne ülkenin tüm büyük şehirlerine yayılmıştır. "Alem-i safa"nın dört keyif içeceği, şarap, afyon, kahve ve tütün o devirde işret meclislerinde yaygın keyif maddeleri idi. Devlet, "fitne ve fesâd" yuvası saydığı meyhâne, bozahâne ve kahvehaneleri eskiden beri kapatma eğilimindedir. Bu yerler askerin toplanma ve dedikodu yeri de sayıldığından Sultan Murad kapıkullarını hizaya getirdiği yıldan bir yıl sonra büyük İstanbul yangınını ileri sürerek kahvehanelerin kapanması için fermân çıkardı. İstanbul'da ve ülkenin başka yerlerinde büyük yangından sonra kahvehanelerde heyecan ve dedikodu artmıştı. Fermân üzerine kahvehanelerin çoğu yıkıldı. Yasak daha önce ulemâ fetvâsıyla I.
Sayfa 217 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Yeniçeri serkeşliği her zaman her yerde görülüyordu. Van'a saldıran İranlılara karşı serasker atanan Anadolu beylerbeyi Mehmed Paşa, Haleb hareket üssünde iken bir grup zorba yeniçeri mevâcib (maaş) ödemelerinde çürük akça yerine Avrupa gümüş guruşu verilmesi isteğiyle ayaklandılar. Serdârı dinlemediler, taşladılar. Paşa yeni bir yeniçeri ağası atadı, isyancılar onu tanımadılar, katletmek istediler. Veziriâzama Dîvân'da saldırdılar. Paşanın adamlarıyla savaştılar. Sonunda âsîler kaçıp gizlenmek zorunda kaldılar, isyana katılmayan yeniçeriler gelip paşadan özür dilediler. Paşa kaçanları yakalayıp idam etti. Padişah idamları fazla sert buldu, kalan yeniçerinin ayaklanmasından kaygılandı ve Mehmed Ağa'nın katline fermân gönderdi. Ağa, ben saltanatını kurtardım, zorbaları katlederek pâdişahın "kemâl-i istiklâllerine sebep oldum" diyerek, kurtulmak istedi, yalvardı. Bu sözler üzerine sultan gazaba geldi ve ağa cellâda teslim olundu. 1632'de tahtı önünde Murad, Hafız Ahmed Paşa'yı hançerleyen sipahi zorbalarını unutmamıştı, buldurup boyunlarını vurdurdu, paşanın intikamını aldı.
Sayfa 217 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Paşalar, vezirlik için asker kullara gizlice para gönderip kendileri için saraya baskı yaptırırlardı. İlginç bir örnek, Mısır paşalığından İstanbul'a gelen Bosna devşirmelerinden Pîr Mehmed Paşa'dır. Kendisi, II. Osman zamanında Saray'da çok nüfuzlu bir makam olan bostancıbaşılığında idi, emri altında saray bahçelerinde binlerce bostancı hizmet görmekte idi. Bu makamdan, Mısır beylerbeyi oldu. II. Osman katledilince, onun yanlısı olduğundan azlolundu, İstanbul'a geldi, veziriâzamlık için gizli temaslara başladı. Sipahilere 10.000 altın gönderdi. Parayı tam alamayan sipahiler Veziriâzam Kemankeş'e gidip durumu anlattılar. Kemankeş, sarayda Kösem'e Pîr Mehmed'in oyununu bildirdi; eğer Mehmed Paşa idam olunmazsa sipahiler bir kargaşa çıkarır, diye Kösem'i kaygıya düşürdü. Pîr Mehmed'in katli için fermân elde etti.
Sayfa 192 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih