Kalemi eline alıp iki insanı birbirine götüren yolu bulmaya çalışan biri, tek bir çizgi çizmeyi beklerken karalamayı andıran bir resim çizer. İki insanı birbirine götüren sayısız yol vardır.
Fransızcayı, anadili Fransızca olan yazarlar gibi asla yazamayacağımı biliyorum, yine de yazabildiğimce, elimden geldiğince yazacağım.
Bu dili ben seçmedim. Kader, rastlantılar, koşullar dayattı onu bana.
Fransızca yazmak, mecburum buna. Bu bir meydan okuma.
Okuma yazma bilmeyen birinin meydan okuması.