idil

Eğer keder, hiddet veya öfke hissediyorsanız bilin ki ya sevmemeniz gereken bir şeyi seviyor ya da aksine sevmeniz gereken bir şeyi sevmiyorsunuz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Halk o kadar düşük bir maddi ve manevi gelişme düzeyinde bulunuyor ki, kendisine yabancı olan her şeye karşı çıkmak zorunda kalıyor.

idil

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.·
7 günde okudu
·
2021 11. kitabı
John Steinbeck
8.5/10 · 211,8bin okunma
Sonunda tabut kapatıldı, çivisi çakıldı, arabaya kondu ve yola çıktı. Ona caddenin sonuna kadar eşlik ettim. Arabacı tırıs gidiyordu. İhtiyar peşinden koşuyor ve bağıra çağıra ağlıyordu; ağlayışı koştuğu için titrek, kesik kesik bir sesle duyuluyordu. Zavallı şapkasını düşürdü ve onu kaldırmak için durmadı. Başı yağmurda sırılsıklam oldu; rüzgar çıktı; yüzü kırağıyla kaplanıp ıslandı. İhtiyar kötü havanın farkında değilmiş gibiydi ve ağlayarak arabanın bir sağında bir solunda koşuyordu. Eski redingotunun etekleri rüzgarda kanat gibi havalanıyordu. Bütün ceplerinden kitaplar dökülüyordu; iki eliyle dev bir kitap tutuyordu, sıkıca sarılmıştı ona. Yoldan gelip geçenler şapkalarını çıkarıp haç çıkarıyorlardı. Bazıları da durmuş şaşkın şaşkın ihtiyarı seyrediyordu. Tek tek çamura düşüyordu cebinden kitaplar. Onu durduruyor, düşürdüğü şeyi gösteriyorlardı; onu yerden alıp yine tabutun peşinden koşuyordu. Caddenin köşesinde yoksul, yaşlı bir kadın yanaştı tabuta, ona eşlik etmeye başladı. Eve döndüm. Korkunç bir kederle annemin göğsüne atıldım. Kollarımla onu sıkı sıkı sardım, öptüm ve hıçkıra hıçkıra ağladım, ürkerek sokuldum ona sanki son dostumu kollarımda korumak ve onu ölüme teslim etmemek ister gibi...
Fakat, gizli bir mutlulukla ve gururlu bir hoşnutlukla onun o paha biçilmez kitaplarını benim yüzümden unutmuş olduğunu görüyordum.