Gençtin… Ailenden uzakta bir başına onların desteğiyle yaşıyordun. Büyük umutların vardı. Çalışıyordun, gecen gündüzün yoktu. Özgürlüğün içindi tüm bunlar. Bir an önce emeklerinin karşılığını alman aileni rahatlatman lazımdı. Ayaktaydın, çünkü sana inanıyorlardı. Ayaktaydın, çünkü üretiyordun ve yaptıklarına inancın tamdı. Tüm masrafların çalışmalarınaydı. Seni kurtaracak olan da onlardı ne de olsa!
‘’Ama insanın yaptığı iş kalır ve yaptıklarından kolay kolay pişman olmaz. Ne kadar çok etkinlik gösterirsek o kadar iyi… Başarısız bir şey yapmayı, boş oturup hiçbir iş yapmamaya yeğlerim. ‘’
Sürekli bir gelişme halindeydin. Okuyordun, araştırıyordun, yorumluyordun.. Belli ustaların vardı kendine örnek aldığın. Meraklıydın. Yeniyi denemekten çekinmiyordun.
‘’Beni ilgilendiren, doğrudan doğruya benim sorumluluğumda olan şey, içine düştüğüm durumları en iyi biçimde değerlendirebilmek ve elimden geldiğince ilerlemeye çalışmak...’’
Yaşın ilerlemeye başladı. Sen öğrendikçe öğreniyordun,
sürekli bir ilerleme halindeydin de karşılığını alamıyordun. Limitlerini iyice zorluyordun; kendinden, sağlığından ödün verecek kadar.. Sonuç yoktu! Sürekli bir maddi kayıp halindeydin. Başaracağına hala inanıyordun ama belirsizlik seni korkutuyordu.
‘’Kendi kendinle savaşmak, daha iyiye, daha güzele doğru gitmeye çabalamak, enerjini yenilemek… bütün bunlar maddi sıkıntılar yüzünden daha da zorlaşıyor.’’
Ruh sağlığın etkilendi.. Çevrendekilerin sana dair endişeleri vardı. Kendine zarar vermeye başladın.. İnsanları kendinden uzaklaştırdın. Ve yaşamına son verdin.
Ah be Vincent..Yaşamını en sade haliyle yazmaya çalışınca gördüm ki sen gibi yaşamın adil omayan yüzüyle karşılaşmış ne de çok insan var ..
Çok değerli Theo’n vardı senin. Hani şu her an elini omzunda hissettiğin, birlikte