S.

10/10
·382 syf.·
2018 34. kitabı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü = Yerli Yüzyıllık Yalnızlık Katılan katılmayan olur ama ben bu kitaptan Yüzyıllık Yalnızlık tadı aldım. Bu kez bir aile değil bir adamın Hayri İrdal'ın garip hayat hikayesine tanık oldum ve çok beğendim. Eserde hayata dair her şeyi bulabilirsiniz çok derin, etkileyici bir kitap. Hayri İrdal çocukluğundan beri saatlere aşırı ilgili birisi, yaşadığı garip hayat Halit Ayarcı ile tanışınca daha da garip bir hal alıyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün kuruluş hikâyesi de böyle başlıyor. Kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Okuduğum kitaplar içinde ilk 10'a rahat girer diyorum ve tavsiye ediyorum.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·109 syf.·
2018 33. kitabı
Venedik'te Ölüm bir yazarın psikolojik anlatısı... Baş karakterimiz Aschenbach ün sahibi, başarılı bir yazar. Kitap yazarın hayatından belli bir kesit sunuyor. Kitabın ilk bölümlerinde yazarın kişiliği, ruh dünyası, halkın onu nasıl gördüğü, neden sevildiği anlatılıyor. Bu bölüm biraz ağır işliyor. Uzun cümlelerle gözünüz korkabilir ama kitabın geri kalanı gayet akıcı işliyor. Yazarımız artık yorgun hissetmeye başlamış ve bir tatile ihtiyaç duymaktadır. Venedik'te bir otele tatile gider. Otelde Tadzio adlı genç bir çocuğun güzelliğine hayran kalır, ondaki duruşu, ifadeyi yunan heykellerine benzetir. Bu hayranlık derin betimlemelerle gayet şairane bir şekilde anlatılmış kitapta. Yazarın hayranlığı bir süre sonra saplantı haline gelir. Çocuktan başka bir şey düşünemez sürekli onu izleme ihtiyacı duyar. Çocukta gözlemledikleriyle kendi hayatını yeniden değerlendirme fırsatı bulur. Kitabın sonlarında yazar Aschenbach'ın gördüğü rüyadaki hayal gücüne hayran kaldım diyebilirim. Thomas Mann'ın kalemi çok sağlam okuduğum ilk kitabında görmüş oldum. Toplumsal, kişisel, ruhsal değerlendirmeler barındıran çok yönlü bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,664 okunma
10/10
·168 syf.·
2018 32. kitabı
İlk kez Ferhan Şensoy okudum ve kesinlikle son olmayacak. Bu güzide eser 24 adet deneme ve öykü arasında gidip gelen ustanın da deyimiyle seçme sapan şeyler bulundurmakta. Hayattan kesitler sunan bu seçmelerin ortak yanı Ferhan Şensoy'un dillendirdiği nesneler. Mesela tuzluk, kapı kolu, para, küllük, menekşe... Konuşuyorlar ama tabi insanlar duymuyor daha çok kendi aralarında. Kapıyı sert kapiyoruz ya kapı yavaş ulan diyor gibi işte :) Bunu da çok başarılı yapmış gerçekten keyif alarak bazı yerlerde de güle güle okuduğum bir kitap oldu. Yazar Ferhan Şensoy olunca buna şaşırmadım tabi bekliyordum. Kitabı okuduktan sonra etrafıma daha değişik bakmaya başladım. Mesela elimde tuttuğum kitap ya da çay içtiğim bardak benim hakkımda neler söylüyor acaba dedim. Överler mi söverler mi bilemiyorum artık ama onların da fikir beyan edebildiği bir ortam gayet keyifli olabilirdi diye düşündüm. Sonuç olarak kesinlikle okuyun derim kısa bir kitap, keyifle okuyacağınıza eminim.
Seçme Sapan ŞeylerFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 2010301 okunma
10/10
·152 syf.·
2018 31. kitabı
Türkiye'nin en karanlık dönemlerinden 80 darbesi... Tarık Akan darbe sonrası Almanya'da yaptığı bir konuşma yüzünden hakkında yapılan yalan haber ve kurgulanan yalan ifadeler sonrası yurda dönüşte tutuklanıyor. Kitabımız yargılama sürecinde Tarık Akan'ın yaşadıklarını kendi ağzından anlatıyor. Önce Siyasi Şube sonra Selimiye Kışlası'na götürülüyor Tarık Akan. Bitli koğuşlar, pislik içinde hücreler, işkence, aşağılanma, taciz... Tarık Akan fiziki işkence görmese de gören çocukları, kadınları görüyor ve bu kötü koşullar altında hayatının en kötü zamanlarını yaşıyor. Kitapta sıkıyönetim zamanı çekilen Altın Palmiye ödüllü Yol filmi ile ilgili bir bölüm de var. Filmin yapım sürecinde çekilen zorlukları anlatıyor Tarık Akan. Yılmaz Güney, Zeki Ökten, Şerif Gören, Atıf Yılmaz gibi önemli sanatçılarla anıları da yer alıyor bu bölümde. Kitabın dilini, samimiyetini ve akıcılığını çok sevdim. Tarık Akan ilk kez yazmasına rağmen gayet iyi iş çıkarmış. 80 darbesinin toplum ve sanat dünyasına etkisini görmek için okunması gereken bir kitap.
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20177,1bin okunma
9/10
·208 syf.·
2018 30. kitabı
Holden Caulfield ana karakterimiz. Ergenlik çağında bir genç, kitapta Holden'ın Noel öncesi birkaç gün yaşadıkları ve ruh hali kendi ağzından anlatılıyor. Hepimizin ağır ya da hafif bir şekilde atlattığımız ergenlik dönemi Holden için bir hayli zorlu geçiyor. Kitapta en çok kullanılan kelime 'nefret'. Karakterimiz herkesten nefret ediyor, her hareketi sahte, abartılı, gösteriş amaçlı olarak tanımlıyor. Anlatımı akıcı ve eğlenceli diyebilirim. Tebessüm ettiren birçok kısım vardı. Argo ve küfür de var normal karşılanacak kadar. Holden ailesine, okuluna, arkadaşlarına ve ilerdeki iş hayatına karşı düşüncelerini bizlere aktarıyor. Ergenlik döneminin asi düşünceleri olarak algı oluştursa da gayet mantıklı konuştuğu yerler var karakterimizin. Sonuç olarak farklı bir kitaptı benim için, okumanızı tavsiye ederim.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma