Aynı Acı
Srebrenitsa ve diğer katliam noktalarında günümüze kadar sürekli tekrarlanan anma törenleri, kurbanların yakınlarının acısını tazelemekten başka bir işe yaramıyor. Gidenler geri gelmiyor çünkü. "Uluslararası sistem" denilen canavar da,"stratejik hesaplar" heyulasını yedeğine alarak,Müslüman ölümlerine karşı gözlerini yummaya ve üç maymunu oynamaya devam ediyor. tam da Srebrenitsa'nın yıldönümüne denk gelen şu gelişme mesela,bunun pratik ispatı. Rusya ve Çin,Suriye'nin Kuzey bölgelerinde oldukça zor şartlar altında yaşayan sivillere Türkiye üzerinden BM insanı yardımlarının ulaştırılmaya devam edilmesi konulu tasarıyı,BM Güvenlik konseyi'nde veto etti.Vetoyla birlikte, idlip ve Halep mıntıkasında en az 3 milyon insan büyük bir mağduriyetle karşı karşıya.Kısacası:Suriye krizi 1990'larda gündemi işgal eden Bosna Savaşı'ndan farksız bir seyirde devam ediyor.Dünyanın gözleri önünde kıyılan bir halk ve insani yardımları bile engelleyen ülkeler...
Sayfa 43 - Ketebe·Kitabı okudu
Bir hocamız Harem-i Şerif'te, tavaf esnasında Cezayirli bir Müslümanın sürekli, "Allah'ım Türkiye'yi muvaffak kıl, Allah'ım Türkiye'ye yardım et." şeklinde dua ettiğini duyuyor. Tavaf bitince onun yanına gidiyor ve nereli olduğunu soruyor. O şahıs "Ben Cezayirliyim." diyor. Hocamız, "Peki niçin Cezayir için dua etmiyorsun, sürekli Türkiye için dua ediyorsun?" diye sorunca o zat "Çünkü Cezayir için yapılan dua sadece Cezayir'e yapılan duadır. Fakat Türkiye için yapılan dua, ümmete yapılan duadır." diyor. Bu söz el-hak doğrudur. Delili Karabağ'dır. Delili Halep'tir, İdlip'tir. Delili tarihinde ilk solunum cihazını Türkiye'nin kendisine gönderdiği Somali'dir. Delili mazlum ve mağdur Afrika Kıtası'nın tamamıdır, Kosova'dır, Bosna'dır. Bu sorumluluk bilinci içerisinde duam odur ki ölü topraktan diri tohumu çıkaran Allah, şu üzerimize serpilmiş ölü toprağından da diri bir ümmeti, diri bir medeniyeti yeniden ihya ve inşa edebilmeyi ve bizi diğer ümmetler içerisinde önde ve özel kılan emri bi'l maruf ve nehyi ani'l münker vazifesini yeniden ve hakkı layıkıyla yerine getirebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eylesin.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Reklam
Kapılar Neden Kilit Tutmaz Oldu? Bir ülkenin sınırları kapı değil mi? Milyonlarca sığınmacı, göçmen, kaçkın elini kolunu sallayarak bu ülkeye nasıl bu kadar rahat gelebildiler? Sınırlarda ki mayınları kim söktü? Kim sökülmesini istedi? Hangi şer proje bunu talep etti? Bu projenin ortakları kimdi? Bu ülkenin Cumhuriyet savcıları bizden maaş alıp yan gelip yatıyorlar mı? Yoksa tüm güçleri elinde bulunduran tek adam adaletin işlemesini engelliyor mu? O zaman Türk ulusunun bir yurttaşı olarak bu savcıların içinde görevini yapacak temizliği başlatacak adalet anlayışı içinde hareket edecek bir savcı neden çıkmıyor? Bunun bir bedeli varsa bir hesabı da var. Biz bedelini yıllarca ödedik. Hesabını kim verecek? Atam dedem Korkut bakın ibretlik bir söz ile ne diyor; ✓ Kahbe içeriden olunca kapı kilit tutmaz oğul. Halkın içinde bozgunculuk yapan haindir oğul. Başka kime ne soralım ve ne diyelim. Bir gün işin bu boyuta gelip halkın bunun hesabını soracağı nasıl idrak edilmez? Hatay ilimiz ile 130 km sınırı olan İdlip şu anda dünyanın en azılı terörist yuvası olmuş. Bölgenin Afganistan'ı diye anılıyor.
her gün her gece can alır benden idlip'de, musul'da, gazze'de cansız bedenler gömülür yüreğime ölümler gelir
* Hz. Peygamber'in mihmandarı Eyüp Sultan, surların dibinde niçin medfun ise, Hz. Peygamber'in süt teyzesi Ümmü Haram Kıbrıs'ta niçin medfun ise, Gıyaseddin Keyhüsrev'in Antalya'da ne işi var ise, Mehmetçiğin İdlip'teki işi odur. Zulmü kaldırmak, zulmü ortadan defetmek ve böylece halkın gönlünü hakka açmaktır . *
TÜRK MİLLETİNE ALPERENLİK GÖREVİNİ HATIRLATMAK
Bugün Halep'e, İdlip'e, Kerkük'e, Kırım'a, Urumçi'ye sahip çıkarak, milletimizi tüm samimiyetimizle kucaklayarak Allah'ın ipine sımsıkı sarılma sevdasıyla devraldığımız Alperenlik ahlakı ve sancağını hakkını vermeye çalışıyoruz. Selam olsun Alperence yaşayıp Muhsince ölenlere. Selam olsun devraldığı sancağı sımsıkı kavrayanlara, Nizamı Alem neferlerine... (Temmuz-2019)
Sayfa 133 - Çınaraltı
Tarih
Reklam
Reklam