''JAPON SİNEMASINDAKİ ÖNEMLİ FİLMLER Ercan Gürova Rashomon (Akira Kurosawa, 1950, Daiei) Tokyo Story (Tokyo Monogatari, Yasujiro Ozu, 1953, Shochiku) Ugetsu Monogatari (Tales of a Pale and Mysterious Moon After the Rain, Kenji Mizoguchi, 1953, Daiei) Seven Samurai (Shichinin no Samurai, Akira Kurosawa, 1954, Toho) Sansho the Bailiff (Sansho Dayu, Kenji Mizoguchi, 1954, Daiei) Godzilla (Gojira, Ishiro Honda, 1954, Toho) Woman in the Dunes (Sunano Onna, Hiroshi Teshigahara, 1964, Toho) Tetsuo: The Iran Man (Tetsuo, Shinya Tsukamato, 1989, Kaijyu Theatres) Audition (Odishon, Takashi Miike, 1999, Omega Project) Dolls (Doruzu, Takeshi Kitano, 2002, Shochiku) Still Walking (Aruitemo Aruitemo, Hirokazu Koreeda, 2008, IFC Films) Departures (Okuribito, Yojiro Takita, 2008, Shochiku) Spirited Away (Sento Chihirono Kamikakushi, Hayao Miyazaki, 2001, Toho) Love Exposure (Aino Mukidashi, Sion Sono, 2008, Omega Project)''
Sayfa 259 - Japon Yayınları, Hazırlayan: Gökhan Kuloğlu, Yazarlar: Ahmet Ziya Sekendiz, Ayşe Altun, Birsen Albayrak, Deniz Balcı, Ercan Gürova, Gökhan Kuloğlu, Olcay Karasoy, Yeter Şeko, 1. Basım, Aralık, 2016, Antalya·Kitabı okudu
Dünya Bankası (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası): Bretton Woods Konferansı'nın diğer temel hedeflerinden biri de İkinci Dünya Savaşı'nın harap ettiği ekonomileri yeniden inşa etmenin bir yolunu bulmaktı. Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) bu çabaya öncülük etmek üzere kuruldu. Üyelerden toplanan aidatlar ve uluslararası sermaye piyasalarından alınan borçla finanse edilen banka, üyelerine ticari bankalardan daha düşük faizli kredi sağlar. Başlangıçtaki görevi enerji santralleri, barajlar, yollar, hava meydanları, limanlar, tarımsal kalkınma ve eğitim sistemi projeleri gibi "altyapı" yatırımlarına kredi sağlamaktı. Banka, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'nın yeniden inşası ve kalkınması için bölgeye para akıttı, ancak bu yeterli olmadı. Ayrıca, hızla genişlemekte olan sanayileri için sağlıklı piyasalara ihtiyaç duyan ABD'yi tatmin edecek kadar hızlı değildi. ABD bu nedenle kendi Marshall Planı'nı oluşturdu ve çok daha gevşek koşulları olan bu plan çerçevesinde, Avrupa ülkelerine kredi yerine hibe şeklinde doğrudan dolar sağladı. Avrupa 1950'lerde yavaş yavaş toparlanınca, IBRD ilgisini Üçüncü Dünya'nın bağımsızlığına yeni kavuşmuş ülkelerine yöneltti ve Dünya Bankası olarak anılmaya başlandı. Güney ülkeleri sanayi çağına geçmek istiyorlardı ve banka, bölgede önemli bir etken haline geldi. O dönemde popüler olan "büyüme aşamaları" teorisine göre, gelişmekte olan ülkelerin ekonomiyi "yerden kaldırmayı" başarabilmesi için sağlam bir altyapı, bir "kalkış pisti" şarttı. Bu "altyapı kapasitesi"ni oluşturmak, bankanın kendine biçtiği rolün bir parçasıydı ve bu doğrultuda Dünya Bankası Latin Amerika, Asya ve Afrika'da hidroelektrik santralleri ile otoyol sistemlerini şevkle finanse etti. Ancak, bankanın indirimli faiz oranlarına karşın, en yoksul ülkelerin
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam
Sistem tıkır tıkır işliyordu : Ülkeler çoğunlukla ihtiyaç duymadıkları büyük yatırımlar için Dünya Bankası, IFC gibi kuruluşlarca ağır borç yükü altına sokuluyor, bu yatırımlar büyük Amerikan yükleniciler tarafından gerçekleştiriliyor, ülke borçlarını ödemekte zorlanınca IMF ve ET'ler devreye giriyor, onlar başarılı olmazlarsa ellerinde sopalarıyla çakallar (CIA), en nihayetinde de silahlarıyla askerler geliyordu.
Sayfa 366 - Kariyer - Aralık - 2018·Kitabı okudu
Ülkeler çoğunlukla ihtiyaç duymadıkları büyük yatırımlar için Dünya Bankası, IFC gibi kuruluşlarca ağır borç yükü altına sokuluyor, bu yatırımlar büyük Amerikan yüklenicileri tarafından gerçekleştiriliyor, ülke borçlarını ödemekte zorlanınca IMF ve ET’ler devreye giriyor, onlar başarılı olmazlarsa ellerinde sopalarıyla çakallar(CIA), en nihayetinde de silahlarıyla askerler geliyordu.
Siyaset