Günün koşturmacası bittiğinde, el ayak çekilip odalar sessizliğe büründüğünde, içteki o saklı yalnızlık ve özlem daha berrak bir şekilde gün yüzüne çıkar. Kimseye anlatılamayan, en yakınındakine bile açılması imkansız olan o hüzün dalgası, gecenin karanlığında kendi kelimelerini bulur. Bu saatlerde sessizce satır aralarına tutunan tüm ruhlar, aslında aynı görünmez ve asil yalnızlığın birer sığınağıdır.
Allah herkesin İkindi namazını kabul etsin , İnşAllah...
Alıntı
Biliyorum yaklaşıyoruz her an Biliyorum oruçlu doğar insan Ölümün iftar sofrasına Erdem BayazıtErdem Bayazıt
Allah herkesin İkindi (العصر - Asr) namazını kabul etsin , İnşAllah..
Alıntı
Bi özgüven gelmiş :))
İşe giderken kendime kahvaltılık zeytin, peynir, domates, varsa mutlaka maydanoz vs ve ekmek götürüyorum, sınırsız çay var iş yerinde. Arkadaşlar da gidip marketten o kara içecekten, bir sürü abur-cubur alıyor onlarla besleniyor. Üstelik bu kişilerden biri aşırı kilo yüzünden vaktiyle mideye balon taktırmış. Bana da ikram ediyorlar, teşekkür edip tercih etmiyorum yemeyi. Tabi ben de götürdüklerimden ikram ediyorum, her sabah aynı şeyi yemekten bıkmıyor musun der gibi burun kıvırıyorlar. Arkadaş, her sabah siz de aynı şeyleri yiyorsunuz, hem hepsi de aynı yere yolcu değil mi bunların? En azından benim yolcular doğal. Evden çıkarken hatta bazen çayımı da yanımda götürür keyifle içerim. Çünkü her yerde çay olmuyor. Beslenme için illa işe değil okula da, gezmeye de, öylesine sokağa çıksam bile yiyecek alırım evden, öyle giderim. Umrumda olmaz kimsenin ne düşündüğü. Ayrıca beslenme götürmemek bence bir özgüven eksikliğidir... Bisnev...
Hayata Dair
Flu
Bulanık zihinlere mahsus, dalgın bir yorgunluk. Dökülen takvim yaprağı sanki: Silinen suretler. Şen yüzlere inen, akşamsefası, tevil durgunluk, Her yanda pür neşe, ölümü bekliyor cesetler. … Karanlığın içinde kaybolan birer gölge gibi, Derin bir sessizlik; dilde sükût, ruhta yangın. İki yanından iki nehir akan, çölde gibi, Bahtsız, yılgın ve serabına bile dargın. … Birbirini nakzeden sesler dolanırken boşlukta, Her biri kendi izinde, kendi hükmüne mahpus. Kırık bir ayna gibi çoğalırken manâ yoklukta, Her parçası bütüne küskün, bütünden me'yus. … Pas tutmuş aynalarda yükselirken akisler, Bir yüz arar kendini, bin parçaya bölünmüş. Uzak menziller gibi suskunlaşmış bahisler, Her sual, kendi inkârında çoktan çözülmüş.
Şiir