İğdiş Beğ

İğdiş Beğ
@igdiskhan
Başladum adıyıla Taņrı Ta'ālānuņ ki rızķ vėricidür ve rahmet édicidür
null
null
null
null
7 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
...pejmürdelerin yanına düşmüştüm. Onlar kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de konuşulanlara kulak misafiri oluyordum. Elli yaşlarında olanı konuşuyor, daha genç olanı dinliyordu. Bunların konuştuklarını işitince, ilk önce deli olduklarına hükmettim. Gerçekten deliydiler. Yalnız delilerin "meczup" denilen cinsinden... İşin garip tarafı, bu iki pejmürdenin konuştuğu konular, beni öteden beri meşgul eden konulardı.  Yaşlı deli, genç deliye şöyle diyordu: -Bu âlemde olan herşey benim sıfatımdır. Ben olmasaydım,  hiçbir şey olmazdı. Ben "hep"im ya da "hiç"im. Ben "hiç"im ya da "hep"im. Zaten "hiç" ve "hep" aynıdır, tek şeydir. Fakat cahil insanlar aynı şeyi iki farklı isimle anıyorlar. Konuşmanın gerisini varın siz tahmin edin. Hayret içinde kaldım. İstemeden söze karıştım: -Çok tuhaf! "Var" ile "yok" eşit olur mu?Meselâ, ben şimdi  "var"ım. Fakat yarın "yok" olacağım. Bu iki durum arasında fark yok mu? dedim. Deli başını çevirdi ve kahkahayı patlattı: -Vay! Sen "var"sın ha! Acaba "var" mısın? dedi. Bu soruyu kendime pek çok defa sormuştum. Bu soru sığ bir bakış açısıyla ele alındığında anlamsız ve dalga geçilmeyi hak etmiş bir bir soru olarak görünebilir. Fakat böyle değildir. Eğer "var" isem niçin "yok" olacağım? Yok olmayacaksam, ruhum ebediyyen mi kalacak?..  İşte, şüphe ejderhasının şaha kalktığı kısım, denklemin bu son kısmıydı. Ruhum ebedî kalacak mı? Ruh nedir? Bizzat ken-ldisi, hissetme kabiliyetine sahip midir? Hüviyetini bilebilir mi? Eğer ruh diye birşey varsa, bedenden ayrıldığında nasıl bir durumda bulunacak? İşte, cevapsız bir sürü soru... Deli ilâve etti: -Yalnızca ben "var"ım. Çünkü "hiç"im ve "yok"um. Varlığım  mutlaktır. Yokluk, bağımlı olan için vardır. Mutlak "varlık"tır, "var"dır. Bunları söyledikten sonra deli sustu. Sorduğum hiçbir soruya
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dalmışım görüyordum ki, gayet büyük bir sarayın içinde pek küçük bir pencerenin önündeyim. Bu pencereden, binlerce kişi alacak büyük bir odayı görüyordum. Odanın etrafı, benim pencerem gibi, küçük küçük pencerelerle dolu idi. Her birinde bir adam oturmuş, odayı seyrediyordu. Odanın içerisinde zümrütten, yakuttan yapılmış kürsüler üzerinde başları taçlı, çoğunun yüzleri peçeli, heybetli ve ağırbaşlı kimseler oturmakta idi. Kürsülerden bir kısmı daha yüksek bir yerde ve mücevherden olup bunların ortasında ve hepsinden yüksek birisi boş idi. Bu kürsülerde oturan kimselerden biri ayağa kalktı ve: - Beşeriyet gelmiş, bizden bir soru soracakmış. Uygun bulursanız gelsin, dedi. Toplantıda bulunanlar olur cevabını verdiler. İlk söz söyleyen zatın emri üzerine odaya beşeriyeti aldılar. Beşeriyet adını alan bu adam sefil ve sakat bir zavallı idi. Giydiği yırtık pırtık elbiseler, sararmış çehresi mecliste garip bir tezat meydana getiriyordu. Reis vekili kendisine hitap etti: - Ey beşeriyet! Otur, rahat et ve sorunu sor. Beşeriyet oturmadı ve dedi ki: - Oturmak, rahat etmek mi? Yazık! Acaba yüz binlerce senedir oturacak, rahat edecek vakit mi buldum? Bir taraftan geçim sıkıntısı ve ihtiyaç, diğer taraftan kendi vücudumdaki bin türlü hastalıklar rahat etmeye vakit mi bırakıyor. Bu kadar sefil iken yine intihar etmeye razı olamıyorum. Ben pek alçağım. Pek, pek. Beşeriyet hıçkırıklarla ağlıyordu. Son derece müteessir olan meclisi hüzünlü bir sessizlik kaplamıştı. Bütün üyeler, zavallı Beşeriyetin ümitsizlik ve mahrumiyetini hissediyormuş gibi görünüyorlardı. Reis vekili: - Mesele pek büyük. Bunun halli reisimizin gelmesine bağlı, dedi. Beşeriyet dedi ki: - Hiç olmazsa bu kadar sefalete niye katlandığımı, neden intihar etmediğimi anlasam; Mecliste bulunanlardan biri ayağa
Eyâ âh dü alem pâdşâhı Erürsen bendening puştı penâhı Tileb dâ'im seni ul zât- pâking Şeyâtin şerridin bergil penahı Bu şeytan şerridin kimge kaçarmen Seni aldınkdadur sarrı kemahı Hüdâvendâ senge men yandım emdi Özüngsen bârçagâ Râzık ilâhi "Kirâmen kâtibin" atlığ ferişte Biyâbân kumlar d n köb günah Muhammed kim erür hâdi-i âlem Oşal künde boladur dâhdâh Okub nâmemni körsem hiç amel yok Başım kuyü salıb bolğum tebâhı Ki men dermen "bu işni kılğanım yok" Tamam azâlarım bolğay güvâhı Ölümni destiden heçkim kutulmas Kalender bol başınggâ kiy külahı Cehennem üstide tartığ sıratı Körüb bende urar efsusu âhı Hace Ahmed Yesevi sen yığla dâyim Issığ kılmas senge tanglaki âhı ___________________________________________
Hoca Ahmed Yesevî Hz.
Ko ölmek endîşesin ‘âşık ölmez bâkîdür Ölmek senün nen ola çün cânun İlâhîdür Ölümden ne korkarsın korkma ebedî varsın Çün kim işe yararsın bu söz fâsid da'vîdür Nazar kıl bu gevhere ya bu bir gizlü nûra Nûr kaçan yavı vara çün Hak nazar-gâhıdur Kâlû belâ dinmedin kadîmden bileyidük Key anlagıl neydügin bilişün kandagıdur Şükr eylegil Hâlik'a ol durur Hayyü'l-Bekâ Ana varursın mutlaka bâri şükrle varı dur Ezelî bilişidük birlige yitmiş idük Sen bu sûrete bakma vücûd cân vi'âsıdur Bu ezelî birligi yâ bu cihân dirligi Yâ bu gönül birligi bil kudret budagıdur Yadlık yokdur bilene dirlik tuta gelene Bilelik söyleyene vuslat yolı kavîdür Hükm-i revân mülkine ol işi kendü bile Çün iş geldi hâsıla bu mülk varlık evidür Yûnus beşâret sana gel dirler dostdan yana Külli şey'in yerci ‘ilâ aslih söz aslıdur

İğdiş Beğ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·324 syf.·
10 günde okudu
·
2022 1. kitabı
Ali Şir Nevai
8/10 · 7 okunma