Édouard Louis’nin yeni romanı Monique Kaçıyor’u bitirdim. Kitabı bitirdiğimden beri içimde bir ağırlık var. Önceki kitabı olan Bir Kadının Kavgası ve Dönüşümleri’nin sonunda Monique’i Paris’in göbeğinde, kendi kozasını örmüş, özgürleşmiş bir kadın olarak görmüştük. Monique gerçek aşkı bulmuştu, iyi bir adamla beraber, iyi bir hayat yaşıyordu. Bu içimi rahatlatmıştı ve konforlu mutlu son yalanlarına kendimi kaptırmıştım.
Oysa hayat, bu kadar korunaklı limanlarda sabitlenmiyor. Elli yaşından sonra bir kadının, cebinde tek kuruşu olmadan, sırf en temel hakkı olan "şiddetsiz bir yaşam" için her şeyi ortasında bırakıp yeniden kaçmak zorunda kalması çok sarsıcıydı. Okurken hissettiğim boğulma hissi, yazarın üslubundan ziyade eril şiddetin sıradanlığıyla yüz yüze gelmekten.
Beni okurken en çok çileden çıkaran, erkek egemenliğinin evleri abluka altına aldığının yüzüme çarpması oldu. Kadın her taraftan kuşatılmış durumda. Monique bu şiddet çemberinden bir şekilde kaçıp canını kurtarsa bile, yine erkek egemen dünyanın sınırlarına çarpıp duruyor. Elli yaşını geçkin bir kadının hayata sıfırdan, üstelik birilerine sığınarak, kendini yük gibi hissederek başlamak zorunda kalmasının ne kadar yorucu olduğunu tahmin edebiliyorum. En acısı bunun kurgu olmaması... Kim bilir kaç evde bu ataerkil kabus sıradan bir gün gibi yaşanıyor.
Édouard’ın annesine yardım ederken yaşadığı duygular bana çok insani geldi. Bir önceki kitaptaki sert tutumu, öfkesi gitmiş; yerine duygularını törpülemeyi başarmış, olgunlaşmış bir adam gelmiş. Kafasında sürekli "anneme neden bu kadar çok yardım ediyorum" sorusunun cevabını arıyor. Bence Édouard, Paris’teki ayrıcalıklı hayatını ailesine, annesine borçlu olduğunu düşünüyor. Onların yaşamlarını dünyaya anlatarak bir hayat inşa ettiğinin farkında. Sadece
Monique KaçıyorÉdouard Louis · Can Yayınları · 202662 okunma
Abi o kadar iğrençti ki iğrençliğini anlatmak için kelime bile bulamıyprum asla ama asla güzel bir aşk romanı değildi o kadar sıkıcıydı ki kendimi öldürecektim
Gece VardiyasıAnnie Crown · Ephesus Yayınları · 2025257 okunma
Dedektif Maeve Kerrigan'ın polis memuru Kerrigan olduğu zamanlara merhaba. Kitap Maeve'in henüz 22 yaşında çaylak bir polis olduğu zamanları anlatıyor. Kadınlara tecavüz eden bir saldırganı arıyorlar, başlarda polis çağrılarını anlatırken Maeve'in bir şiddet failinden şüphelenmesiyle saldırgan yakalanıyor. Bu olay Maeve'in Godley'in gözüne girmesini ve ilerde onun için çalışmasını sağlıyor. Maeve'in iş ortamını anlatırken gözüm Derwent'i aradı açıkçası :) Bu arada iş arkadaşlarından Gary'nin Maeve üzerinden iddiaya girmesi iğrençti. Ama Maeve sende o zamanlar fazla safmışsın be kızım. Neyse olayın çözülmesi bir tık aceleye getirilmiş ve tesadüfi olarak geldi ama yine de çerezlik bir kitaptı.
Ölüme Terk Edilenler
Çok iğrençti. Ama bu kitaptan beklenen de o zaten. Kitabi bitirdiğimde geceydi. Bitirdikten sonra uyudum ve cerrah gece RÜYAMA GİRDİ. Rüyamda kurbanlardan biriydim ve o gerilimi HİSSETTİM. Yani resmen yaşadım! Başka bir şey yazmama gerek yok herhalde.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve son olmayacağı da kesin. Bu da böyle bi hastalık işte.
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma
Azılı bir tecavüzcü sokakta kadınlara saldırıyor ve onları ölüme terk ediyor. Genç kadın polis Maeve Kerrigan bir aile içi şiddet vakasıyla karşılaştığında bulacağı kişinin son kurban olmasından korkuyordu. Maeve ile meslektaşları devriye sırasında dolaşırken sokağın birinde kötü bir halde olan bir kadın buluyorlar. Benim Jane Casey'nin kalemi ile tanıştığım ilk kitap oldu. Ve Maeve Kerrigan serisine de giriş yapmış oldum. Kitap bir novella olduğu için hem çok ince hem de bu kitap bize Maeve'i acemi bir polis olduğu zamanı anlatıyor. Maeve bir yandan olayı çözmeye çalışırken bir yandan da kadın olduğu için meslektaşlarının cinsiyetçi tavırlarına katlanmak zorunda kalıyor.Kitapta sinir olduğum karakter kesinlikle Gary isimli polisti. O kadar aptal davranışları vardı ki ,sırf kadın kendisine yüz vermedi diye kadına tavır alması ve onu aşağılaması çok igrençti. Ama Maeve'in onun oyununa gelmeden olayı güzel bir şekilde çözmesi hoşuma gitti. Bir giriş kitabi olduğu için ortalama buldum kitabı. Katili bulmak çok da zor olmadı çünkü çok fazla bir şüpheli yok. Yazarın kalemini genel olarak sevdim ve Temmuz ayında 5.Kurban kitabı ile seriye devam edeceğim.
Kitaba puanım:7/10
Yine karşınıza Dream Harbor serisi ile geldim… Bu seri bana, halamdan 18 yaşlarında iken aldığım; hayatın içinden konulu seri kitaplar gibi bir his veriyor. O yüzden bu seriden kopamıyorum…
Hemen konusuna gelecek olursam; Iris, tek gecelik ilişkilerden yana olan, çoğu işte birkaç aydan fazla kalmayan, hayatı konusunda hızlı hareket edip kararlar veren kızımız.
Archer ise; dünyaca ünlü bir şef, burnu biraz havada ve ufakalaca davranan başrol adamımız…
Yolları; Archer’ın beş sene önce takıldığı bir kızdan çocuğu olduğunu öğrendiği anda kesişiyor. 5 yaşındaki Olive’nin annesi ölmüş, kendisi Dream Harbor da ananesi ile yaşıyor ve babası Archer ile iletişime geçmişler. Archer daha önce Dream Harbor’u bilmiyor ve geldiğinde buradan bir an önce gitmek istiyor fakat yapması gereken bir şey var… o da kızı Olive’nin yasal ebeveyni olmak. Bunu başarabilmek için 6 ay boyunca Dream Harbor Kasabasında kalması gerekiyor. Olive’ye bakabilmesi için bir bakıcıyı işe alması gerekiyor ve şansa bakın ki Iris bu sırada beş parasız bir şekilde iş arıyor… Böylece hikayemiz başlıyor.
Kitapta sevmediğim ve eleştirdiğim şeylere gelelim;
Birkaç bölüm daha Olive’nin babası ile konuşmamasını, sessiz kalmasını isterdim. Bana göre bu kısımlar, çocuğun ona alışması, eve alışması,yeni bir düzene alışması üstün körü yazılmıştı.
Ayrıca Iris’in hamile olduğunu Archer’e söylediği andaki sahnenin daha uzun daha duygusal olmasını beklerdim ama yazarımız asıl önemli kısımları kısa tutmayı tercih etmiş.
Ve ilk birlikteliklerinde… birbirlerini sırf ateşlerini söndürmek için kullanmaları iğrençti. Duygusallık nerde, bağ kurma nerde? Dream Harbor serisine yakıştıramadım. Bunlar benim için eksilerdi.
Ayrıca Archer her seferinde Paris’e geri dönmek istiyordu. Kızı ile orda hayat kurmak istiyordu. Bir anda nasıl